LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Islık Çalan Oklar15 Şubat 2012Yard.Doç.Dr. Hasan Demiroğlu

Yabgu Mo-tun ya da Tanhu Mo-tun daha da bilinen bir ifadeyle Me-te Han, Türk tarihi açısından en önemli yöneticilerin başında gelmektedir. M. Ö. 209-174 yılları arasında Hun Devletini yöneten Tanhu Mo-tun, bu süre zarfında devleti dönemin en önemli gücü haline getirmiş, kendinden sonra hüküm sürecek Hun Türklerine muazzam bir devlet yapısını miras olarak bırakmıştır. 35 senelik Tanhuluğu (Hanlığı) döneminde ezeli düşmanları Çinlileri hakimiyeti altına almış, doğu ve batıda Hun Türklerini birleştirerek günümüzdeki Hazar Denizi ve Doğu Türkistan arasındaki coğrafyaya hükmetmiştir.

İsterseniz önce yazımıza da başlığını veren Islık çalan oklar olayından bahsederek, Tanhu Me-te’nin nasıl Hun Devleti’ni hakimiyet altına aldığını anlatarak giriş yapalım.

Yabgu T’u-man’ın (Teoman) iki ayrı hanımından iki oğlu vardı. Tahtı daha fazla sevdiği küçük oğluna verebilmek için, Me-te’yi ortadan kaldırmaya karar verdi ve Yüeçilere rehin olarak gönderdi. Akabinde de Me-te’yi öldürtmek niyetiyle Yüeçiler’e saldırdı. Böylece Yüeçiler Teoman’ın intikamını oğlu Me-te’den çıkaracaklardı. Me-te öldürüleceğini anlayınca kendisini tutsak olarak tutan Yüeçi askerlerinden birini etkisiz hale getirip, onun atıyla kaçmayı başardı. Hun topraklarına geldiğinde babasının kendisine kurduğu tuzağı öğrenmesine rağmen bilmiyormuş gibi yaparak hayatına devam etti. Teoman ise Me-te’nin taraftarlarından çekindiği için onu öldürtmek bir yana, on bin çadırlık Hun birliklerini onun emrine verdi.

Me-te hemen süvarilerinin eğitimine başladı. Onlara oku ıslık çaldırarak nasıl atacaklarını öğretti. Bütün askerlerine seslenerek ıslık eşliğinde kendisinin attığı hedefe ok atmalarını emretti. Emre itaat etmeyenlerin ise infaz edileceğini söyledi. Me-te Han, savaşçılarının kendisine olan itaatlerini anlamak adına bir sürek avındayken en çok sevdiği atına ıslık çalan bir ok attı. Bazı savaşçılar Me-te’nin atını çok sevdiğini biliyorlardı. Bu nedenle Me-te’nin yanlışlıkla atına ok atmış olacağını düşünerek ata ok atmakta tereddüt etttiler. Me-te, ata ok atmakta tereddüt edenlerin hepsinin cezalandırılmasını emretti. Bir süre sonra ise kendi hanımına ıslık çalan ok attı. Yakın arkadaşlarından savunmasız bir kadına ok atmak istemeyenler çıktı. Me-te Han, yaylarını bir kenara bırakanların hepsini aynı şekilde cezalandırdı. Bir süre sonra yine bir sürek avında Me-te, bu sefer babası Teoman’ın en çok sevdiği ata ıslık çalan ok attı. Emrindeki birlikte bulunan bütün savaşçılar bu sefer tereddütsüz yaylarını Teoman’ın atına çevirdiler. Böylece Me-te artık emrindeki bütün askerlerin koşulsuz olarak kendisine itaat ettiğine karar verdi. Bir gün sürek avına çıkan babasını takip ederek, ıslık çalan okunu babasına yöneltti. Ardından Me-te’nin hassa kuvvettinde bulunan bütün okçular yaylarını Teoman’a çevirdi. Teoman aldığı ok darbeleriyle öldü. Çıkan karışıklıklardan da faydalanan Me-te babasının diğer hanımı ve kardeşi tarafında yer alan beyleri bertaraf ederek M. Ö. 209 yılında kendisini Hun Yabgusu ilan etti.

