"Bizleri Yıldırmayı Amaçlayanlara Karşı Tek Bir Geri Adım Atmayacağız"

Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği iki şubesine yapılan Polis baskını ile alakalı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "Eğer bu tip uygulamarlarla b

Batı Trakya 5 Mayıs 2016
"Bizleri Yıldırmayı Amaçlayanlara Karşı Tek Bir Geri Adım Atmayacağız"

Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği iki şubesine yapılan Polis baskını ile alakalı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "Eğer bu tip uygulamarlarla bizleri bu bilinçten vazgeçirmeyi ve yıldırmayı amaçlayan zümreler mevcut ise, bu odaklara karşı tek bir geri adım atmayacağımızın da herkes tarafından bilinmesini isteriz." denildi.

Dernekten bugün yapılan açıklamada çarpıcı tespitlere yer verilerek yapılan baskınların hukuki dayanıktan yoksun ve temel insan haklarına aykrı olduğu vurgulandı.

SİRİZA'nın Batı Trakya Türk Azınlık Politikası'nı tamamen hükümet ortağı radikal sağcı parti ANEL'in inisiyatifine bıraktığı günden beri Azınlık kurum ve kuruluşlarına yönelik baskıların arttığı görülüyor. Bu baskılardan nasibini alan ve hedef haline getirilen Azınlık derneklerinden biri de Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği'dir. Geçtiğimiz günlerde derneğin Gümülcine'deki iki şubesine Polis baskın düzenledi. 

Dernek yönetimi konuyla ilgili şu açıklamayı yayımladı: 

"1982 yılında kurulmuş olup, günümüze kadar üyelerine yönelik çalışmalarının haricinde, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının geneline yönelik faaliyetlerde bulunan ve bunların yanında da, bölgemizde çoğunluk gerçek ve hükmi şahıslarıyla düzeyli bir şekilde işbirliği içerisinde olan derneğimizin yaptığı çalışmaların BAZI KESİMLERİ rahatsız ettiğini ve bu kesimlerin derneğimizin azınlık ve çoğunluk ayrımı yapmaksızın sunduğu hizmetin önünü kesme yönündeki çabalarının on yılı aşkın bir süredir farklı versiyonlarda sahnelendiğini, artık Sağır Sultan dahi duymuştur ve bilmektedir.

Dernek şubelerimiz üzerinde önce Sosyal Sigortalar Kurumu (İKA) tarafından başlatılan baskı, yıldırma ve yapılan faydalı işten vazgeçirme taktiğinin tutmadığını ve derneğimize kesilen cezaların hukuksuzluğunun mahkeme kararıyla tescil edildiğini görüp, hazmedemeyen bu kesimler, bu kez farklı bir senaryo yazarak, dernek şubelerimizde genellikle  üyelerimize, zaman zaman üyelerimiz olmayan azınlık mensuplarına ve onların çocuklarına yönelik yaptığımız faaliyetlerden SADECE çocuklara yönelik çalışmaları ön plana çıkartarak, sanki şubelerimizde sadece çocuklara yönelik faaliyetler varmış gibi gösterme çabası içerisine girmişler, hatta ve hatta  daha da ileri giderek ŞUBELERİMİZİ kreş veya anaokulu olarak nitelendirmeye başlayıp, derneğimizin illegal olarak kreş veya anaokulu işlettiğini iddia etmeye başlamışlardır. Bu kesimler bu karalama kampanyalarını yürütürken çoğu zaman siyasilerden de yardım almışlar ve bazı siyasilerin yetkili makamlarda bulunanlara baskı uygulamasını dahi sağlamışlardır.

