Asım Çavuşoğlu: Ramazanlar değişmedi, sanırım insanlar ramazanı değiştirdi!

Kalemiyle Türk azınlığına değer katan emekli öğretmen Asım Çavuşoğlu, ramazan ayını ve yaşanan değişiklikleri MİLLET gazetesi için kaleme aldı.

Batı Trakya 2 Nisan 2022
Asım Çavuşoğlu: Ramazanlar değişmedi, sanırım insanlar ramazanı değiştirdi!

Batı Trakya Müslüman Türk toplumunu ayaktan tutan en önemli usunlar dil, din, gelenek ve görenek, örf ve adet ve tüm bunlar çerçevesinde yaşam biçimidir.

Ramazan ayının değeri nedir? Müslümanlar için neyi ifade ediyor? Batı Trakya’da geçmiş yıllara nazaran ramazan ayı nasıl yaşanıyor? Gelenekler değişti mi? Eski ramazanlara bakıldığında bugüne kalan örf ve adetler nelerdir?

Batı Trakya Müslüman Türk toplumuna eğitimci olarak, din görevlisi olarak yıllarca hizmet vermiş ve vermeye devam eden emekli öğretmen Asım Çavuşoğlu, kaleme aldığı yazısında bunlara değinmektedir. Çavuşoğlu, ramazanların değişmediğini, insanların ramazanı değiştirdiğini vurgulamaktadır.

Ramazan ayı Müslümanlar için neyi ifade ediyor?

Ramazan kelime anlamı “yakıcı sıcaklık” demektir.

Ramazan ayına bu adın verilmesi oruç tutan kimselerin ya aç ve susuz kalmalarının bünyelerinde meydana getirdiği sıcaklık ve yanmalardan bu ayda işlenen sevaplarla tüm günahların yanıp erimesinden ya da oruç günlerinin yakıcı sıcaklara rastlamasından ileri gelmektedir. Oruç günlerine ramazan denmesinin sebebi bu olsa gerektir.

Bağışlanmayı ve Cennet umudunu sürekli canlı tutmayı emreden Rabbimizin ramazan ayını bilhassa dardaki kullarına tahsis etmesi biz insanlara  en büyük nimettir. Her zaman ve her yerde hazır bulunan rahmeti, özellikle kolay ulaşılır ve tutulur bir durumda ramazanda önümüze konması Allah’ın (c.c.) bize büyük bir ihsanıdır. Bize bizden daha fazla acıyan Rabbimizin bizlere büyük bir lütfudur.

Ramazan, müminlere çok şeyler kazandırabilecek ilâhî bir mevsim bir rahmet ayıdır. Ramazan ayı faziletlerle dolu bir aydır. İslâmın beş esasından biri olan oruç bu aya tahsis edilmiştir. İnsanlığın kararan ufkunu aydınlatan Kur’an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır.

Ramazan ayı ibadetler ayıdır. Bu ayda diğer aylardan farklı ve fazla olarak yapılan ibadetler vardır.

Kur’an-ı Kerim bu ayı övmüş: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an indirilen aydır. (Barka,185) Onda bulunan ve bin aydan hayırlı olan “Kadir Gecesi” için özel bir süre indirilmiştir.

Ramazan ayında oruç tutmaya gücü yeten her Müslümanın oruç tutması kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Ramazan orucu, hicri ikinci yılda farz kılınmıştır.

Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip - geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara,183)

Peygamber Efendimiz de (s.a.v.) “Bir kimse ramazan orucunu, inanarak ve sevap kazanmak ümidiyle tutarsa, onun geçmiş günahları affedilir.” buyuruyor.

