Milletvekillerimiz, Başkonsolos Sarnıç ile birlikte Büyükelçiler konferansına katıldılar
Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Büyükelçiler Konferansı çerçevesinde Edirne Trakya Üniversitesi’nde bir etkinlik gerçekleştiri
Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Büyükelçiler Konferansı çerçevesinde Edirne Trakya Üniversitesi’nde bir etkinlik gerçekleştirildi. Büyükelçiler Konferansının Edirne’deki ayağına milletvekillerimiz Ahmet Hacıosman ile Çetin Mandacı, T.C. Atina Büyükelçisi Kerim Uras ve T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç da katıldılar. Konferansa ayrıca IRCICA Genel Direktörü Dr. Halit Eren de iştirak etti.
T.C. Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu Edirne’deki programı esnasında milletvekillerimiz Ahmet Hacıosman ile Çetin Mandacı, Başkonsolos Mustafa Sarnıç ve IRCICA Genel Direktörü Dr. Halit Eren ile bir süre görüştü. Milletvekillerimiz aracılığıyla Batı Trakya Türkleri’ne selamlarını ileten Davutoğlu, Batı Trakya ziyaretinde Şahin köyündeki soydaşların coşkusunu halen unutamadığını ifade ettiği belirtildi.
Konferansta konuşan T.C. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin 2012 yılında uygulayacağı dış politikayla ilgili önemli mesajlar verdi. Davutoğlu, Balkanlara ve Ortadoğu'ya büyük bir haksızlık yapıldığına dikkat çektiği konuşmasında Avrupa'da ne zaman bir karışıklık, bir etnik çatışma olsa, hemen akla Balkanların ve Ortadoğu'nun geldiğini belirtti.
Davutoğlu şöyle konuştu:
"Oryantalist bakışla Balkan milletleri, Ortadoğu ülkeleri, birbirini öldüren kana susamış milletler. Halbuki 19’uncu asra kadar baktığınızda Balkanlar huzur içindedir. Edirne, Filibe, Selanik, Üsküp herhangi bir çatışmayı 19. yüzyıla kadar görmediler. 20. yüzyıl bu tarih döneminde maalesef kötü bir parantezdir. 1’inci ve 2’nci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve ardından Kosova ve Bosna'da yaşanan çatışmalar. Biz bu parantezi kapatmak istiyoruz. Bu savaşların hiçbiri Balkan milletlerinin kendi iradeleri ile çıkmış savaşlar değildir."
1990'lardan bugüne Balkan ülkeleri için çıkış yolunun Avrupa Birliği (AB) olarak görüldüğünü dile getiren Davutoğlu, fakat AB'nin şu an içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krizin, AB’nin geleceği hakkında soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'nin AB' üyesi olma isteğinin bitmeyeceğinin vurgulayan Davutoğlu, "Şimdi AB'yi bir barış projesi olarak sunmaya çalışanlar, Edirne ile Selanik'in, Edirne ile Filibe'nin arasına duvar örmeye çalışıyor. Bu duvar yaşamaz, bu duvar çökecek. Artık Avrupa'nın önünde birkaç milyar için bekleyen Türkiye yok. Kendi dinamizmiyle başka ülkelere deva olacak bir Türkiye var. Biz hasta adam değil, bir doktoruz, bir şifayız. AB üyesi olduğumuzda da, 2'nci sınıf ülke değil, karar alıcı ülkeler arasında yer alacağız." ifadelerini kullandı.