Kurban Yardim 2024 Kurban Yardim 2024

Mandacı'dan yeni yılın ilk bombası: Azınlık olarak yeni bir siyasi oluşuma gitmeliyiz

İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı 2011 yılını düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Mandacı 2 Ocak Pazartesi akşamı İskeçe’nin Elena otelinde gerçekleş

Batı Trakya 10 Ocak 2012
Mandacı'dan yeni yılın ilk bombası: Azınlık olarak yeni bir siyasi oluşuma gitmeliyiz

İskeçe Milletvekili Çetin Mandacı 2011 yılını düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Mandacı 2 Ocak Pazartesi akşamı İskeçe’nin Elena otelinde gerçekleştirdiği basın toplantısında çok önemli açıklamalarda bulundu. Azınlık basınıyla bir araya gelen milletvekili Çetin Mandacı, yeni yıla damgasını vuracak olan bir açıklamada bulunarak, "Artık D.E.B Partisini de aşmalı ve yepyeni bir siyasi örgütlenmeye gitmeliyiz. Azınlık artık eskileri geride bırakmalı ve önünü açacak yeni oluşumlarla, yeni siyasi örgütlenmelerle ileriye gitmeyi düşünmelidir." dedi.

Her yılın başında İskeçe'deki Elena otelinde Azınlık basınıyla bir araya gelerek geçmiş yılın değerlendirmesini yapan ve gelecekle ilgili düşünce ve projelerini anlatan Mandacı, 2 Ocak Pazartesi günü 2012 yılının ilk bomba açıklamasını yaptı. Söz konusu açıklamanın, önümüzdeki dönemde çok tartışılacak ve kamuoyunun gündemini meşgul edecek olan temel gündem maddelerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

PASOK, AZINLIĞA VERDİĞİ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEDİ
Basın mensuplarıyla sohbet şeklinde gerçekleştirdiği toplantıda sorulara yanıt veren Mandacı, geçen yılı ve Yorgo Papandreu başbakanlığındaki hükümet döneminin icraatlarını değerlendirdi. Değerlendirmesinde, Papandreu'nun verdiği sözleri yerine getiremediğini, parti içindeki milliyetçi kanadı aşamadığını ve dolayısıyla başarısız olduğunu söyledi. Konuşmasında mensup olduğu PASOK partisini eleştiren ve partisini azınlığa verdiği sözleri tutmamakla itham eden Mandacı, ekonomik krizle mücadele konusunda eski Başbakan Yorgo Papandreu ve hükümeti şartsız desteklediklerini ancak karşılığını alamadıklarını söyledi. Mandacı, Başbakan Papandreu’nun müftülük sorununu çözme konusunda Türkiye Başbakanı Erdoğan’a söz verdiğini dile getirdi ancak bu sözün halen yerine getirilmediğinin altını çizdi.

 

Mandacı, ayrıca geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı Pangalos’un bürosunda yapılan müftlük sorunuyla ilgili olarak da azınlık milletvekilleri olarak kendilerine bilgi verilmediğini söyledi. Bu konuda da eleştirilerini dile getiren milletvekili, bu konuda kendileriyle daha önce defalarca toplantılar yapıldığını ve müftülük seçimi konusunda azınlığın fikirlerini hükümete aktardıklarını belirtti. Ancak buna rağmen Pangalos’un bürosunda yapılan toplantı ile ilgili olarak ne toplantı öncesi ne de sonrasında iki azınlık milletvekiline herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti.

 

Milletvekili Çetin Mandacı, önümüzdeki seçimlerde adaylığıyla ilgili durumun ve gidişatın meclise gelmesi beklenen müftülük yasasına bağlı olduğunu açıkladı. Mandacı, “Meclise getirilecek yasa azınlığın kabul edeceği yasaysa devam etmemem için bir neden yok” dedi.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK, ARTIK SIRA ONLARDA
Mandacı, ülkenin zor ekonomik krizi aşması noktasında üzerlerine düşen sorumluluk ve görevi milletveklleri olarak yerine getirdiklerini, ancak hükümetin kendilerini hâlâ ciddiye almadığı ve temel sorunlarına çözüm getirmek için gereken samimiyeti ortaya koymakta ihtiyatlı davrandığını ifade etti.

 

2011 yılının sonuna gelindiğinde ülkemizde siyasi partilerin azınlığımızı halen küçümsemesini bir hayal kırıklığı olarak değerlendiren Mandacı, “Karşımızda yıllarca bu topluma önyargılı bakan bir devlet var.  Bu toplum yıllarca gerek sosyal alanda gerek ekonomik alanda hep kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Eğitim ortada, dini özgürlükler ortada. Eski zihniyetin artık geriye döndüğünü görüyorum. Tüm siyasi partilerin azınlıktan özür dilemesi lazım. Azınlık oyları bundan sonra su taşıyıcı olmayacak, benim tavrım bundan sonra bu şekilde olacak” dedi.

ASIL BOMBA ŞUBAT'TA
Şubat'a kadar Azınlık Sorunlarının çözümü noktasında bir gelişme olmazsa, artık farklı bir siyasî tavır ve yol izleyeceğini ifade eden Mandacı, sürpriz açıklamalarını yine Azınlık basınıyla büyük bir köyümüzde yapacağı Şubat ayı toplantısında kamuoyuna duyuracağını belirtti.

Mandacı, Azınlık için yeni bir siyasî yol haritası çizmek için tartışmaların başlatılması gerektiğini, bu akşamki basın toplantısıyla asıl amacının da bunu bir şekilde başlatmak olduğunu belirtti. Mandacı şöyle konuştu:

 

“Azınlığın örgütlenmesi çok çok önemli. Diğer alanlarda olduğu gibi siyasi alanda da bir örgütlenme bozukluğu var. Örgütlenebilseydik ve karar mekanizmalarımız olmuş olsaydı azınlığın durumu şu anda çok daha farklı olurdu. Herşeyden once Yunanistan’daki siyasi sistemin karar vermesi lazım. Azınlığı istiyorlar mı, istemiyorlar mı? Hem azınlığın oyunu isteyeceksin hem de azınlığın sorunlarının çözümü noktasında adım atmayacaksın, bu böyle olmaz. Bizim de artık buna karşı tavrımızı ortaya koymamız gerekiyor.

 

Hatırlarsanız Gökçeler köyünde bir etkinlikte DEB partisini azınlık olarak desteklememiz gerektiğini söylemiştim. Bunlar basında yer aldı. Benim görüşüm aynı şekilde, hatta ben bir adım ileri giderek buradaki Müslüman Türk toplumunun organize olması gerektiğini söylüyorum, yeni bir siyasi yapılanmaya girmemiz lazım, DEB Partisini de aşmamız lazım, çok daha büyük bir siyasi yapılanmaya girmemiz lazım. Bundan daha doğal birşey olabilir mi? Ülkemizeki siyasi yapılanmaya baktığımızda tüm siyasi partiler sınıfta kalmıştır. Bu partilerin hepsinin halktan özür dilemesi lazım. Benim partim Pasok başta olmak üzere tüm siyasi partilerin bugüne kadar yaptıkları yanlışlar için azınlıktan özür dilemesi lazım. Özellikle Samaras’ın iki defa özür dilemesi lazım. Bundan sonra azınlığın oylarını bu kadar kolay alacaklarını düşünüyorlarsa büyük bir hata yaptıklarını göreceklerdir. Bundan sonra azınlık insanı bu partilere su taşıyıcı olmayacak. En azından benin temennim bu şekilde ve çabalarım da bu şekilde olacak. Şubat ayında kısmetse tekrar büyük bir köyümüzde bu toplantıyı yapacağız ve yeni siyasi yapılanma ile ilgili olarak bu toplantıda sorularımıza belki de daha net cevaplar verebiliriz. Ama şimdi bunun bir müddet konuşulup tartışılması gerekir diye düşünüyorum.”   

 

DEĞİŞEN DÜNYANIN GERİSİNDE KALMAMAK İÇİN YENİ OLUŞUMLARA GİDİLMELİDİR
Mandacı, toplantıya damgasını vuran açıklamasını şu sözlerle dile getirdi: "Dünyada her şey değişiyor, eskiler geride kalıyor. Değişen dünyada bizler Azınlık olarak daha fazla geri kalmamak için gereken değişimi kendi adımıza yapmalıyız diye düşünüyorum. Artık eski düşünce yapılarıyla, eski siyasî kalıplarla ve anlayışlarla bir yere varamadığımızı anlamalıyız. Yerimizde sayacağımıza bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi düşünmeli ve tartışmalıyız. Ben bu tartışmayı başlatıyorum. Azınlık artık her konuda yenilenmelidir. Bu yenilenmeye ilk adımı da siyasî alanda başlatmalıdır. Benim kişisel kanaatim bu yöndedir. Buna artık herkes fikriyle katılmalı ve en doğrusunu bulmak için gayret göstermeliyiz. Eski kafayla, eski yapı ve oluşumlarla bir yere varamadığımız ortadadır."


MÜFTÜLÜK SEÇİMİ KONUSUNDA ÖNERİLERİMİZİ YAPTIK

Milletvekili Mandacı toplantıda kendisine yöneltilen bir soruya cevaben müftülük seçimi konusunda önerilerini devlete sunduklarını belirtti. Seçilecek müftünün görev süresi ile ilgilii olarak 7+7 yıl olarak anlaştıklarını belirtti. Müftünün yargı yetkileri konusunda ise kendilerine “Sizin bildiğiniz anlamda müftünün şer’î yetkileri yok. Bu aynı zamanda bizim toplumumuzun kültürünün bir parçası. Azınlık insanı da bu yetkilerin müftüde kalmasından yana dedik ve bunu da kabul ettiler” dedi. Mandacı “Konuştuğumuz bir diğer nokta müftünün seçim usulü hakkındaydı. Biz bu noktada müftülerin bilirkişi olan seçici bir kurul tarafından seçilmesini önerdik. Bu seçim kurulunda da İlahiyat Fakültesi mezunları, imamlar ve köylerin vakıf heyeti başkanlarının olmasını önerdik. Onların teklifi ise 30 kişi İskeçe’de, 30 kişilik bir heyetin Gümülcine’de ve 10-15 kişilik bir heyetin de Evros bölgesinde oluşturullması ve müftünün bu heyetler tarafından seçilmesi oldu. Ancak bu heyetlerin imam ve vaizler arasından kurra çekme usulü ile belirlenmesini önerdiler. Biz de kendilerine bu kurra çekme meselesinin hem demokratik olarak doğru olmadığını hem de dinimizce bunun uygun olmkadığını ve bunu kabul edemeyeceğimizi ifade ettik. Biz kendilerine yine aynı teklifimizi söyledik. İlahiyatçıların tamamının olmasını kabul ettiler, imamları da kabul ettiler ama gerek mütevelliler gerekse heyetin rakamı konusunda kafalarında soru işaretleri kaldı. 50-60 kişilik heyetlerin oluşması ve imamlar arasından kurra çekilmesinden bahsettiler. Bu konu böyle kaldı ve muhtemelen gelecek yasada imamların durumu karşımıza çıkacak. Tabii burada 240 din adamı yasasını da karşımıza çıkaracaklar. Bu yasayı kabul ettirmeye çalışacaklar. Tabii biz bu 240 din adamı yasasının her zaman iptalini istedik. Büyük bir ihtimalle müftülük seçimi ile ilgili üzerinde çalışılan yasa ile 240 din adamı yasasını beraber önümüze getirecekler. Elbette bizim bu yasayı bu şekilde kabul etmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.   


YUNANİSTAN, TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK ALMALI
Yunanistan artık Azınlık sorunlarının halli konusunda adım atmalıdır, diyen Mandacı Türkiye'nin gayrı müslim azınlıklara yönelik attığı adımların takdire şayan olduğunun altını çizdi ve Yunanistan'ın da artık kendini aşacak benzer adımları atması gerektiğini kaydetti. Mandacı konu ile ilgili şunları aktardı:

 

“Türkiye ne yaptı? Vakıflar yasasını geçirdi, gayr-i müslim azınlıkların resmi dairelere gittiklerinde kendilerine bir kolayık sağlanması için genelde hazırlandı, yine onların basınına yardım edilmesi için karar çıkarttı, AİHM kararına uyarak yetimhaneyi patrikhaneye iade etti, Türk vatandaşı olmayan din adamlarına Türk vatandaşlığı verdi, hatta ve hatta Türkiye’nin Başbakanı Sayın Erdoğan çıktı yılbaşında gayr-i müslim azınlıkların bayramını kutladı. Gelelim bizim tarafa, kaç tane başbakan bugüne kadar resmi ağızdan bizim bayramımızı kutladı. Türkiye’de gazetecilere az da olsa bir yardım yapılırken bura bir AB ülkesinde azınlık basınına orantısız cezaların verildiğini görüyoruz. Vakıflarımızın hali ortada. Bizim Başbakan Demircik köyüne gelmişti. Orada bir talep oldu soydaşlardan. İskeçe hastanesinde soydaşlarımızın ibadet edebileceği 10 metrekarelik bir yer istendi. Başbakan söz verdi. Fakat halen bu 10 metrekarelik oda bir türlü bulunamadı. Papandreu maalesef istediği gibi yönetemedi.”

SÖPA’NIN KAPATILMASI TARİHİ BİR OLAY

Milletvekili Mandacı, SÖPA’nın kapatılmasını tarihi bir olay olarak nitelendirerek, yerine açılan Selanik Üniversitesi’ne bağlı bölümü çok daha iyi ve daha demokrat bir adım olarak tanımladı. Mandacı yeni bölümle ilgili olarak “Cunta döneminin bir kalıntısı olan SÖPA’dan çok daha iyi olacak. Eksikleri olabilir ama onlar da zamanla aşılacak” diye konuştu.

 

Mandacı ayrıca okulların birleştirilemesi konusunda azınlığın ilgili kurumları ve devletin işbirliği içerisinde hareket ederek tarihte örneğine az rastlanan bir çalışma gerçekleştirildiğini belirtti.

2012 ve 2013 yıllarının çok zor yıllar olacağını söyleyen Mandacı, Yunanistan’da milliyetçiliğin de artacağı tahmininde bulundu. Bizleri çok zor bir yılın beklediğini söyleyen Mandacı, “Yunanistan’ın Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasını en azından 48 saatliğine kaldırması lazım. Bu bölge inanç turizmine açık. Ben olsam ülkedeki tüm Osmanlı eserlerini onarırdım. Türk vatandaşlarını Yunanistan’a çekmek için herşeyi yapardım. Turizm Yunanistan’ı kurtaracak bir şeydir. Yunanistan özellikleri Türk vatandaşalarını çekmek için herşeyi yapmalıdır” dedi.

 

Mandacı toplantı sonunda basın mensuplarına teşekkür etti. Bir sonraki toplantının büyük bir köyümüzde gerçekleşeceğini belirtti.

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr