Gümülcineli Pelin Bodur film çekmeye hazırlanıyor
İstanbul Üniversitesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu Gümülcineli Pelin Bodur ilk filmini çekmeye hazırlanıyor. Batı Trakya’da çekilen ikinci Türk film
İstanbul Üniversitesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu Gümülcineli Pelin Bodur ilk filmini çekmeye hazırlanıyor. Batı Trakya’da çekilen ikinci Türk filmi olacak olan “Sevdanın Göçü” adlı filmin çekimleri Eylül ayında başlayacak.
Batı Trakya’da çekilen ilk Türk filmi özelliğini taşıyan "Bir Yudum Aşk" filminde üstlendiği yardımcı yönetmen rolü ile filmin yönetmeni kardeşi Cihan Bodur’a büyük katkı sağlayan Pelin Bodur, şimdi de kendi filmini çekmeye hazırlanıyor. İstanbul Üniversitesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü mezunu Pelin Bodur’un yönetmenliğini yapacağı filmin adı “Sevdanın Göçü” olacak. Sevdanın Göçü filmi ile 1955 yılında yaşanmış gerçek bir hikâye Batı Trakya’da Batı Trakyalı bir yönetmen tarafından perdeye taşınacak. Filmin ana konusu 1955 yıllarında zorluklarla geçen Türk ve Yunan iki gencin arasında yaşanan bir aşk hikâyesidir. Çekimler Eylül ayı başında Gümülcine’den başlayacak. Daha sonra İskeçe, Bozcaada ve İstanbul’da devam edecek. İnternette yayınlanan filmin fragmanı şimdiden büyük beğeni topluyor.
“Sevdanın Göçü” filmi hakkında daha fazla bilgi almak için Pelin Bodur’la bir görüşme gerçekleştirildi. Film çekme fikrinin nasıl oluştuğu, filmin konusu ve çekimlerin nerelerde yapılacağı ile ilgili Pelin Bodur şunları dile getirdi.
“Film fikri aslında çok eskiye dayanıyor. Çocukluğum babamın fotoğrafçı ve radyocu olmasından dolayı kameralarla ve fotoğraf makineleri ile geçti diyebilirim. Böyle işlere ilgisinden ötürü bende meraklandığımı düşünüyorum. Hatta biz küçükken babam evde ağabeyim ile ikimize kısa diyaloglarla skeç yaptırıyordu sonra da onları montajlayıp bize izletiyordu. Bu sayede filmlere ilgim daha da çok arttı. Üniversite yılları geldiğinde radyo sinema ve televizyon bölümünden başka bir bölüm düşünmedim ve tek tercihim İstanbul Üniversitesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü oldu. Bu sayede hayallerime bir adım daha yaklaştım. Okul yıllarında birkaç kısa film çektim. Elimden geldiğince çok film izledim.
Filmler üzerine çalıştım ve İstanbul’da birkaç film setinde çalıştım ve kendimi hazır hissettiğimde uzun metrajlı bir filmin zamanı geldiğine karar verdim. Filmin çekimlerine Eylül ayında başlıyoruz. Çekimler Gümülcine, Maronia, İskeçe, Bozcaada ve İstanbul’da olacak. Filmin tanıtım fragmanını izleyen herkesten çok güzel tepkiler alıyorum ve bu da beni çok mutlu ediyor. Filmin çekimlerine başladıktan sonra bir ay içinde bitirmeyi plânlıyoruz. Daha sonra montaja girecek ve film hazır hale getirilecek. Çektiğim film bir dönem filmi olduğu için oldukça zor yanları var. Örneğin tek bir yanlışta her şey mahfolabiliyor. Bu yüzden çok dikkatli hazırlanıyoruz.
Filmin hikâyesine gelince, izleyici bu filmde gerçek bir hikâyeyi izleyecek. 1955 yılında zorluklarla geçen Türk ve Yunan iki gencin arasındaki bir aşk hikâyesini anlatıyor. Film konusunda en büyük desteği ailemden alıyorum. Bu hikâye üzerinde çok uzun bir zaman çalıştık ve en nihayetinde senaryo haline getirdik. Filmin senaryosunu annem yazdı. Oyuncu kadromuz Batı Trakya ve İstanbul’dan oluşuyor. Bu filmde oldukça kalabalık bir ekiple çalışıyoruz. Teknik ekibimiz İstanbul ve Atina’dan.
Çekeceğim filmle vermek istediğim mesaj ise şudur; Doğup büyüdüğüm Batı Trakya topraklarındaki gençlerin de kültür sanat ve sinema sektöründe kendilerinin de güzel projeler yapabileceklerini göstermeyi hedefliyorum. Bu tür kültürel ve sanatsal faaliyetler yaparak Batı Trakya gençlerinin özgüveninin daha da arttıracağına inanıyorum ve bizden sonraki nesle de daha faklı projeler üretmelerine katkı sağlamak istiyorum.
Bu filmde izleyici hafızalardan silinmeyecek bir aşk filmi izleyecek. Ayrıca ilk sinema filmim olmasından dolayı büyük bir heyecan içerisindeyim.”