Hebilköy İmamı Ali Mahmut Paşa karakola ifadeye çağrıldı
Kozlukebir Belediyesi’ne bağlı Hebilköy’de yıllardan beri imamlık yapan din görevlisi Ali Mahmut Paşa, dün 25 Nisan 2020 Cumartesi sabahı Sirkeli Karakolu'na if
Kozlukebir Belediyesi’ne bağlı Hebilköy’de yıllardan beri imamlık yapan din görevlisi Ali Mahmut Paşa, dün 25 Nisan 2020 Cumartesi sabahı Sirkeli Karakolu'na ifadeye çağrıldı.
Sirkeli Polis Karakolu Müdürü, din görevlisi Ali Mahmut Paşa’yı yurtdışında çalışan Hebilköylü bir soydaşın Ramazan ayının ilk gününde akşam saatlerinde sosyal medyada Hebilköy isimli facebook sayfasında Hebilköy Camii’nde cemaatin göründüğü bir videoyu paylaşması nedeniyle ifadeye çağırdı.
Hebilköy İmamı Ali Mahmut Paşa, Ramazan ayının ilk gönünde iftarını yaptıktan sonra camiye giderek yatsı ezanını okudu. Camiden ayrılan imam evine giderek aile fertleri ile birlikte teravih namazını kılmaya başladı. Namaz sırasında bilmediği bir cep telefonu numarası tarafından ısrarla arandı.
İmam Paşa, namazı bitirdikten sonra kendisini ısrarla arayanın kim olduğunu merak ederek numarayı aradı. Karşısında Yunanlı birisini buldu ve kendisine camide topluca namaz kılmışsınız bir video paylaşılmış diyerek imamı karakola ifadeye çağırdı.
Dün sabah Sirkeli Polis Karakolu’na giden din görevlisi Paşa’ya, müdür yasak olmasına rağmen camide neden topluca namaz kıldıklarını sordur. Hebilköy imamı, koronavirüsle mücadele kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda 6 haftadan beri camide ne beş vakit ne de Cuma namazlarının toplu halde kılınmadığını dile getirdi.
Ancak, müdür sosyal medyada Hebilköylü soydaşın videosunu imama göstermeden ısrarla camide toplu namaz kılındığını savundu.
Camide toplu namaz kılındığını iddia eden, adeta psikolojik baskı yapan müdürün iddiasını imam ısrarla kabul etmedi. Camide kesinlikle cemaatle namaz kılınmadığını savunan hatta kendisine inanmaması halinde köyden istediği kişiyi de arayabileceğini belirten köy imamı Paşa, müdürden kendisine camide toplu namaz kılındığına dair bir delil bir kanıt göstermesini istedi.
Köy imamının iddiaları kabul etmeyeceğini fark eden müdür, ilk başta göstermek istemediği facebookta Hebilköylü soydaşın paylaştığı camide cemaatli videoyu imama delil olarak gösterdi.
Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü’ne bağlı görev yapan Hebilköy İmamı Ali Mahmut Paşa, paylaşılan videonun bu seneye ait olmadığını bundan birkaç yıl önce köyde düzenlenen bir etkinliğe ait olduğunu söyledi.
İlginç olan şey, video sosyal medyada paylaşlışdıktan daha yarım saat bile geçmeden imamın karakolun sabit hattında değil de cep telefonundan ısrarla aranması ve onu hemen ifadeye çağırmasıdır.
Millet Gazetesi olarak, bu olayı öğrendikten sonra Hebilköy İmamı Ali Mahmut Paşa’yı aradık ve yaşananları anlatmasını istedik. Din görevlisi Mahmut Paşa, bizlere şunları anlattı;
“Ramazan'ın birinci gönünde ikinci teravih namazını evimde aile fertleriyle birlikte kılarken telefonum ısrarla çalmaya başladı. Namazı bitirdikten sonra bende merak ettim ve aradım. Karşıma Yunanlı çıktı ve dedi ki seni aramamın nedeni seni Sirkeli’ye karakola davet ediyorum. Ben de kendisine sebep ne diye sordum. O da dedi ki camide toplanıyormuşsunuz. Kendisine ispatınız nerede diye sorduğunda Facebook'ta paylaşılan bir videoda gördüm dedi. Ben de kendisine böyle bir şeyin olmadığını söyledim. Kendisi bana bu konu telefonda konuşulacak bir şey değil diyerek beni Sirkeli Polis Karakolu'na çağırdı. Ben de tamam diyerek dün sabah karakola gittim.
Polis müdürü, söze başlarken bana sana müdür olarak değil Yannis olarak yani ismini kullanarak o şekilde konuşacağım bir arkadaş bir dost olarak dedi. Devamında Hebilköy’de ne oldu diye sordu. Ben de bir şey olmadı diye cevap verdim. Bir şeyler oldu toplanmışsınız namaz kılmışsınız camide dedi. Ben böyle bir şey yok dedim. Yalan olduğunu söyleyerek onu reddettim ve kendisine bunu ispat et dedim. Bana bir köylümüzün sosyal medyada paylaşmış olduğu bir videoyu gösterdi ki ben de o videoyu görmüştüm. Ben kendisine evet bu video gerçek ve Facebook'ta paylaşıldı ama bunu paylaşan ben değilim başka bir arkadaşı dedim. Ayrıca bu videonun bu Ramazan ayına ait olmadığını ilave ettim ve en azından 5-6 yıl öncesine ait olan olduğunu söyledim. İlk etapta böyle bir şey olduğunu söyleyen müdür daha sonra bana böyle bir şey oldu mu olmadı mı diye sormaya başladı. Ben de kendisine böyle bir soruyu kabul etmediğimi çünkü böyle bir şeyin olmadığını söyledim. Mübarek Ramazan ayında olduğumuzu oruçlu olduğumu ve eğer inanmıyorsanız Kur'an-ı Kerim'i getirin size yemin edeyim dedim. Ben kendi adımdan ne kadar eminsen köyümüzde camimizde cemaatle namaz kılmadığımızdan da o kadar eminim. 6 haftadır Cuma namazını cemaatle kılmadığımızı ilave etti. Ayrıca müdüre bizim dinimiz İslam cemaatle kılmayı önemsiyor. Fakat hastalık olduğu zaman hele böyle salgın bir hastalık olduğu zaman dinimiz bizi bir araya toplamaya mecbur etmiyor. Yani cumaları bile cemaatle kılınması gerektiği halde cumalarını normal öğle namazı olarak evlerimizde kılıyoruz. Bizim dinimiz hassas bir dindir diyerek bu şekilde kendisine izah ettim. Tabi ben bunları anlattıktan sonra kendisi daha sonra bana biz de zor durumda kalıyoruz dedi. Müdür, ayrıca camilere gidip ezanı okuyabilirsiniz camide tek başına namaz kılabilirsiniz sözlerini de ekledi."