“Emeklilerin maaşlarına dokunmasınlar"
Ekonomik krizi halkla konuşmaya devam ediyoruz. Geçen hafta gazetemizde yayımlanan söyleşinin konuğu Ircan köyünden sebze üreticisi Orhan Mustafa idi. Bu hafta
Ekonomik krizi halkla konuşmaya devam ediyoruz. Geçen hafta gazetemizde yayımlanan söyleşinin konuğu Ircan köyünden sebze üreticisi Orhan Mustafa idi. Bu hafta ise konuğumuz bir balıkçı. Söyleşimizi, Gümülcine’de 20 yıldır balıkçılık mesleğini yapan, Şerif Hüseyin “Balıkçı Şerif” ile gerçekleştirdik. Şerif Hüseyin, soruları cavaplarken şunları belirtti;
"EMEKLİLERİN MAAŞINI KESMEKLE, ESNAFA VERGİ YÜKLEMEKLE KRİZDEN ÇIKILMAZ"
- Sayın Hüseyin Şerif işler nasıl gidiyor?
- Toplumun hali berbat, işler hiç iyi gitmiyor. Ben hem halk pazarında satış yapıyorum hem de Gümülcine Kasaplar Çarşısı’nda dükkanım var. Bir günde sadece 15 kişi dükkanımdan geçiyor. Millet geçiyor ama alışveriş yok. Adam maaşını almış ama ay gelene kadar, manava gitmiş, markete gitmiş, kasapa gitmiş veresiye yapmış. Maaşını aldığında cebinde sadece iki gün parası oluyor. O parayla veresiye aldığı yerleri ödüyor, üçüncü günü para kalmıyor. Emeklilerin maaşını kesmekle, esnafa vergi yüklemeklen bu krizden çıkılmaz.
“UMUTLAR GİTTİKÇE TÜKENİYOR”
- Geleceği nasıl görüyorsun?
- Gelecekle ilgili hiç umudum yok. Umutlar gittikçe tükeniyor. Yılbaşından sonra böylede giderse satışlar devam etmeyecek. Ben 20 yıldan beri balıçılık mesleği ile uğraşıyorum ve benim oğlum var. Kendisi buradan umudunu kesti ve iş için Almanya’ya gitti. Umudunu kesmiş. Benim Bulgaristan’da da dükkanım var, ben oradaki dükkanımdan çok memnunum. Çünkü orada esnafa yüklenen vergiler düşük. Bununla birlikte elektrik de düşük. A’dan Z’ye herşeyden memnunum. Oradaki dükkanımı uzun süre açık tutmayı düşünüyorum. Çünkü orada ay sonunda hesapları gelir gideri yaptığında içerde değilsin. Burada bir yada iki ay kötü gitsin, bizim işimiz biter.
“EMEKLİLERİN MAAŞLARINA DOKUNMASINLAR”
- Hükümetten isteklerin nelerdir?
-Benim şahsi fikrim, fırsatım olsaydı eğer hükümet yetkililerine önereceğim fikirlerden biri aylıkçılara yani emeklilere dokunmasınlar. Benim babam 580 euro maaş alıyordu, şimdi maaşı 320 euroya düştü. Aylıkçılara dokunmasın ve vergileri yüksetmesin. Maaşlara dokunurlarsa emekliler biter, bununla birlikte ensaf da biter. Giderler yükselirse, maaşlar düşerse işimiz bitik demektir. Haftada sadece Cumartesi günleri halk pazarlarını beklersek kalan günlerde iş yapmazsak bu değirmen dönmez. Kasaplar çarşısında bulunan dükkanım için aylık 1.200 euro elektrik parası ödüyorum. Buna kirayı, TEBE sigorta ödemesini katarsak gider 2500 euro oluyor. Gider bu kadar olduğunda gelir 1000 euro olursa çarklar dönmez. Dükkandan ve pazardan senede 20.000 euro kâr göstermişim, devlet benden 8.300 euro geriye para alıyor, yani kârın yarısını. Ben 20.000 euro kâr çıkarmışım ama arabanın yıpranan lastikleri var, tamirhanede ustaya ödediğimiz masraf var. Ben bunları daha önceden gider olarak hesaba katmıyordum. Şimdi bunlarının hepsini hesaba katmaya başladık. İnce eleyip sık dokumaya başladık. Başka türlü değirmen dönmüyor.
- Aylık ortalama geliriniz ne kadardır?
- Bulgaristan’daki dükkanımı katmazsam burada Gümülcine’de dükkanımdan ve pazardan kazandığım ortalama aylık gelir 800 eurodur. Ailemde 7 kişiyiz bunun dışında çalıştırdığım işlerim de var. Biz bu gelirle hayatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz.
“PARTİLER KRİZE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE VERMELİLER”
- Son olarak neler söylemek istersin?
- Şunu eklemek istiyorum, benim en çok kızdığı birşey varsa o da hükümetin emeklilere, esnafa ve çiftçilere dokunmasıdır. Krizden bu yöntemle çıkmamız mümkün değil. Bunun başka bir çaresi olmalıdır. Yok SYRİZA, yok PASOK, yok YDP dememeliyiz. Bunların hepsi birlik olmalılar. Krize karşı toplu halde mücadele vermeliler çünkü krizi devlet olarak yaşıyoruz. Birbirine suçu atmaktansa bir masada oturup ortak kararlar almaları gerekir ki biz de bundan sonra ayakta durabilelim. Biz artık kenara para koymayı düşünmüyoruz. Vergilerimizi, TEBE sigorta masraflarını ödeyelim, ekmeğimizi çıkaralım ve karnımızı doyuralım istediklerimiz bunlar. Bundan 3 yada 4 sene öncesini konuşacak olursak bu duruma geleceğimizi bilemezdik. Bereket versi emekliler iyiydi, krizin bu kadar etkisi yoktu. Şimdi pazarlardan da hayır yok dükkandan da. Allah yardımcımız olsun başka diyeceğim birşey yok.