FUEN kongresinde Batı Trakya Türk Azınlığı için önemli karar
FUEN 70. Kongresi’nde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkına ilişkin karar kabul edildi.
Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin Helsinki’de düzenlenen 70. Kongresi’nde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkına ilişkin karar kabul edildi. Kararda Yunanistan’a, devlet tarafından müftü ataması uygulamasına son verilmesi ve Azınlığın dini özerkliğinin yeniden tesis edilmesi çağrısı yapıldı.
Karar oy birliğiyle kabul edildi
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi tarafından ortaklaşa sunulan “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğine süregelen müdahale ve din özgürlüğü ihlalleri” başlıklı karar tasarısı, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gerçekleştirilen FUEN Delegeler Kurulu toplantısında kabul edildi.
17-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) 70. yıllık kongresine Batı Trakya Türk Azınlığı’nı temsilen ABTTF, BTAYTD ve DEB Partisi heyetleri katıldı.
Kongrede kamu yayıncılığında azınlık dilleri, sağlık ve sosyal hizmetlerde dil hakları ile azınlık dillerinin dijital ortamda sınır ötesi kullanımının önündeki engeller ele alındı. Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu toplantısında ise Avrupa’daki Türk azınlık ve topluluklarının güncel sorunları değerlendirildi.
Dini liderlerin seçilmesi talebi
FUEN tarafından kabul edilen kararda, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini statüsü ve haklarının 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Antlaşması çerçevesinde güvence altına alındığı belirtildi.
Kararda, Azınlığın kendi müftülerini seçme ve dini kurumlarını yönetme hakkına sahip olduğu ifade edildi. 1991 yılından bu yana müftülerin devlet tarafından atanmasına dikkat çekilen kararda, 4964/2022 sayılı yasayla müftülüklerin Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu hizmetlerine dönüştürüldüğü kaydedildi.
2026 yılında Dimetoka’ya müftü atanması ile İskeçe ve Gümülcine’de yeni müftülerin belirlenmesine yönelik süreçlerin başlatılması da kararda ele alındı. Bu uygulamaların, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve kendi dini liderlerini seçme hakkıyla bağdaşmadığı görüşüne yer verildi.
Diğer dini topluluklarla eşitlik vurgusu
Kararda, Yunanistan’daki Ortodoks, Katolik, Yahudi, Ermeni Apostolik ve Evanjelik dini toplulukların kendi dini liderlerini seçme hakkına sahip olduğu belirtilerek, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini kurumlarının devlet kontrolünde tutulmasının eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
İskeçe’de 11 Ekim 2024’te Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında yaşanan olaylar da kararda yer aldı. Olayın ardından açılan davada dört Batı Trakya Türkünün 17 ay hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.
FUEN Delegeler Kurulu, kararıyla Yunanistan’a Batı Trakya Türk Azınlığı’nın ülkedeki diğer dini topluluklarla aynı dini özerkliğe sahip olmasını ve kendi dini liderlerini seçme hakkının tanınmasını istedi.
Kararda ayrıca devlet tarafından müftü atanması uygulamasına son verilmesi, Azınlığın dini özerkliğinin yeniden tesis edilmesi ve dini kurumlar ile dini yaşama ilişkin konularda seçilmiş temsilcilerin tanınması çağrısında bulunuldu.
Rodos ve İstanköy Türkleri de gündemde
FUEN Delegeler Kurulu’nda Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (ROİSDER) tarafından sunulan “Rodos ve İstanköy’deki Türk Azınlığın haklarının korunması” başlıklı karar tasarısı da kabul edildi.
Kararda Yunanistan’a, Rodos ve İstanköy Türklerinin etnik kimliklerini özgürce ifade etme ve örgütlenme haklarının tanınması çağrısı yapıldı.
Ayrıca Türkçe ve Yunanca eğitim veren iki dilli okulların açılmasına izin verilmesi, dini özerkliğe ve kendi dini liderlerini seçme hakkına saygı gösterilmesi, vakıfların yönetiminin Türk toplumu tarafından belirlenmesine imkan sağlanması ve Türk kültürel mirası ile tarihi eserlerin korunması istendi.
FUEN kararıyla Yunan makamlarına, Rodos ve İstanköy Türklerinin uzun süredir devam eden sorunlarının çözümü için toplum temsilcileriyle diyalog kurma çağrısı da yapıldı.