Ramazan ayı, bizim için rahmet ayıdır. Oruçta aklımızın erebildiği ve eremediği bir çok hikmet ve hakikatler vardır:

Oruç vücuda sıhhat getirir. Bir sene durmadan çalışan hazım organlarımız, ramazanda dinlenir. Birçok hastalıkların tıka basa yemeden ileri geldiği ve perhizin hemen her hastalığa yaradığı bilinmektedir. Oruç, perhizlerin en iyisidir. Hz. Muhammed AleyhisselâmOruç tutunuz, sıhhat bulursunuz” diyor.

Oruç, insana şefkat ve merhameti öğretir. Ruha incelik verir; yoksul ve yetimleri düşünmeğe davet eder. Allah’ın emrine itaati aşılar. Şehvet duygularını boğar.

Oruç, ruhi ve manevi duygularımıza kuvvet verir. Oruç sadece midenin boş kalması demek değildir. Aynı zamanda dilin gıybetten, gözün harama bakmaktan, kulağın kötü söz işitmekten sakınmasıdır.

Son olarak biz müminler, vahiyle değeri bildirilmiş bu zaman dilimlerinden gereği gibi istifade etmeye çalışmalı, bunun nasıl olması gerektiğiyle ilgili de yine Kur’an’a ve Peygamberin (s.a.v.) açık sünnetine başvurmalıyız.

Bir başka ifade ile konuyla ilgili ayetlere baktığımızda ramazan ayının mübarek kılındığını, bu ayı değerli kılan temel özelliğin de Kur’an olduğunu görürüz. Yani Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanması, Allah’ın oruç ibadetini bu aya has kılması nedeniyle ramazan bizler için önemlidir.

Ramazan, muhasebe, cömertlik, tezkiye, tefekkür duygularının yoğunlaşması gereken, kişiye sorumluluklarını gözden geçirmesini sağlayan, öz eleştiri fırsatı sunan bir aydır.

Ramazan ayında oruçlu bir Müslüman nasıl davranmalıdır?

Bilindiği gibi, oruç, zaaflardan arınmanın, Allah için mahrumiyetleri ve güçlükleri göğüsleyebilmenin ve zorluklara mukavemet gösterebilmenin eğitimini verir. Kalplerde uyanış meydana getirerek sadece Allah’a itaati ve O’nun rızasını merkeze alan bir bilince ulaşmayı hedef edinir.

Orucun faziletlerine ulaşmak isteyen kişi, kavgadan ve kaba davranmaktan uzak durmalıdır. Hadis-i Şerif’te şöyle buyrulmuştur:  Oruç kalkandır. (Oruçlu kimse ) kötü söz söylemesin, kaba davranmasın. Eğer bir kimse onunla kavga yapmaya kalkışır veya ona hakaret ederse, “Ben oruçluyum. desin.”  (Buhari)

Kur’an okumak, sadaka vermek gibi hayırlar için ramazanda kat kat sevap ihsan olunduğu gibi şerlerin de  günahı fazla olduğu dikkate alınarak davranılmalıdır. Harama bakmak, yalan söylemek, gıybet etmek orucun sevabını zayi ettirdiğini akıldan çıkarmamak lazımdır.

Oruç tutan bir Müslüman gözünü, kulağını, dilini, elini, ayağını, bedenini haram işlerden, kalbini zararlı düşüncelerden muhafaza eder. Kendini günahtan koruduğu için de Allah (c.c.) bu kulunu kabir azabından ve mahşer sıkıntısından muhafaza buyurur.

Ramazan-ı Şerif’te tavsiye edilen ibadet var mıdır?

Bilindiği gibi mübarek Ramazân-ı Şerif ayı, 11 ayın  sultanıdır. Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri teravih namazlarıyla ihya edilir. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden âzâda vesiledir. Ramazan-ı Şerif’te yapılması tavsiye edilen bazı ibadetler:

  • Birinci on gün içinde, mümkünse, tesbih namazı kılınır ve hatm-i enbiyâ yapılır.
  • İkinci on gün içinde yine aynı ibâdetler yapılır.
  • Üçüncü on gün içinde ise tevbe - istiğfar, hatm-i enbiyâ ve 7 salât ve selâmdan sonra mümkünse hatm-i istiğfar yapılıp, yani 1001 defa, “Estağfirullahe’l-Azîm ve etübü ileyk” denildikten sonra da 7 veya 70  salât ve selâm okunur, duâ 

