Hükümet, kendi müftülüklerine danışman ve sekreter ataması yapacak
Yunanistan Hükümeti Batı Trakya’daki müftülüklerin yapısını ve statüsünü ortadan kaldıran uygulamalarına hız kesmeden devam ediyor.
Batı Trakya’da bulunan İskeçe, Gümülcine ve Dimetoka müftülüklerine Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu’nun iradesi dışında kendi belirlediği şahısları müftü naibi olarak atayan Yunanistan devleti şimdi de müftülüklere yerleştirdiği bu kişilere danışman ve sekreter tayin edecek.
Eğitim Bakanlığı, Batı Trakya’daki tayinli müftülüklerde görev yapmak üzere altı kişilik kadro ilanında bulundu. Söz konusu memurlar Batı Trakya Türk Azınlığının tanımadığı Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka tayinli müftülerinin danışmanı veya sekreteri olarak görev yapacak.
İlanda her bir müftülük için bir danışman ve bir memur (metaklitos ipallilos: kamu sektöründe çalışmayan, uzmanlık veya bilimsel eğitimi nedeniyle bilgisini sunmak için çağrılan kişi) görevlendirilmesini öngörüyor. Danışmanların imzalayacağı iş sözleşmesi bir yıllık olacak ve sözleşme her yıl yenilenebilecek. Müftülüklerde sekreter olarak görev yapacak (metaklitos) memurların iş sözleşmeleri ise beş yıllık olacak ve en çok iki kez yenilenebilecek.
Geçen yıllarda, Batı Trakya Türk Azınlığı kurumlarının ve dönemin azınlık milletvekillerinin tepkisine rağmen müftülüklerin idari yapısı ve faaliyetiyle ilgili yapılan değişiklikler kapsamında, devletin Batı Trakya’daki müftülüklere Eğitim Bakanlığı’na bağlı memurlar atayabilmesi karara bağlanmıştı. Uluslararası anlaşmalar uyarınca Batı Trakya Türk Azınlığına bağlı olan ve özerk bir statüye sahip olması gereken müftülükler, yıllar içinde mevzuatta yapılan değişiklikler ve müdahalelerle bu statüsünü yitirdi. Devletin, azınlıktan gelen tepkileri dikkate almadan müftülüklerin statüsünde olumsuz değişikliklere neden olan idari kararları tek tek uygulamaya koyması dikkat çekiyor. Devlet bu son müdahalesiyle Batı Trakya Müslüman Türk Topluna ait en hassas kurum olan müftülükleri tamamen kontrol altın almaya çalışıyor.
Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu ise devletin bu dayatmalarına yıllardır karşı duyuyor. Soydaşlar kendi seçtikleri müftüleri ve bu müftülüklere bağlı din görevlileri ile dini yaşantısını planlıyor. Devletin tayin ettiği naipler ise devletin zoruyla topluma kabul ettirilmek istendikleri için Müslüman Türk Toplum tarafından kabul görmüyor.