Bölge Eğitim Müdürlüğü'nden Çınar Camii davası öncesi açıklama: Tepkiler yükseldi
Doğu Makedonya-Trakya Bölge Eğitim Müdürlüğü’nün Çınar Camii davası öncesi yayımladığı açıklama, “devlet taraf mı oluyor?” tartışmasını beraberinde getirdi.
Yunanistan Eğitim Bakanlığı’na bağlı Doğu Makedonya-Trakya Bölge Eğitim Müdürlüğü’nün Çınar Camii davası öncesi yayımladığı açıklama, “devlet taraf mı oluyor?” tartışmasını beraberinde getirdi. Açıklamadaki ifadelerin dolaylı ve ima yoluyla suçlayıcı olduğu yönünde tepkiler yükseldi.
Gümülcine’de faaliyet gösteren Doğu Makedonya-Trakya Bölge Eğitim Müdürlüğü, 27 Mart’ta İskeçe’de görülecek Çınar Camii davası öncesinde dikkat çeken bir yazılı açıklama yayımladı.
Yunanistan Eğitim Bakanlığı bünyesinde yer alan ve azınlık eğitimiyle ilgili yetkileri bulunan birimin açıklamasında, Ekim 2024’te Çınar Camii’nde yaşanan olaylara atıfta bulunularak, Müftü Naibi Cihat Halil'in camiye girişinin engellendiği ifade edildi. Metinde ayrıca söz konusu olayların “güvenlik ve huzur iklimini bozmayı amaçlayan bir girişim” olduğu belirtildi.
Açıklamada doğrudan bir suçlama yer almasa da “hassas konuların araçsallaştırılması”, “gerginlik yaratılması” ve “kişisel hedefler” gibi ifadelerin kullanılması, metnin dolaylı ve ima yoluyla belirli kesimleri ve özellikle davalıları hedef aldığı yönünde yorumlara neden oldu.
Belge, Bölge Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu imzasıyla yayımlandı.
Dava öncesi dikkat çeken zamanlama
Söz konusu açıklamanın, Çınar Camii’nde yaşanan olaylara ilişkin yargılanan dört Batı Trakya Türk Azınlığı mensubunun davasından hemen önce gelmesi, zamanlaması açısından dikkat çekti.
Daha önce kamuoyuna yansıyan olayda, 11 Ekim 2024’te İskeçe Çınar Camii’nde yaşanan gelişmeler sonrası dört kişi hakkında dava açılmıştı.
“Yetki alanı tartışması” başladı
Açıklamanın ardından en çok tartışılan konu ise bir eğitim kurumunun böyle bir meselede neden devreye girdiği oldu.
Uzmanlara göre, Bölge Eğitim Müdürlüklerinin görev alanı eğitimle sınırlıdır. Camiler ve müftülükler ise farklı idari ve hukuki çerçevede değerlendiriliyor.
Bu nedenle açıklama, “kurumsal yetki sınırlarının dışına çıkıldı mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
“İma yoluyla suçlayıcı dil” tartışması
Açıklamada doğrudan bir suçlama yer almasa da kullanılan bazı ifadeler dikkat çekti.
Metinde geçen “hassas konuların araçsallaştırılması”, “gerginlik yaratılması”, “kişisel hedeflere hizmet edilmesi”, “geçici görünürlük elde edilmesi” gibi ifadelerin, belirli kesimleri ve özellikle davalıları açıkça isim vermeden hedef aldığı ve dolaylı bir suçlama içerdiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Bu durum, metnin teknik olarak resmi bir dil taşımasına rağmen içerik itibarıyla yorum ve yönlendirme barındırdığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
Türk Azınlık kamuoyundan tepki
Batı Trakya Türk Azınlığı kamuoyunda ise açıklamaya yönelik tepkiler yükseldi.
Azınlık çevrelerinde dile getirilen değerlendirmelerde; dava süreci devam ederken bir devlet kurumunun açıklama yapmasının yargıyı etkileme riski taşıdığı, eğitimle ilgili bir kurumun dini ve hukuki bir meseleye müdahil olmasının yetki aşımı olduğu ve açıklamanın içeriğinin, yargılanan azınlık mensupları aleyhine bir çerçeve çizdiği noktalar öne çıktı.
Bu çerçevede bazı kesimler, söz konusu adımın “devletin tarafsızlığına gölge düşürdüğü” ve “Türk Azınlık karşısında pozisyon alındığı algısını güçlendirdiği” görüşünü dile getirdi.
Tartışma büyüyor
Dava öncesi yapılan bu açıklamanın, hem hukuki süreç hem de devletin tarafsızlığı açısından yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.
Özellikle Batı Trakya Türk Azınlığı çevrelerinde, metnin dili ve zamanlamasının birlikte değerlendirildiğinde “ima yoluyla suçlayıcı ve taraflı bir yaklaşım” izlenimi verdiği görüşü dile getiriliyor.
---
KAMUOYUNA AÇIKLAMA (KOSMİDU AÇIKLAMASININ TAM METNİ)
27 Mart tarihli dava öncesinde, Çınar Camii’ndeki olaylara ilişkin
Ekim 2024’te, İskeçe Müftülüğü’nün yeni idari binasının açılışı günü meydana gelen olaylar sırasında, Müftü Naibi Cihat Halil'in camiye girerek ibadet etmesi engellenmiştir.
Söz konusu olaylar, güvenlik ve huzur iklimini bozmayı amaçlayan bir girişim teşkil etmekte olup, ülkemizde anayasal olarak güvence altına alınmış dini özgürlüklerin serbestçe kullanılmasına engel oluşturmaktadır.
Yunan devleti, hukuk devleti ve vatandaşların eşitliği ilkelerine bağlı kalarak dini barış ve uyumu güvence altına almakta ve Trakya’da tüm vatandaşların haklarını korumaktadır.
Devlet, hassas konuların araçsallaştırılarak gerginlik yaratılması, kişisel hedeflere hizmet edilmesi veya geçici bir görünürlük elde edilmesi amacıyla kullanılmasına izin vermeyecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Gümülcine, 26/03/2026
Bölge Eğitim Müdür Vekili
Marigula Kosmidu