Ramazan Ayının gelenek - görenekleri    

Bilindiği üzere dünya üzerinde her milletin kendilerine has belirli gelenek, görenekleri vardır. Her milletin / toplumun gelenek - görenek yaşantısı ayrıdır. Bu gelenekler o toplumun var oluşuyla başlamıştır. Ayrıca törelerin, gelenek ve göreneklerin kişilerin kimliğini de belirlediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Batı Trakya Müslüman Türkleri olarak bizi birbirimize bağlayan, ayakta tutan, birlik ve beraberliğimizi sağlayan, tarihin derinliklerinden, sanat ve estetiğimizin güzelliklerinden gelen kendimize özgü ahlâkî ve dînî örf ve adetlerimiz vardır.

İftar vakitleri, hele yaşlılarımızın iftarlıklarıyla cami odasına gitmeleri, seherler, sahurlar, şafaklarda yükselen ve gökleri delip Hakk’a varan salât-ü selamlar…

Sahura kaldırmak için davulcunun her kapıda ayrı manilerle sokakları dolaşması, iftar vaktinin geldiğini duyuran davulun çalınması, küçüklerin kapı kapı dolanıp bayram almaları ramazan ayına has geleneklerimizdendir.

Bu değerler yüzyıllardan beri Batı Trakya’mızda nesilden nesile, dededen toruna aktarılarak bu günlere gelmiştir. Zira biz sağlam bir kültürün çocuklarıyız. Bu itibarla tavır ve davranışlarımız özümüzü yansıtacak keyfiyette olmalıdır. Örf ve adetlerimize sımsıkı sarılmalıyız. Bunlar bizim hayat damarlarımızdır.

Batı Trakya’da geçmiş yıllardaki ramazanlar ile bugünkü ramazanlar arasındaki farklılıklar nelerdir?

Ramazan ayı boyunca konuşmalarımızda hep “Nerede o eski ramazanlar” der dururuz veya başkalarından duyar, bir elin yaptığını öteki el bilmezdi, görmezdi. Evlerde neşe vardı. Çalan davullar, söylenen maniler ile kurulurdu sahur sofraları. Eskiden komşular ve akrabalar arası toplu iftarlar yapılırdı.

Ramazan ayında bazı büyük köylerimiz kurum ve kuruluşlarımız tarafından tüm azınlığımıza açık iftarlar düzenlenmektedir. O kadar ki bizi “biz” yapan değerlerimiz toplumumuzun yaşayış biçimini şekillendirir bir hal alması kayda değer olumlu bir gelişme olarak not edilebilir.

Bununla beraber günümüzde ramazanlar özellikle köylerimizde sanki daha içe dönük yaşanmaktadır. Ramazanda sahurda davulcu öyle maniler dizmiyor. İftarlarda konu-komşuları ağırlama isteği gittikçe azalıyor. Her ne kadar oruç inananları haramlardan korumanın aracı ise de insanlarda örf - adetlerin uygulanmasında olduğu gibi ramazan algısında da önemli sapmalar görülmektedir…

İnsanlarımızın özellikle gençlerimizin, hayat şartlarının etkisiyle sürekli kabuk değiştirdikleri gözlenmektedir. Bu değişmelerin olumsuz etkilerinden ve kendi öz değerlerine yabancılaşmasından koruyacak yegâne çare ortak bir ideale, inanç ve ahlaki değerlere bağlı bir din eğitimi programını kürsülerden (1) azınlığımızın her kesimine yaygınlaştırmaktır.

Son söz: Ramazanlar değişmedi, sanırım insanlar ramazanı değiştirdi!

                                                                                            Asım ÇAVUŞOĞLU

 

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr