"Müftülüklerle ilgili bu kararname kabul edilemez"
Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nde, Batı Trakya'daki müftülüklerle ilgili yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ilgili olarak 1 Eylül Cum
Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nde, Batı Trakya'daki müftülüklerle ilgili yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ilgili olarak 1 Eylül Cumartesi günü yapılan toplantı sonucu bir açıklama yapan BTAYTD Başkanı Ercan AHMET, bu kararnamenin azınlık tarafından kabul edilemez olduğunu belirtti.
Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’ne üye avukatlar ve azınlık milletvekilleri, Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından 29 Ağustos Çarşamba günü yayımlanan müftünün yetkilerini, çalışma koşullarını, müftülüğe alınacak personelin özelliklerini, alınma kriterlerini ve görevlerini belirleyen Cumhurbaşkanlığı kararnamesini görüşmek ve gereken itirazları yapmak için 1 Eylül Cumartesi günü Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nde bir araya geldi.
BTAYTD’de yapılan toplantıya İskeçe ve Gümülcine’den avukatlar katıldı. Toplantıda SYRİZA Partisi Rodop Milletvekilleri Mustafa Mustafa ve Ayhan Karayusuf, Demokratik İttifak Rodop Milletvekili İlhan Ahmet ve SYRİZA Partisi İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek de hazır bulundu.
BTAYTD'ne üye avukatlar ve milletvekilleri müftülükle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hangi maddelerine itiraz edileceği konusunda fikir belirttiler. Toplantıda hem milletvekilleri hem avukatlar söz alarak itiraz edilmesi gerek maddeleri belirlediler.
Yaklaşık iki saat süren toplantının ardından Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsiller Derneği Başkanı Avukat Ercan Ahmet toplantıda konuşulan ve itiraz edilen maddelerle ilgili basın mensuplarına bilgiler verdi.
“İYİ NİYETLE HAZIRLANMIŞ BİR KARARNAME DEĞİL”
BTAYTD Başkanı Avukat Ercan Ahmet, basın toplantısında avukatların ve milletvekillerinin müftülükle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hangi maddelerine neden itiraz edildiğini açıkladı. Bu kararnamenin azınlık tarafından kabul edilemez olduğunu vurgulayan Av. Ercan Ahmet şunları belirtti:
“Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından 29 Ağustos Çarşamba günü bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandı. Bu yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi müftünün yetkilerini, mahkemedeki yetkilerini yani Usûl Hukuku Kurallarını ve bu mahkemenin çalışma koşullarını, oraya alınacak personelin özelliklerini ve kriterlerini, personelin yetkilerini ve görevlerini belirleyen bir kararnamedir. Dernek hukukçuları olarak bu kararnameye hızlı bir göz attık. Milletvekillerimizle birlikte bugün bir toplantı düzenlemeye karar verdik. Çok verimli bir toplantıydı, katılan arkadaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili yapılan toplantıda yapılan itirazlarla ilgili ağırlıklı olan görüş kararnamenin birinci kısmıyla ilgili çok büyük çelişkileri var, çok büyük yanlışlar var. Bunun da sebebi zaten hepimizin bildiği gibi bu yasanın hukukçular tarafından yazılmamış olması. Ondan dolayı çok eksikler var. Düzeltilemeyecek şeyler değil ama ciddi eksiklikler var. Bu konu tartışılabilir, buna karşı görüşlerle bu eksikler tamamlanabilir. Tabi ki iyi niyet olduğu takdirde. Bu tasarının iyi niyetle hazırlanmış bir tasarı olduğuna inanmıyorum. İyi niyetli hazırlanmış olan bir tasarı her türlü düzeltilebilir.
“AZINLIK KURUMUNDA KULLANILACAK DİLE MÜDAHALE EDİLİYOR”
Toplantıya katılan avukatların birinci bölümde itiraz ettikleri bir nokta da müftülükten çıkarılacak olan duyuruların, devletin resmi dili Yunanca ile birlikte Türkçe değil de Osmanlıca olacağının belirtilmesidir. Av. Ercan Ahmet kullanılacak dil konusunda Lozan Antlaşması’nın 36. maddesinin ihlal edildiğini dile getirerek şunları belirtti;
“Kararnamenin birinci kısmında 10 ve 11. maddelerinde devletin resmi dili kullanılacak diyor. Bu şekilde Lozan Antlaşması’nın 36. maddesinin açıkça ihlali var burada. Çünkü özerkliğini uluslararası antlaşmalarla kazanmış olan bir azınlık kurumunda kullanılacak olan dile müdahale ediyor. Çünkü Lozan’da 36. Maddede bunu açıkça beyan ediyor. Azınlık kurumlarında azınlık dilinin rahatça kullanılması gerekiyor. Bu azınlığın hakkıdır, bu asla ve asla bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kısıtlanamaz ve kısıtlanmaması gerekiyor. Bunun haricinde kararnamede müftülük tarafından çıkarılacak duyuruların Yunanca ve Osmanlıca yazılacağı belirtiliyor. Allah aşkına Osmanlıca kim konuşuyor.”
"TASARI MÜFTÜLERİN ÖZERKLİĞİNİ KALDIRIYOR, KABUL EDİLEMEZ"
BTAYTD Başkanı Avukat Ercan Ahmet, toplantı sonrası yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin ikinci bölümünün kesinlikle kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Ercan Ahmet, “Tasarının ikinci bölümü kabul edilemez, tümden reddedilmesi gereken bir tasarıdır. Çünkü müftülükler özerktir. Tasarının ikinci bölümü müftülüğün özerkliğini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Müftülüğü zaten azınlığın da kabul etmediği ve Lozan Antlaşmasına da karşı olan Lozan'ı da ihlal eden 1991'de çıkmış olan 1920 sayılı yasa, onun devamında 2018’de çıkmış olan yasa ve onlardan kaynaklanarak hazırlanan bu Cumhurbaşkanlığı kararnamesini azınlığın kabul etmesi mümkün değildir. Müftülük uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hakları olan özelliklerini uluslararası anlaşmalardan alan bir azınlık kurumudur.”
“KARARNAME LOZAN’NIN AÇIKÇA İHLAL EDİLMESİDİR”
Avukat Ercan Ahmet, yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin mevcut durumuyla müftülüğün özerkliğini ortadan kaldırdığını, bunun da Lozan’ın ihlal edilmesi anlamına geldiğine işaret ederek, “Bu kurumun özerkliğini basit bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle baypas edip onun yetkilerini alamazsınız. Orasını devlet dairesi gibi işletemezsiniz. Bu Lozan’ın açıkça ihlal edilmesidir. Anlamak için hukukçu dahi olmak gerekmiyor. Dolayısıyla derneğimiz hukukçuları olarak bizler bu tasarının bu şekilde gelmesine kesinlikle ve kesinlikle karşıyız. 1923 yılında Lozan Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın 36 ve 42 maddelerini yasayı hazırlayanların dikkatlice okumalarını rica ediyorum. Çünkü orada belirli şeyler, belirli kriterler uluslararası olarak düzenlenmiştir. Uluslararası anlaşmaların iç hukukun karşısında üstünlüğü olan kanunlar, maddeler olduğunu hukuk fakültesinin 1. sınıfında öğretiyorlar herkese.”
“CUMHURBAŞKANI KARARNAMESİ ASLA KABUL EDİLEMEZ”
Av. Ercan Ahmet, yayımlanan kararnamenin amacının yapmak değil yıkmak olduğunu belirterek, kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ahmet, “İşimize geldiğinde Lozan’a sarılmak işimize geldiğinde de Lozan’ı delmeye çalışmak, bu ciddi bir iş değildir. Özellikle ciddi bir kurumun yapacağı bir iş değildir. Bu asla kabul edilemez ve azınlık da asla bunu kabul etmiyor ve etmeyecektir. Müftünün bugün yargılama yetkisi konuları, işe alınacak olanlarda aranan şartlar, bir hatadan dolayı hemen basit bir şekilde işten çıkarma ve bunun tamamen Eğitim Bakanlığı ve Din İşleri Müdürlüğü’nün inisiyatifinde olması, bunları okuduğumuz zaman bunları incelediğimiz zaman bu tasarının amacının kolaylaştırmak değil zorlaştırmak olduğunu, yapmak değil yıkmak olduğu açıkça ortadadır. Bu tasarı asla kabul edilemez.”
“KARARA KARŞI İTİRAZ MEKANİZMASI YOK”
Yasada itiraz edilen bir diğer nokta da azınlığın beklentisi olan karara karşı itiraz mekanizmasının olmamasıdır.
Av. Ercan Ahmet, “Bir hukukçu gözüyle baktığımda yasadaki eksiklikler çok fazladır. Mahkemeye nasıl tebliğ edilecek düşünülmemiş. Çünkü dediğimiz gibi bir hukukçu tarafından hazırlandığına inanmıyorum. Ama kararın nasıl tebliğ edileceği düzenlenmiş. Halbuki kararın nasıl tebliğ edileceği, düzenlemenin amacı, karara karşı itiraz mekanizmasının çalışması için yapılır. Burada karara karşı itiraz mekanizması yok. Bu azınlığın önemli bir beklentisiydi. Hani itiraz mekanizması ikinci basamak olacaktı. Yunanistan’da biliyorsunuz yargılama aşaması 3 aşamadır. Birinci aşama, İstinaf ve Yargıtay. Burada öyle bir şey göremiyoruz. Burada eskiden olduğu gibi bir tek müftünün kararı tek ve kesin karar, itiraz edilmeyen karar.”
İTİRAZ RAPORU HAZIRLANIP EĞİTİM BAKANLIĞINA SUNULACAK
BTAYTD Başkanı Ercan Ahmet, yapılan itiraz toplantısından sonra her avukat itirazlarla ilgili dosya hazırlayıp derneğe sunacak. İtirazların tek dosya halinde toplanıp Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı’na sunulacağını belirtti.
“Biz Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin birinci kısmında beğenmediğimiz düzeltilmesi gerektiği, işlerliği olması gerektiği işlerliğini kazandırmak için yapılması gereken düzenlemeler konusunda tekliflerimizi bir kurul oluşturarak yazılı rapor halinde Eğitim Bakanlığı’na sunacağız.
İkinci bölümü tamamen reddettiğimizi, neden reddettiğimizi, nasıl olması gerektiğini ve açıkça sağlıklı, bilimsel bir raporla kendilerine ileteceğiz ve bu şekilde düzeltilmesini isteyeceğiz.
HUKUKÇULARDAN OLUŞACAK KURUL OLUŞTURULACAK
“Hukukçulardan oluşan yeni bir kurulu hızlıca oluşturacağız. Çalışma yapıp milletvekillerimizin yardımıyla bakanlıktan ilgili daireden randevu alınıp daha sonra oraya gidilerek hem yazılı sunacağız hem de fırsat verildiği takdirde dernekten bazı hukukçu arkadaşla yasaya karşı savunmamızı, yasalarla ilgili görüşlerimizi, itirazlarımızı anlatmaya ve onları ikna etmeye çalışacağız.”