Milletvekili Karayusuf 2014 yılı mali bütçesi hakkında mecliste konuştu
Yunanistan Meclisinde 2014 yılı mali bütçe görüşmeleri sırasından SYRİZA Rodop Milletvekili Ayhan Karayusuf da söz alarak konuşma yaptı. Milletvekili Karayusuf,
Yunanistan Meclisinde 2014 yılı mali bütçe görüşmeleri sırasından SYRİZA Rodop Milletvekili Ayhan Karayusuf da söz alarak konuşma yaptı. Milletvekili Karayusuf, konuşmasında şunları belirtti;
"2014 bütçe tasarısı, memorandum politikaları döneminin en zor ve bugüne kadar uygulanmışların en sert sürümüdür. Burada temel hedef, faiz dışı fazlanın belirli bir seviyeye ulaştırılmasıdır. Ancak, hükümet bunu ne şekilde ve nasıl başaracaktır?.. Gerekli toplumsal ihtiyaçlara karşı yetersiz kalan devlet fonlarıyla mı?
Belirtmek isterim ki, Gümülcine (Komotini) Devlet Hastanesi kapanmak üzere. Hastanemizde sağlık personeli eksikliği sebebiyle bir çok sağlık bölümü kapanmış durumda ve hastane koridorları tedavi edilmeyi bekleyen hastalarla dolu. Devlet, sefalet ve sosyal felaket üzerinden mi faiz dışı fazlalık yaratmak istiyor?
Devlet, Yerel Yönetimlere yeterli finansal desteği sağlamayarak, “işletme kârlılığı” konusunda yeni bir alan oluşturmaya çalışmaktadır. Bu da, bizim Yerel Yönetimlerle ilgili politik değerlendirmemizi doğrulamaktadır. Devlet, yerel yönetimlere gerekli ödeneği keserek mi faiz dışı fazlalık yaratacak?
Kamu Yatırım Programları’nda azalma görülmektedir. Gümülcine - Nimfea - Bulgaristan dikey eksen yolu turizm sezonunun bittiği bir dönemde birçok kusur ve eksikliklerle açılmış ve bir kez daha bölgemiz ve bölge halkı kalkınma fırsatlarından mahruz bırakılmıştır.
Çiftçilere vergi iadelerinin verilmemesi de var… Rodop ilindeki çiftçiler ve ülke genelinde olduğu gibi kendi sınırlarını aşmış durumdalar. Yeni 2014-2020 Ortak Tarım Politikaları önceki dönem tarım politikalarına göre çiftçilerimiz için, özellikle de Trakya’daki tütün üreticileri için mevcut kaynaklardan çok daha azdır. Bugün, çiftçilerimize çözüm getirebilecek “ulusal üretim ve gelişim projesi” var mıdır? Böyle bir projeyi hiçbir yerde göremiyoruz. Bugün için, Rodop ilinde 8000 ailenin geçim kaynağı, yalnız tütündür. Sosyal ihtiyaçlarının karşılanması bağlamında büyük bir tarım reformu için bir plan, bir öneri, bir umut var mıdır?.
Trakya’da son günlerde küçükbaş hayvanlarda görülen “çiçek” hastalığına radikal önlemler alacağınıza, -ilk anda daha hükümeti uyarmamıza rağmen- hastalığın yayılmasına göz yumdunuz ve kısa bir süre içinde bu salgın hastalık tüm Trakya’ya yayılarak, birçok hayvana bulaşmıştır. Böylece bölgemizdeki hayvancılığı da tahrif etmiş oldunuz.
Bir başka konu da, Trakya’yı koskaca bir göçmen barındırma kampına dönüştürmeniz. Sanki bu tutuklu göçmenler, birer suçlu mahkum… Öte yandan da, emniyet personeli eksikliğinden Rodop Emniyet Teşkilatı vatandaşın asayişini sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Ve bugün bölgemizde devriye gezecek polis araçlarında -gerekli maddi kaynağın eksik olması sebebiyle- yakıt sıkıntısı görülmektedir. Dolayısıyla, devletin asayiş birimlerinin eş zamanlı çalışma yokluğundan suç oranları artmış ve suçlular bölgemizde cirit atmaktadır. Trakya’yı soygunculara teslim ederek mi kalkındıracaksınız?
Hükümet vatandaşını bu kış döneminde “rahatlatmak” açısından, Özel Tüketim Vergisi’ni düşürmeyi ve hanelerin ısınması için ucuz yakıt sağlamayı bile cesaret edemiyor. Mesele yalnız hanelerin ısınamaması değil. Aynı zamanda Eylül ayından itibaren -ki Rodop ilinde soğuklar o zaman başlıyor- okulların yakıt harcaması için bütçe ayrılmaması ya da az bir bütçenin ayrılması minik çocuklarımızın üşümelerine, hastalanmalarına neden olmaktadır.
Mazotun pahalı olması çiftçilerimizin de belini bükmüştür. Çiftçilerimiz tarlalarını pahalı mazotla sürmek, ekmek ve sulamak zorunda…
Bir başka sorun da, bugün hükümet eğitimden uzak, “Kur’an Kursu” öğretmenliğiyle alakasız kişilere para dağıtmak istemektedir. Diğer yandan da okullardaki öğretmen eksiğini gidermek ve Azınlık eğitimini “iyileştirmek” için herhangi bir çaba göstermemektedir.
Gümülcine (Komotini) Sanayi Bölgesi hükümetin ilgisiz ve sessiz kalması dolayısıyla harap olmuş durumda, birkaç fabrikayla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Görülen o ki, hükümetin ilgisizliğinin dışında fabrikaların kapanmasına sebep olan bir de yerel girişimcilerin siyasi çevrelerle dönüşümlü olarak işbirliği yapmalarıdır. Ki, bu kişiler kalkınmayı hedefleyen yatırımlar yapacakları yerde devlet ödeneklerini bir güzel kendi aralarında bölüşmüşlerdir.
Bugün, görüşülen bu 2014 bütçe raporunu Troyka henüz muvafakat etmemiştir. Troyka bugün 1,5 – 1,9 milyar € (evro) arasında ek kısıtlayıcı önlemlerin alınmasını istemektedir. Bu da, ek bir bütçe tasarısının oluşturulması şansını artırmaktadır. Bugün görüşülen bu 2014 bütçesi, kağıt üzerinde bir öncekileri gibi tehlikeli bir bütçedir. Hatta, bu bütçe bugüne kadar yapılmış kötü hesaplardan daha da kötü göstergeler, sonuçlar doğuracaktır.
2014 Bütçesi’nde, bir önceki yıllarda da olduğu gibi değişmeyen tek ana unsur, yine çalışanların ve emeklilerin hedef alınmasıdır. Çalışanlar ve emekliler yine “vergi kurbanı” olmaya devam edecekler… 2011 yılından bu yana toplanan gayri yasal geçici ek vergiler (haraçlar), bugün kalıcı bir vergi haline getirilmiştir ve dolaylı yönden bu vergiler artırılmıştır. Görülen o ki; bir yıl boyunca daha dolaylı vergiler, vergi gelirlerinin büyük bir yüzdesini oluşturmaya devam edecektir.
Diğer yandan, yapılan tahminlere göre 2014’te Rodop ili de dahil olmak üzere ülkedeki işsizlik oranı zirve yapacağı yönündedir. Öyle ki, INE-GSEE’nin (ΙΝΕ-ΓΣΕΕ) tahminlerine göre, ülke genelinde ciddi bir yapısal işsizlikten sözedilmekte ve Yunanistan ekonomisinin -günümüzden- daha da derin bir çöküşe sürükleneceği öngörülmektedir.
Günümüzde, parmağımızın arkasına saklanmamızın bir anlamı yok. Sözde “kalkınma” uluslararası piyasalara bir sinyal olsa da, troyka ve memorandum için herhangi bir amaç ya da hedef değildir. Bu ülke içindeki durgunluk, toplumun büyük bir bölümünü felakete sürüklerken, küçük bir bölümüne de gerekli sermayeyi elde etmesini sağlamaktadır. Yani fakir tamamen fakirleşirken, zengin zenginliğine zenginlik katmaktadır. Madem ki Sturnaras’ın hedefi “gelişim-kalkınma”, kendisi bu sözüyle SYRİZA’nın dediklerinin tam tersini ifade etmektedir. Sturnaras “gelişim-kalkınma” derken, açıktan açığa toplumun küçük bir bölümünün kâr etmesini; emekçilerin, işsizlerin, çiftçilerin, emeklilerin yoksullaşmasını ve yıkımını kastetmektedir.
Bugün tüm yaşam zorluklarına rağmen geleceğimiz bizim elimizde. Gelin, hükümete karşı, memorandum ve Troyka’nın yoksulluk politikalarına karşı direnelim. 2014 bütçe tasarısı kesinlikle geçmemeli ve uygulanmamalı.
2014 bütçe hesapları ülkeyi çıkışı olmayan siyasi bir yola sürükleyeceği gibi ulusal egemenliğin de yok olmasına sebep olacaktır. Bu hükümetle Troyka’nın bir kenara çekilme zamanı gelmiştir. Halk gerekli cevabı verecektir. Biz SYRİZA milletvekilleri gerek meclis içinde, gerekse meclis dışında her gün hükümetin bu uyguladığı gaddar politikalara korkusuzca direniyor ve ülkenin bu kriz ortamından kurtulması için çaba gösteriyoruz, mücadele ediyoruz."