İşte bu senaryonun bir perdesini de son dönemde yaşıyoruz. Kime hizmet ettiği herkesçe malum, işi gücü azınlık fertlerini ve kurumlarını karalamak, onlara hakaret etmek olan ve kendini “gazete” olarak nitelendiren Zagalisa’nın 2013 Ağustos – Eylül  sayısında yayınlanan ve iftira ve hakaret dolu bir içeriğe sahip yazıya  müteakip, yine biz Türkleri “ne kadar çok sevdiği” herkesçe bilinen (ismi ve faaliyetleri tüm Azınlık fertlerinin malumu olan) Kostas Dodos isimli bir vatandaşın bu yazıyı referans göstererek, Rodop Savcılığına gönderdiği ve aynı zamanda dönemin  Trakya Siyasi İşler Şefi Piperiggos ve Rodop Siyasi İşler Sorumlusu Rizakis’inde bilgisine sunduğu yazısına istinaden, özellikle Merkez B şubemiz polis tarafından ziyaret edilerek, bu şubemizde gönüllü olarak görev yapan arkadaşlarımızın ifadesine başvurulmuş ve kendileri yazılı olarak ifadelerini sunmuşlardır.

Bu gelişmelerin akabinde ve bizler, dosya ile ilgili olarak, daha önce de olduğu gibi, takipsizlik kararı verileceğini düşünürken, 12 Nisan 2016 Salı günü Gümülcine Belediyesi Sosyal Yardım Birimi (Pronya) tarafından derneğimize, Rodop Savcılığı ve Makedonya Trakya Yerinden Yönetim Birimi yazılarına istinaden Merkez A ve B şubelerimiz ile ilgili bilgi talep edilen yazı ulaşmıştır. Hiç zaman kaybetmeden belediyenin ilgili biriminden atıfta bulundukları yazıları da tarafımıza iletmelerini talep ettiğimiz yazıyı gönderdik. Ancak; bu yazıya cevabın ve dolayısıyla ilk yazıda atıfta bulunulan belgelerin tarafımıza iletilmesini beklerken, 21 Nisan Perşembe günü Merkez B şubemizi Savcı ziyaret etmiş ve  kendisinden hemen sonra da, yazışmamız devam etmesine rağmen Gümülcine Belediyesi Sosyal Yardım Birimi (Pronya) yetkilileri yine dernek şubemize gidip buranın kapatılması gerektiğini sözlü olarak belirtmişlerdir.

Aynı gün Yönetim Kurulu üyelerimize, kendilerini sanık sıfatı ile, 13 Mayıs Cuma günü Sulh Ceza Mahkemesi nezdine davet eden celpnameler ulaşmaya başlamış olup, Yönetim Kurulu üyelerimize isnat edilen suç “İzinsiz Kreş Çalıştırma” suçudur ki, bu tarafımızca kesinlikle reddedilmektedir.

Bu gelişmenin akabinde, hemen dosyanın bir nüshasını almak için Kamu Davacısı’na  (Kabahat niteliğindeki suçlarda savcının yerine  görevli olan kişi) başvurduk ama kendisi izinli olduğu için dosyanın tarafımıza daha sonra verilebileceği cevabıyla karşılaştık. Nihayetinde dosyanın bir nüshasını 25 Nisan Pazartesi günü yasal hakkımız olmasına rağmen yine tabiri caizse kavga ederek alabildik ki, yukarıda belirttiklerimizin bir kısmını öğrenme şansına sahip olduk.

Bu arada 27 Nisan Çarşamba günü, Belediyenin ilgili biriminden talep ettiğimiz belgelerden sadece Makedonya Trakya Yerinden Yönetim Biriminin daha önceki yazıda atıfta bulunulan  belgesi tarafımıza ulaştırılıp, atıfta bulunulan savcılık yazısının savcılıktan alınabileceği belirtiliyordu. Evet - evet yanlış okumadınız; Belediyenin Sosyal Yardım Birimi hiçbir gerekçe göstermeden savcılık yazısını bize sunmaktan kaçınıyor ve deyim yerindeyse işi yokuşa sürüyordu. Bu belgeye ulaşmak için Perşembe günü Rodop Savcılığına başvurduğumuzda ise, Savcının makamında olmadığı ve belgenin bize ancak Paskalya tatilinden sonra ve savcının oluru alındıktan sonra verilebileceği belirtildi. Söz konusu evrak, nihayet bugün ve yine bir oyalama prosedürünü takiben tarafımıza sunuldu.

Belirtmek isteriz ki, söz konusu açıklamamızı bugün yayınlamamamızın sebebi bu belgenin içeriğini görmeden bir açıklama yapmak istemeyişimizdir.  Bizlere isnat edilen suçla ilgili dosya detaylı bir şekilde incelenmeden ve savcılık belgesinin içeriğini öğrenmeden yapılacak herhangi bir açıklama, aceleye getirilmiş bir açıklama olacaktı ve bu da Başkanı ve Asbaşkanı avukat olan bir dernek yönetiminden beklenilebilecek bir tavır değildi.

Tüm bu yukarıda belirtilenlerin ışığında bilinmelidir ki,

Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği 34 yılı aşkın ömründe hiçbir zaman illegal faaliyetlerde bulunmamıştır.

Çeşitli mesleklerden 1200’ü aşkın üyeye sahip derneğimiz faaliyetlerini daha rahat gerçekleştirmek ve tüzükte belirtilen amaçlara ulaşmak için Batı Trakya’nın farklı farklı yerlerinde ve hatta Atina, Selanik ve Larisa gibi Üniversite öğrencilerimizin (GAT üyeleri) yoğun oldukları şehirlerde kanuna uygun ve gerekli tüm prosedürlere uyarak şubeler açmış olup, bu şubelerde  dernek amaçlarına uygun faaliyetlerde bulunulmaktadır.

Bu şubelerimizde gerçekleştirilen faaliyetlerin tamamı göz ardı edilip, sadece azınlık çocuklarına yönelik gerçekleştirilen bazı etkinliklerimizin dikkate alınmasını ve bu etkinliklerin de, zorla kreş veya anaokulu faaliyetleri statüsüne sokulma çabasını  ibretle takip etmekteyiz.

Bir kez daha tekrarlamak isteriz ki, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği bünyesinde kreş veya anaokulu bulunmamaktadır. Bu iddialar, şubelerimizde yapılan yararlı etkinliklerin sekteye uğratılması çabalarına uydurulan kılıftır.

Bu tip müdahaleler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi ile garanti altına alınmış Dernekleşme Özgürlüğü konusunda zaten karnesi çok zayıf olan ülkemiz Yunanistan’ın bu notunu düzeltmeye çalışma niyetinde olmadığının da, apaçık bir göstergesidir.        

Son dönemde, Devlet’in resmi kurum, kuruluş ve temsilcileri vasıtasyıla Azınlığın yasal haklarını hedef alan uygulamalarına karşı olan tepkimizi dile getirmekten asla kaçınmadık. Çünkü Azınlığımızın hak ve hukuk mücadelesinde bize biçilen rolün öneminin hep farkında olduk. Eğer bu tip uygulamarlarla bizleri bu bilinçten vazgeçirmeyi ve yıldırmayı amaçlayan zümreler mevcut ise, bu odaklara karşı tek bir geri adım atmayacağımızın da herkes tarafından bilinmesini isteriz.

Dernek yönetimimiz bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da derneğimizin çıkarlarını hukuki çerçeve dahilinde korumaya devam etmeye kararlı olup, bu tip yapay ve hukuki dayanaktan yoksun muamelelerle mücadele etmeye kararlı olduğunu herkesin bilmesini isteriz. Bu vesile ile dernek aleyhine yürütülen bu sindirme, iftira ve karalama kampanyasına ve ilgili birimlerde bulunup taleplerimizi hukuka aykırı bir biçimde reddedip, uhdelerindeki evrağı vermekten imtina eden yetkililere karşı  her türlü hukuki yola başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ve dernek yönetici ve üyeleri aleyhine açılmış olan ceza davasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunun herkes tarafından çok yakın zamanda görüleceğini saygılarımızla kamuoyunun bilgisine sunarız." 

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr