BTTADK, sivil can kayıplarına vesile olan İsrail’i şiddetle kınadı
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), yaptığı açıklamayla Gazze’de vahşeti yaşatan ve masum insanların ölümüne sebep olan İsrail’i şiddetle kınadı.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), yaptığı açıklamayla Gazze’de vahşeti yaşatan ve masum insanların ölümüne sebep olan İsrail’i şiddetle kınadı.
7 Ekim 2023 tarihinde Filistin ve İsrail arasında başlayan gerilim neticesinde, İsrail’in Gazze’ye elektrik, su, yiyecek ve yakıt tedarikini kesmesi ve orantısız güç kullanarak masum insanların ölümüne sebep olmasından dolayı derin bir endişe duyulduğunu belirten BTTADK, sivil can kayıplarına vesile olan İsrail’i şiddetle kınadı, saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
BTTADK, açıklamada ayrıca saldırılarda hayatını kaybedenler için, önümüzdeki Cuma günü, Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazının kılınmasına ve hutbelerde bu konunun işlenmesine karar verildiğini duyurdu.
BTTADK’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarla ilgili kınama metni şu şekildedir:
"7 Ekim 2023 tarihinde Filistin ve İsrail arasında başlayan gerilim neticesinde, İsrail’in Gazze’ye elektrik, su, yiyecek ve yakıt tedarikini kesmesi ve orantısız güç kullanarak masum insanların ölümüne sebep olmasından dolayı derin bir endişe duymaktayız.
Özellikle yaralıların tedavi gördüğü ve güvenli bölge diye yüzlerce sivilin sığındığı hastanenin vurulması endişemizi bir kat daha artırmış ve bizleri derinden üzmüştür. Sivil can kayıplarına vesile olan İsrail’i şiddetle kınıyoruz. Şiddetin kimseye fayda sağlayamayacağını bu sebeple tarafları fevri davranışlardan uzak durmaya ve itidal ile hareket etmeye davet ediyoruz. Bugüne kadar saldırılarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Kan ve gözyaşının durması için tarafları bir kez daha güç kullanmaktan vazgeçmeye ve bugüne kadar yürütülen iki devletli çözüm anlayışında buluşmaya davet ediyoruz.
Bilinmelidir ki er veya geç doğrudan sivilleri hedef alan, hunharca hastane ve okul gibi yerleri savaş hukukuna aykırı bir biçimde vuranların hem uluslararası hukuk önünde hem de vicdanlarda hesap vermesi kaçınılmazdır."