Me-te Han alışılmış Hun savaş taktiğini değiştirdi. Geri çekiliyormuş gibi yaparak düşmanın merkez kuvvetlerini kuşatıp, düşmana can alıcı darbeyi indirmiştir. Bu sistem daha sonra Kurt Taktiği yahut Türk Taktiği olarak da anılacaktır. Me-te Han’ın kurduğu onluk, yüzlük ve binlik askerî sistem halen dahi Türk ordusunun ana omurgasını oluşturmaktadır. Askeriye’de kullanılan unvanların bazıları Me-te Han zamanında verilen unvanlardır. Askerlikte hataya yer olmadığını Türk milleti Me-te Han’dan öğrenmiştir. Onun ilk defa M. Ö. 203 yılında Çinlilerle savaşırken uyguladığı Kurt Taktiği sayesinde Türkler hiçbir meydan savaşından mağlub ayrılmamışlardır. Türkler, bütün meydan savaşlarında bu taktiği başarıyla uygulamış, rakiplerini rahatlıkla yenmişlerdir. Bu taktik sayesinde Mohaç’ta Kanunî iki saat gibi kısa bir sürede galip gelmiş, Mustafa Kemal Paşa Sakarya’da düşmanı geri çekilmeye zorlamıştır. Me-te Han sayesinde Türk Ordusunu’nda ast üstüne saygı duymuş, Kore Savaşı’nda olduğu gibi esir edilen Türk subaylarından rütbeler sökülse de astlar üstlerine itaat etmeye devam etmişlerdir. Me-te’den habersiz Amerikalılar, Kuzey Kore’de esir düşen Türklerin zor esaret şartlarına rağmen, nasıl olupta fire vermeden geri döndüğünü anlayamamışlardır. Türklerin birbirlerine yardımı, astların üstlerine saygısı, rütbenin söküldüğü bir ortamda emre karşı süregelen koşulsuz itaatın nedeni Mo-tun Tanhu’nun 22 asır önce yerleştirmiş olduğu askerlik kültürüdür.

Türkler Me-te Han sayesinde bir avuç toprağı dahi kan akıtmadan düşmanlarına vermemiştir. Yabguluğunun ilk dönemlerinde Tung-hular iç karışıklıklardan faydalanarak Hun Türklerine savaş açmak için sebep ararken, Me-te Yabgu’dan hanımını ve en sevdiği doru atı istediklerinde beyleri karşı gelse de, Me-te Han huzursuzluk çıkarmamak adına Tung-huların bu isteğini yerine getirmiştir. Tung-hular Hun Türklerinden pekte öneme sahip olmayan çorak bir toprağı istediklerinde ise Me-te Han, tarihe not düştüğü ‘toprak bir devletin temelidir, verilmez’ sözünü dile getirmiş, Tung-hulara savaş açmıştır. İşte bu olaydan sonra Türkler kendilerinden toprak talep edenlere hep aynı red cevabı vermiş ve kendilerinden ancak savaş yoluyla toprak alınabileceğini dile getirmişlerdir.

Me-te Han, at sırtında bir devlet kurmuş, kurduğu devleti at sırtında yönetmemiştir. Me-te döneminde Hunlar, sadece askerî yönden değil, idarî yönden de komşularından üstün konumda olmuşlardır.

Me-te Han’ın kurduğu Hun Devleti üç asır Türkistan coğrafyasında hüküm sürmüş, daha sonra Balamir önderliğinde Batıya yönelerek Avrupa’yı titretmiştir. Peki Avrupa’yı titreten diğer bir Türk Hakanı Attila nasıl birisiydi? Batılıların Tanrı’nın Kırbacı lakabını uygun gördüğü Attila’yı ise haftaya sizlere anlatmaya çalışacağız.

--------------

Yararlanılan Araştırma Eserleri

Bernştam, A. N., Oçerki istorii gunnov, Leningrad 1951.

Biçurin, N. Ya., Sobranie svedeniy o narodah, obitavşih v sredney Azii v drevnie vremena, Tom I-III, Moskova 1950.

Gumilev, L. N., Hunlar, (terc. Ahsen Batur), İstanbul 2003.

İlovayskiy, D. İ., Vopros o narodnosti rusov, bolgar i gunnov, Peterburg 1881.

Kafesoğlu, İbrahim, Türk Milli Kültürü, İstanbul 1993.

Kıçanov, E. İ., Koçevıe gosudarstva ot gunnov do mançjurov, Moskova 1997.

Yazarın Diğer YazılarıTürklerde İkili Yönetim (Orda ve Batu Örneği)Güncel HaberlerTürkiye ve Yunanistan heyetleri yeniden bir araya gelecekMursi'nin aile kabristanına defnedilmesi talebi reddedildiABD yönetimi Mursi'nin vefatına sessizABD'den Orta Doğu'ya asker sevkiyatıMuhammed Mursi AB'nin 'turnusol kağıdı' da oldu
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech