SEÇEK Derneği üzerinde oynanan oyunlar soydaşlara bir bir anlatıldı
SEÇEK Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği, 2019 yılı mali kongresini Mehrikoz köyünde gerçekleştirdi. Dernek Başkanı Mesut Şerif, bölgede azınlığı kontrol altına a
SEÇEK Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği, 2019 yılı mali kongresini Mehrikoz köyünde gerçekleştirdi. Dernek Başkanı Mesut Şerif, bölgede azınlığı kontrol altına almak ve asimile etmek için Alevi-Sunni çatışması ila kirli senaryoları hayata geçiren derin devletin oyunlarını deşifre etti.
Bölge sakinlerinin büyük ilgi gösterdiği kongre 19 Ocak Cumartesi akşamı saat 20.00’da yapıldı. Kongreye civar köylerden yüzlerce soydaş katıldı.
Soydaşlar inanç farklılığı gözetmeksizin dayanışma, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek kongrenin başarılı geçmesini sağladılar.
Dernek Başkanı Mesut Şerif, kongrede dernek üyelerine konuşma yaptı.
Derneğin çalışmaları hakkında bilgiler veren başkan Şerif, derneğin üzerinde oynanan oyunlar, savcılığa verilen ifadeler ve açılan davalar hakkında katılımcıları detaylı olarak bilgilendirdi.
Başkan konuşmasında geçen yıl bölgede perde arkasında yaşanan süreci göre şu sözlerle aktardı:
“25 Ocak 2018 tarihinde bölgemizden 3 kişi toplanıp Tekke Kurulu’nu kuruyor ve üçü imzalıyor. Kuruluş evrakında, kendilerinin bölgede yaşayan 2 bin Alevinin temsilcisi olduklarını, bu kurulun kuruluş amacı ve faaliyetinin Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği’ni feshetmek (dağıtmak) olduğunu, Kamu Düzeninin söz konusu olduğunu beyan ediyor. Bunun için Dedeağaç Barosu avukatlarından vekil tayin ettiklerini ve üçü birlikte imzalıyorlar.
30 Ocak 2018 tarihinde Dedeağaç Savcılığına el yazısıyla yazılmış isimsiz bir ihbar gidiyor. İhbar eden, kendisinin Ruşenler Tekkesine bağlı bir Alevi olduğunu yazıyor. İhbar'da, “Sahte Müftü tarafından satın alınmış bir grup Alevi ve bir grup Sünni, dernek aracılığı ile adetlerimizi yok etmeye çalışıyor. Konsolosluğu kullanarak bizi korkutmaya çalışıyorlar. Bu şekilde psikolojimizi bozdular, hasta olduk. Her gün problem yaşıyoruz. Bir gün büyük kavga olacak. Konsolosluğu kullanarak bizi korkutuyorlar. Ülkemizde Türkiye tarafından baskı görüyoruz. Dernek kapatılmazsa huzur olmayacak. Bu konuyu araştırmanızı rica ediyorum.” deniyor. Bu evrak 30 Ocakta savcılığa ulaşıyor, savcı da 13 Mart 2018 tarihinde dosyaya koyuyor.
9 Mart 2018 tarihinde iki kişi ve 12 Mart 2018 tarihinde de bir kişi Dedeağaç Noterine gidip yeminli beyan veriyorlar. Yeminli beyanın içeriği: "1997 yılında dernek Tekke’ye yardımcı olmak adına kuruldu, zaman içinde dernek amacından sapmaya başladı, yavaş yavaş Sünniler derneğe girmeye başladı. Dernekte Alevilerin aleyhine gelişmeler olmaya başladı. Son zamanlarda dernek Alevilerin aleyhine propagandalar yapmaya başladı. Seçek’te yapılan yağlı güreş etkinliklerinde bize karşı propaganda yapılıyor ve bu şekilde bizi yok etmeye çalışıyorlar. Bunlar oluyor çünkü Dernek temsilcileri aşırı milliyetçiler tarafından yönlendiriliyor ve bunların faaliyeti kamu düzenini tehlikeye atıyor. Biz Aleviler dini ve kültürel mirasımızı korumakta kararlıyız. Bunun için de her türlü bedeli ödemeye hazırız. Yunan devletinden bizi korumasını talep ediyoruz, kendisi bizim vatanımızdır. Bir iki gün önce zaten olaylar oldu. Yaz dönemine yaklaştıkça bu olayların artacağı kesin. Ayrıca kendi panayırlarını bizim panayırla aynı tarihe koymuşlar. Bu çok şey ifade ediyor. Dernek ve üyeleri olaylar olması için uğraşıyor. Yukarıda adı anılan derneğin dağıtılması gerekiyor çünkü dinimize karşı savaşan insanlar tarafından yönlendiriliyorlar. Bize karşı dini nefret beyan ediyorlar. Yukarıda anlattıklarım bölgedeki tüm aleviler tarafından teyit edilebilir." Bu şekilde üçü de aynı ifadeyi veriyor. Bu ifadeleri, kurulmuş olan Tekke Kurulu evrakını ve 11.3.2018 tarihli "To Vima" gazetesinden "Erdoğan’ın Saldırganlığı Endişelendiriyor" başlıklı köşe yazısı, avukatları tarafından 13 Mart 2018 tarihinde Dedeağaç Savcılığına sunuluyor.
15 Haziran 2018 tarihinde yine Tekke Kurulu Dedeağaç soruşturma hakimine avukatlarının 13 Mart 2018 tarihinde yaptığı ihbar sonucu, sunulanları teyit etmek için şahit olarak ifade veriyorlar. Noter huzurunda verdikleri yeminli beyanlarının içeriğinin doğruluğunu teyit ediyor ve bu bahsettikleri eylemlerin Hasan Bekir Usta, Dilaver Bekir Usta, Mesut Şerif, Hüseyin Bekir Usta, Ali Pencal ve Selaetin Deli Bekir Çavuş tarafından işlendiğini beyan ediyorlar. Eğitim Bakanlığına kendilerini Tekkesi heyeti olarak tanındıklarını söylüyorlar. Facebook’tan topladıkları seçmece yazışmalar ile de iddialarını desteklemeye çalışıyorlar.
20 Temmuz 2018 tarihinde avukatları Ruşenler Tekke Kurulu’ndan aldığı yetki ile onların adına Dedeağaç Savcılığına bir dilekçe yazıyor. Bu dilekçe ile 27, 28 ve 29 Temmuz 2018 tarihlerinde derneğin faaliyet yapmasının yasaklanmasını talep ediyor.
Ayrıca 3 Eylül 2018 tarihinde bir kişi soruşturma hakimliğine ek ifade için gittiğinde, derneğin alanda etkinlik yapmasını önlemek için polisi aradıklarını, polislerin orada olduğu günlerde de Aleviler tarafından polislerin yeme içmesinin karşılandığını beyan ediyor.
Bu ifadeler sonucunda savcı 31 Temmuz 2018 tarihli yazısıyla yukarıdakileri ek ifade vermek ve 15 Haziran 2018 tarihindeki ifadelerinde söyledikleri ispat araçlarını sunmalarını talep ediyor ve soruşturma hakiminden bu şahısların 15 Haziran 2018 tarihinde verdikleri ifadelerde suçladıkları kişilerin de şikayet edilen kişiler olarak savunmalarının alınmasını talep ediyor. Bunun üzerine davacılar "Tekke Kurulu" 28 Ağustos 2018 tarihinde ek ifade veriyor. Ayrıca bu tarihte 2 kişiyi de davacıların önerdiği şahitler olarak dinliyor.
28 Ağustos 2018 tarihli ifadelerinde davacılar, derneği ayrımcılık ve ırkçılık yapmakla suçluyor. Dernek temsilcilerinin onları Alevilikten uzaklaştırmaya çalıştıklarını bunu da tehditli ve küfürlü mesajlarla yaptığını söylüyorlar.
Ayrıca derneğin tüm ilanlarında Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığına hitap ettiğini, kendilerinin buna karşı olduğunu Türk azınlık bulunmadığını, kendilerinin de Yunan vatandaşı olduğunu, Türk olmadıklarını beyan ediyorlar.”
SEÇEK'TE NELER YAŞANMIŞTI?
Türk Azınlık karşıtı yönetim Dedeağaç ve Rodop bölgesinde birlik ve kardeşlik içerisinde yaşayan Alevi ve Sünni soydaşlarımızı bölmek ve asimile etmek için yıllardır kirli senaryolarını hayata geçirmeye çalışıyor. Bu çerçevede geçen yıl geleneksel Seçek Yağlı Güreşleri ve Etkinliklerinin yapıldığı Seçek Yaylası'nda büyük bir kontrol ettiği ajanaları ile büyük bir skandala imza attı. Şenliklere giden binlerce azınlık mensubu Polisin ve Çevik Kuvvet (MAT) ekiplerinin engeliyle karşılaştı.
Polislerin engellemeleri üzerine biriken kalabalık emniyet yetkilileriyle tartışarak meşru bir izahat talep etti. Yetkililer, halka Seçek Yaylası'nda kendilerini orayı işgal eden bir grup sopalı ve öfkeli insanın beklediğini, oraya gitmeleri durumunda istenmeyen olayların çıkabileceğini, bu durumda can güvenliklerinin tehlikeye düşebileceğini ve bu sebeple kendilerine izin veremeyeceklerini söylediler. Yaylaya çıkmak isteyen bölge halkına izin vermeyen polisler ise yayladaki grubun sopalı bekleyişine müdahalede bulunmayarak şiddet kullanmaya hazır olanları korudu. Soydaşların bu konudaki büyük tepkisi karşısında polis yayladaki birkaç göstericinin sopalarını elinden aldı. Azınlıkta, bu olaylar derin devletin verdiği gözdağı olarak değerlendirdi.
Seçek yaylasında ise, Seçek Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği'nin etkinlikleri düzenlemesini geçen yıldan beri reddeden ve Seyyid Ali Sultan Dergahı bünyesinde kendi etkinliklerini bir önceki hafta düzenleyen kimseler bulunuyordu. Derin devletin kotrolü altındaki Seyyid Ali Sultan Dergahı daha önce yaptığı bir açıklamayla Seçek yaylasında başka bir etkinliğin düzenlenmesine hakkı olmadığı halde müsaade etmeyeceklerini açıklamıştı. Bunun üzerine bazı kimseler Seçek yaylasını günler öncesinden traktörleri ile istila etmiş, Seçek Derneği tarafından etkinliklerin yapılacağı gün de bizzat kendileri ellerinde sopalarla yaylaya çıkmışlardı.Ardından emniyet güçleri olay yerine intikal etmiş, ancak sopalı grubu yayladan uzaklaştıracağı yerde, Seçek Yaylası’na etkinlik yapmaya giden soydaşların yaylaya gitmesi engellenmişti. Kendilerini Seyyid Ali Sultan Dergâhı'nın yandaşları olarak addeden bir grup da vuku bulan bu utanç verici olayları kazanılmış büyük bir zafer olarak ilan etmişlerdi.
Azınlığın tuzağa düşürülmek istendiği anlaşılan bu provokatif ve tehlikeli oyunun senaryosunu devlete uygulatan karanlık zihniyetin kazdığı çukura kendisi düşmüş oldu. Çünkü azınlık toplumu bu zulüm karşısında dik durarak ve provokasyonlara aldanmadan kendisine yakışan bir şekilde demokratik tavrını ortaya koyarak olay yerinden ayrıldı.
Azınlık, Türk ve İslam düşmanı zihniyetin vermek istediği bu gözdağına rağmen geri adım atmayarak, Seçek Etkinliklerini bölgedeki başka bir alanda gerçekleştirdi. Böylece Azınlık toplumu derin devletin oyunlarına alet olanların karşısında tek vücut olduğunu bu provokasyonda bir kez daha dosta düşmana göstermiş ve kendisini asimile etmeyi amaç edinmiş Türk ve İslam düşmanı zihniyetin maskesini düşürmüş oldu. Dergah’a el koyanlar tarafından yapılan etkinlikte Yunanlı Belediye Başkanı ve siyasilerin yaptığı Türk Azınlık, Türkiye ve İslam karşıtı açıklamalar olayın perde arkasında nelerin döndüğünü ortaya koyan nitelikteydi. Özellikle Türk ve İslam düşmanı söylemleriyle bilinen emekli bir generalin TV’de Alevi-Bektaşi soydaşları Sünni düşmanı ve Hıristiyan olarak nitelemesi, Azınlığın bu konudaki endişelerini ve tutumunun haklılığını teyit etmiş oldu.
ALINAN KARARLAR
Toplantıda ayrıca Danışma Meclisi, Eğitim ve Kültür Komisyonu kurulması oy birliğiyle kararlaştırıldı.
Bununla birlikte 2019 yılında yapılacak Seçek Yağlı Güreşleri ve Kültürel Etkinlikleri hakkından da fikir alışverişinde bulunuldu.
Toplantıda ayrıca uzun zamandan beri faal olmayan Kadınlar Kolu yeniden aktif hale getirildi ve yeni yönetim belirlendi.
Yeni yönetim ve görev dağılımı şu şekilde oldu.
KADINLAR KOLU YÖNETİMİ
Başkan: Esra Haseki
Başkan Yardımcısı: Sevgi Apti
Genel Sekreter: Havva Mahmut
Kasadar: Emel Caferoğlu
Üye: Meliha Topal
Üye: Hatem Caferoğlu
Üye: Vahide Deli Bekir Çavuş