Lozan'dan 90 yıl sonra bile Yunan devletinin zihniyeti Azınlığa karşı değişmemiş
Batı Trakya Müslüman Azınlığık Çocuklarının Eğitimi programı (Frangodaki Programı) ve Yunanistan Avrupa ve Dış Politika Vakfı 22-23 tarihlerinde Gümülcine’de Lo
Batı Trakya Müslüman Azınlığık Çocuklarının Eğitimi programı (Frangodaki Programı) ve Yunanistan Avrupa ve Dış Politika Vakfı 22-23 tarihlerinde Gümülcine’de Lozan Antlaşması ile ilgili kapsamlı bir konferans düzenledi. Valilik salonunda gerçekleşen, toplam 27 konuşmacının katıldığı “90 yıl sonra Lozan Antlaşması: Azılıklarla ilgili değişiklikler” konulu konferansa Türkçenin yasaklanması damga vurdu. İkinci oturumda söz alan, azınlığın tepkilerine dayanamayarak salonu terk eden Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Giorgos Kalancıs önce Türkçeyi yasaklaması ardından Türkiye’ye karşı tehditkâr konuşması ile konferansa damga vurdu.
“90 yıl sonra Lozan Antlaşması: Azılıklarla ilgili değişiklikler” konferansı, Cuma günü öğleden sonra başladı. Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nı ilgilendiren çok önemli konularda sunumların yapılacağı konferansa hem azınlıktan hem de çoğunluktan çok sayıda yönetici ve vatandaş ilgi gösterdi.
Toplam beş oturumdan oluşan iki günlük konferansın ilk oturumu, Anna Frangudaki başkanlığında saat 15:00’te başladı. Konuşmacılardan Marietta Giannaku: “Ayrımcılık yapmadan eğitimde fırsat eşitliği”, Cemil Kabza: “Azınlık yada devlet eğitimi”, Thalia Dragona: “Azınlık çocuklarının eğitimi gerçekten çift dilli mi?” ve İbrahim Onsunoğlu: “Azınlık ve devlet okulu ikilemi nasıl oldu?” konularında sunumlar yaparak katılımcıları bilgilendirdiler. Sunumların sonunda katılımcılar konuşmacılara sorular yönelttiler ardından konferansa ara verildi.

Evren Dede’nin Türkçe sunumunu Aydın Bostancı Yunanca okudu
Efi Foka'nın başkanlığını yaptığı ikinci oturum saat 18:00’de başladı. Oturumda Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Giorgos Kalancıs: “Trakya’da İslâm hukuku”, Halil Mustafa: “Bir avukatın Şer-i Mahkemelere bakışı”, Yiannis Kitcakis: “Müftü ve şeriat: Teokrasi ve modern Yunanistan’da hukuk kuralları” konularında sunum yaparken, “İslâm Aile Hukukuna azınlık nasıl bakıyor? konusunda Türkçe sunum yapması beklenen gazeteci Evren Dede’nin sunumu Türkçeye getirilen yasak nedeni ile Aydın Bostancı tarafından Yunanca okundu.
Türkçeye yasağı Kalancis’in getirdiği belirtildi
Konferansın ilk oturumu tamamlandıktan verilen arada ikinci oturumun konuşmacuları hazırlıklarını yaparken, konuşmacılardan gazeteci Evren Dede ise Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Giorgos Kalancıs, organizatörler Anna Frangudaki ve Thali Drago’na ile salonun girişinde ayaküstü mini bir toplantı halindeydi.
Oturum başlarken konuşmacılardan üçü yerlerini alırken, Evren Dede’nin yerine Aydın Bostancı oturdu, Evren Dede ise salonunu terk etti. Başlanğıçta değişiklik neden kaynaklandığını kimse anlayamadı. Evren Dede, daha önceden organizatörlere sunumu Türkçe yapacağını belirtmiş, konferansa özel bir tercüman davet edilmiş hatta katılımcılara kulaklıklar dağıtılmış olmasına rağmen Evren Dede’nin neden sunumu yapmadığı ilerleyen dakikalarda anlaşıldı.
Lozan’ın ve Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın konuşulduğu önemli konferansta Türkçe sunuma Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Giorgos Kalancıs’ın karşı çıktığı ve izin vermediği öğrenildi.
Önce Türkçeyi yasakladı ardından tehditkâr bir konuşma yaptı
Oturumda ilk sunumu “Trakya’da İslâm hukuku” konusu ile Giorgos Kalancıs yaptı. Türkçe sunumu engelleyen kişi olduğu anlaşılan Kalancıs, konuşmasında adeta Türkiye’ye ve seçilmiş müftülere karşı tehditkâr bir tavır takındı. Kalancıs, İstanbul’da Yunan azınlığın kalmadığını, Patriğin sadece Yunanistan’ın değil, 300 milyon Ortodoks Hristiyanın ruhani lideri olduğunu ve 2 milyar 200 bin Hristiyanın gözü Ayasofya’nın üzerinde olduğunu belirterek adeta Türkiye’ye mesaj ve gözdağı verdi.
Türkçeye yaptığı müdahale ile kalmayıp yaptığı tehditkâr konuşmasıyla da 27 konuşmacının katıldığı önemli konferansa gölge düşüren Kalancis, aynı zamanda Türkiye ve Yunanistan’ın da imzaladığı Lozan Antlaşmasından 90 yıl geçmesine rağmen, Türkiye-Yunanistan arasında iyi diyalog kurulması, işbirliğinin artması için yapılan çalışmalara, uğraşlara rağmen Yunanistan devletinin ne Türkiye’ye nede Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’na karşı bakış açısının ve zihniyetini değiştimediği gerçeğini de gösterdi. Bununla birlikte bundan sonra da azınlık sorunlarının çözümü için yapılacak çalışmaların azınlığın istediği gibi değil, devletin istediği gibi olacağını açıkça ortaya koymuş oldu.
İlhan Ahmet Türkçenin yasaklanmasını kınadı
Evren Dede’nin yerine neden Aydın Bostancı’nın oturuma katıldığı anlaşılınca konferansın ikinci günü sunum yapacak konuşmacılardan biri olan Sabık Milletvekili Av. İlhan Ahmet salondan ayrıldı. Bir süre sonra tekrar salona gelen İlhan Ahmet, Türkçeye getirilen yasağı kınadığını belirten Kınama-Duyuru yazısını katılımcılara dağıttı, konferanstan çekildiğini ve konuşma yapmayacağını belirtti.
İlhan Ahmet, konuyla ilgili kınama yazısında şunları belirtti: “Rodop ilinde, vilayet binasında "90 Yıl Sonra Lozan- Antlaşması: Azınlıkla İlgili Düzenlemeler" Kongresine konuşmacı olarak davet edilmiştim.
Kongrenin başladığı ilk gün, yani 22 Kasım Cuma günü kongrede konuşmacı olarak yer alan gazeteci Evren Dede’ye, kendisinin konuşmasını Türk dilinde yapacağını daha önce bildirmiş olmasına rağmen ve salonda tercüman temin edilmesine rağmen kendisinin TÜRKÇE konuşmasına müsaade edilmemiştir.
Kongreyi düzenleyen yetkililerin bu akıl almaz davranışlarını, en temel olan insan haklarına, azınlık haklarına, dil hürriyetine ve kişilik haklarına bir tecavüz olarak nitelendiriyor ve bu kararlarından dolayı bu kongreyi düzenleyenleri KINIYORUM.
Bu sebepten dolayı, yarın konuşmacı olarak davet edildildiğim "90 Yıl Sonra Lozan Antlaşması: Azınlıkla İlgili Düzenlemeler" kongresine KATILMAYACAĞIMI ve konuşmamı İPTAL edip daveti İADE ettiğimi kamuoyuna bildiririm.”
Organizatörler açıklama yapma ihtiyacı duydular
İlhan Ahmet'in salonda kınama yazısını dağıtmasının ardından konferansın organizatörleri açıklama yapma ihtiyacı duydular. Oturum devam ederken konuşmacısının sözünü bölen, mikrofonu eline alan Anna Frangudaki Evren Dede’nin Türkçe sunumuna izin verilmediği yönünde İlhan Ahmet’in yazılı tepki gösterdiğini konuşmacılara aktardı, yazıyı da oturumun sonunda okunacağını belirtti. Konuşmaları dikkatle dinleyen azınlık fertleri oturumun sonunda Türkçenin yasaklanmasına büyük tepki gösterdiler ve Evren Dede’nin neden sunum yapmadığının gerçeği organizatörler tarafından açıklanmasını istediler. Bunun üzerine Thalia Dragona söz aldı. Yaşananların üzücü olduğunu belirten Dragona, olayın konferansın gidişatını etkilememsine ve olaydan kendilerinin sorumlu olduğunu ifade etti. Ancak, azınlık ferlerinin tepkisi devam etti. Sabık Milletvekili Mustafa Mustafa, Eşitliğe İlk Adım Listesi Başkanı Sibel Mustafaoğlu, Gazeteci-Radyocu Necat Ahmet söz alarak getirilen yasağın önemli konferansa yakışmadığını ifade ettiler ve Türkçeyi yasaklayanları eleştirdiler.

Tepkilere dayanamayan Kalancıs salonu terk etti
Türkçe sunumun yapılmasına engelleyen kişi olduğu anlaşılan ve okları üzerine çeken Genel Sekreter Kalancıs, azınlık fertlerinden gelen tepkilere dayanamadı. Kalancıs, tartışmalar devam ederken yerinden katkarak organizatörlere gitmek zorunda olduğunu çünkü gecikmesi durumunda uçağı kaçıracağını ifade ederek salondan kızgın şekilde alelacele ayrıldı. Tartışmalar ve tepkiler sekreter ayrıldıktan sonra da devam etti.
Türkçe krizi konferansa ilgiyi azalttı
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı fertleri konferansın ilk gününe büyük ilgi gösterdi. Ancak, Türkçe'ye getirilen yasak güzel başlayan konferansın ikinci gününe ilgiyi azalttı. İkinci gün oturumları her ne kadar bazı azınlık fertleri de izlediyse de ilk güne gösterilen ilginin çok altında kaldı. Kalancıs'ın Türkçe sunuma gösterdiği tepkiyi kabullenmeyen çok sayıda Batı Trakya Türkü ikinci gündeki oturumları izlemedi.
