EL.A.S.: Trakya altın madenciliğine karşı kararını verdi
Yunanistan Sol İttifakı’nın (EL.A.S.) Doğu Makedonya ve Trakya’daki koordinasyon komiteleri, Trakya’da altın madenciliğine yönelik planlara tepki gösterdi.
Yunanistan Sol İttifakı’nın Doğu Makedonya ve Trakya’daki koordinasyon komiteleri, Şapçı ve Gürece altın madenciliği planlarına karşı çıkarak hükümete yerel toplumların iradesine saygı gösterme çağrısında bulundu. Açıklamada, çevrenin, su kaynaklarının ve tarımsal üretimin korunması gerektiği vurgulandı.
Yunanistan Sol İttifakı’nın (EL.A.S.) Doğu Makedonya ve Trakya’daki koordinasyon komiteleri, Trakya’da altın madenciliğine yönelik planlara tepki gösterdi. Ortak açıklamada, Halkidiki’deki Skouries maden sahası üzerinden yürütülen siyasi tartışmalar ile Şapçı ve Gürece'de gündemde olan madencilik faaliyetleri arasında bağlantı kurularak hükümetin doğal kaynakların değerlendirilmesine yönelik politikası eleştirildi.
Açıklamada, Başbakan Kiryakos Miçotakis’in Skouries ziyareti sırasında eski Başbakan Aleksis Çipras hükümetine yönelik sözleri de değerlendirildi. EL.A.S., çevrenin ve kamu yararının korunmasına ilişkin farklı yaklaşımların “ideolojik saplantı” olarak nitelendirilmesine tepki gösterdi.
Koordinasyon komiteleri, madencilik faaliyetlerinin yalnızca siyasi tartışmalar çerçevesinde ele alınamayacağını belirterek su kaynaklarının korunması, maden atıklarının yönetimi ve doğal ekosistemler üzerindeki olası etkiler konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu kaydetti.
Şapçı ve Gürece için yerel irade vurgusu
Açıklamanın merkezinde, Rodop ilindeki Şapçı ve Meriç ilindeki Gürece'de planlanan altın madenciliği faaliyetleri yer aldı.
EL.A.S., belediyeler ile Doğu Makedonya ve Trakya Eyalet Meclisi'nin söz konusu bölgelerde altın madenciliğine karşı oy birliğiyle tutum aldığını hatırlattı. Bu kararların hükümet tarafından dikkate alınması gerektiğini savunan komiteler, yerel halkın onayı olmadan bölgenin geleceğine ilişkin kararlar alınamayacağını belirtti.
Açıklamada, “Trakya kararını zaten verdi. Hükümetin bu kararı dinlemesi gerekiyor” ifadelerine yer verildi.
Madenciliğin ekonomik getirisi tartışma konusu
EL.A.S., doğal kaynakların işletilmesinden elde edilen ekonomik kazancın ne kadarının Yunanistan’da kaldığı sorusunu da gündeme taşıdı.
Açıklamada, 2021 yılında ilgili sözleşmede yapılan değişikliğin, nihai metalürjik işlemenin Yunanistan’da gerçekleştirilmesini sağlayacak bir tesisin kurulmasını zorunlu kılmadığı ileri sürüldü.
Koordinasyon komiteleri, “Ülkenin maden zenginliğinden elde edilen katma değerin ne kadarı Yunanistan’da kalıyor ve çevresel maliyetin ne kadarını toplum üstleniyor?” sorusunu yöneltti.
“Kalkınma, yerel halkın iradesi yok sayılarak planlanamaz”
EL.A.S., Doğu Makedonya ve Trakya’nın kalkınma politikalarının tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve çevreyi riske atacak şekilde belirlenmesine karşı çıktı.
Ortak açıklamada, bölgenin geleceğinin yerel toplumların görüşleri dikkate alınmadan şekillendirilemeyeceği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Doğu Makedonya ve Trakya’nın kalkınması, yerel toplumlar yok sayılarak; tarımsal üretim, su kaynakları, çevre ve bölgenin genel kalkınma geleceği zararına planlanamaz.”
Açıklamada ayrıca gerçek kalkınmanın yalnızca kısa vadeli ticari kazançlar ve yatırımlarla ölçülemeyeceği vurgulandı. Sürdürülebilir istihdamın oluşturulması, ekonomik değerin bölgede kalması ve doğal çevrenin gelecek nesillere korunarak aktarılmasının önemine dikkat çekildi.
EL.A.S. koordinasyon komiteleri, Trakya’da madencilik planlarına ilişkin kararların bölgenin çevresel, ekonomik ve toplumsal geleceği gözetilerek alınması gerektiğini belirtti.