Milletvekili Karayusuf Türkçe yasağını kınadı, konferanstan çekildi
İkinci günkü konuşmacılar arasında SYRİZA Rodop Milletvekili Ayhan Karayusuf da vardı. Milletvekili son oturumda söz alacak katılımcılara “Avrupa bağlamında Trakya’daki azınlık” konusunda konuşma yapacaktı. Ancak Türkçeye getirilen yasağa milletvekili de kayıtsız kalmadı. Hazırladığı kınama yazı ile yasağı kınadı ve konferanstan çekildi. Karayusufu’n kınaması katılımcılara çalışma arkadaşı tarafından okundu. Milletvekili kınama yazısında şunları belirttiyor;
“Devlet bir kez daha bizimle diyalog kurmaktan kaçındı…
Değerli Dostlar, Valilik Binasında yaşanan dünkü hoş olmayan olaylarla ilgili öncelikle şunu belirtmek isterim. Evren Dede’nin Türkçe konuşmasına izin vermeyen ya da vermeyenlere şunu hatırlatmakta fayda var. Biz Azınlık olarak her zaman devletle karşılıklı diyalog içerisinde olmak isteyenlerdeniz. Devlete karşı gelenlerden değiliz. Ancak, dünkü nahoş olaylar maalesef bir kez daha devletin bizimle diyalog kurmaktan kaçındığını göstermektedir.
Bugün Cumartesi, “90 Yıl Sonra Lozan- Antlaşması: Azınlıkla İlgili Düzenlemeler” kongresinin ikinci gününde, akşam oturumuna ben de diğer arkadaşlar gibi konuşmacı olarak katılmak üzere davet edilmiştim. Ancak, kongrenin başladığı ilk gün, yani dün 22 Kasım Cuma günü, kongrede gazeteci Evren Dede’ye, kendisinin konuşmasını Türk dilinde yapacağını daha önce bildirmiş olmasına rağmen ve kendisine tercüman temin edilmesine rağmen, kendisinin Türkçe konuşmasına müsaade edilmediğini üzüntü ve hayretle öğrendim.
Gümülcine (Komotini) Hastanesi yönetiminin geçtiğimiz günlerde dil ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan genelgesinden sonra, Azınlık Haklarını konu alan bir kongrede de aynı antidemokratik ve ırkçı uygulamanın yaşanmış olması nedeniyle, bu olaya konferans salonunda duyarlı katılımcılar tarafından verilen haklı tepkilere katılıyorum.
Kongreyi düzenleyen yetkililerin bu akıl almaz davranışlarını, en temel insan haklarına saygısızlık olarak nitelendiriyor ve bu kararlarından dolayı bu olaya sebep olanları kınıyorum. Ve ben de diğer Azınlık mensubu konuşmacı arkadaşlar gibi SYRİZA Rodop milletvekili olarak Cumartesi akşam oturumuna konuşmacı olarak davet edildiğim “90 Yıl Sonra Lozan Antlaşması: Azınlıkla İlgili Düzenlemeler” kongresine KATILMAYACAĞIMI ve hiçbir şekilde salonda bulunmayacağımı kamuoyuna beyan ediyorum.
Ve bundan böyle Azınlık insanını “ötekileştirmek” ya da “özünden koparmak” isteyen, çağ dışı anti-demokratik politikaların artık, ülkemiz Yunanistan’da son bulmasını ümit ediyorum.”
Sabık Milletvekili Mustafa Mustafa da konuşma yapmadı
Milletvekili Ayhan Karayusuf ile birlikte üçüncü oturumda söz alacak olan Sabık Milletvekili Mustafa Mustafa da konferansta konuşma yapmadı. Mustafa Mustafa, katılımcılara “Avrupa sürecinde Trakya’daki azınlık” konusunda sunum yapacaktı. Oturumun başında söz alan Mustafa Mustafa, ilk gün Türkçeye sunumun engellenmesini kınadığını ve oturumda konuşma yapmayacağını ifade etti. Mustafa Mustafa, ilk gün de olayı en çok eleştirenlerde biri olmuş ve Evren Dede’nin neden salonda olmadığı ve sunumun neden başka bir kişi tarafından yapıldığı konusunda organizatörlerdenaçıklama yapmalarını istemişti.
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nı ilgilendiren birçok konuda sunumların yapıldığı, 27 konuşmacının katıldığı, hem Yunanların hem Türklerin yoğun ilgisiyle başlayan “90 yıl sonra Lozan Antlaşması: Azılıklarla ilgi değişiklikler” konulu konferansa ne yazık ki Türkçeye getirilen yasağın gölgesinde kaldı. Konferansta bazı konuşmacılar azınlık aleyhinde sunumlar yaptıysa da azınlık konuşmacıların dışında Yunanlı konuşmacılardan da azınlık lehinde sunumlar yapanlar ve görüş belirtenler oldu.




