Kurban Yardim 2024 Kurban Yardim 2024

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ YUNANİSTAN ZİYARETİNİ TAMAMLADI

Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 7-9 Ekim tarihlerinde Yunanistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında iki ülke ilişkil

Batı Trakya 10 Ekim 2013
T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ YUNANİSTAN ZİYARETİNİ TAMAMLADI

Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 7-9 Ekim tarihlerinde Yunanistan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında iki ülke ilişkilerine katkı sağlayacak konularda Atina ve Selanik’te Yunanlı yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdi, Batı Trakya’yı da ziyaret eden Bakan Bağış, Gümülcine’de Danışma Kurulu üyeleri ile bir araya geldi, Gümülcine ve İskeçe’de soydaşlarla buluştu. 

Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Kurkulas ile görüştü

Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış Atina temaslarına Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Kurkulas ile yaptığı görüşme ile başladı. Yapılan görüşmenin ardından gazetecilere demeç veren Bağış, "Görüşmede hem Avrupa Birliği'ni hem ikili konularımızı görüştük. Kıbrıs konusunu, Batı Trakya'daki kardeşlerimizin durumunu, Atina'daki Cami meselesini, Türkiye'deki Ruhban Okulu konusunu da görüştük. Karşılıklı fikirlerimizi bir kere daha duyma imkânı bulduk. Biz karşılıklı iyi niyet adımları atma konusunda ne kadar duyarlı olduğumuzu, artık ezberleri bozup cesaretle yapıcı adımları eş zamanlı olarak atmamız gerektiğini her vesileyle vurguluyoruz, bugün de vurguladık, vurgulamaya da devam edeceğiz" dedi.

egemen bagis dimitris kurkulas.jpg

Atina’daki konuşmasında Batı Trakya konusuna da değindi

Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Kurkulas ile görüşen AB Bakanı Egemen Bağış, daha sonra International Herald Tribune ve Kathimerini'nin ortak düzenlediği “Akdeniz Lüks Seyahat Zirvesi 2013”e katıldı. Çok sayıda ülkeden temsilcilerin de katıldığı zirvenin turizm sektörüne büyük katkı sağlayacağını belirten Bakan Bağış, AB ülkelerinin Türkiye’ye uyguladıkları vizeyi eleştirdi ve vizeyi kaldırmaları gerektiğini belirtti.

Türkiye ve Yunanistan’ı Ege’nin fırsat denizine dönüşmesi için işbirliği yapmaya davet eden Bağış, Lüks turizmin her iki ülkeye önemli kalkınma fırsatları getirebileceğini belirtti. Çok sayıda Türk turistin komşu ülkeyi ziyaret etmek istediğini bunun için Yunan hükümetinden kısıtlamaları kaldırmaları için Avrupalı ortaklarını ikna etme adına daha fazla çaba göstermesini istedi. Bağış, vize uygulamasını “Bolivyalı turist vizesiz geçerken, Türk turist kuyrukta bekliyor” ifadesi ile eleştirdi.

Türkiye’nin her konuda her türlü iyi niyetini gösterdiğini ifade eden Bağış, iletişimdeki sorunları azaltmak için her iki tarafın da çaba göstermesi gerektiğini aktardı. Bakan, zirve konuşmasında Batı Trakya sorununa da değindi. Batı Trakya’daki Türk kökenlilerin çoğunun doğal ve hukuki hakları reddedildiğini ifade eden bakan; “Demokratik gelenekleri ile gurur duyan bir Avrupa Birliği üyesi ülkede temel hakların böylesine çiğnenmesi üzüntü vericidir. Eğer güvenli ve inandırıcı ilişkiler geliştirmek istiyorsak bu tür problemlerin çözülmesi zorunludur” dedi.

AB Bakanı Bağış daha sonra Turizm Bakanı Olga Kefaloyanni, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Dimitrios Stamatis ve Milli Savunma Bakanı Dimitris Avramopulos ile ikili ilişkiler konusunda görüşmeler gerçekleştirdi.egemen bagis dimitris avromopulos.jpg

 

 

egemen bagis dimitris stamatis.jpg

egemen bagis olga kefoloyanni.jpg

Doğu Makedonya-Trakya Bakanı ve Selanik Belediye Başkanı ile görüştü

Yunanistan ziyaretinin ikinci gününü Selanik’te geçiren bakan, önce Selanik Başkonsolosluğu’nu ve Atatürk Evi Müzesi’ni ardından Makedonya-Trakya Bakanı Theodoros Karaoğlu’nu ve Selanik Belediye Başkanı Yannis Butaris’i ziyaret etti.

Atatürk Evi’nde incelemelerde bulunan bakan ziyaret defterini imzaladı. Atatürk Evi’nin yeni haliyle ilgili düşüncelerini aktaran Bağış, "Restore edilmesinde emeği geçenleri kutluyorum. Atatürk’ün doğduğu ev Atatürk'e yakışır bir restorasyon geçirmiş ve bu haliyle onu anlamak ve onu tanımak adına çok daha eğitici olmuş" diye konuştu.

Bakan Bağış daha sonra Makedonya-Trakya Bakanı Theodoros Karaoğlu’nu ve Selanik Belediye Başkanı Yannis Butaris’i makamlarında ziyaret etti. Bakan Karaoğlu ile yapılan görüşme sonrası gazetecilere açıklama yapan Bağış, bakanla çok kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ifade etti ve görüşmede birçok konuya bakışlarının paralel olmasının sorunların çözümüne yönelik kendisini mutlu ettiğini belirtti.

Yunan gazetecilerin Karaoğlu'dan Selanik’e cami ve Müslüman mezarlığı yapılmasını isteyip istemediğine ilişkin soruya Bağış; "Ne istediğimizin burada detaylarına girersek çözümü zorlaştırırız. Bizim istediğimiz insanların mutlu olmasıdır. Yaşadıkları yerde mutlu olmalarıdır. Ait oldukları ülkenin vatandaşları olarak kendilerini eşit hissetmeleridir. Herkes mutlu olursa yarınlarımız daha güzel olur. Binlerce yıldır iç içe yaşıyoruz. İnşallah binlerce yıl daha iç içe yaşayacağız. Sorunlarla yaşamaktansa çözümlerle yaşamak hepimiz için daha avantajlı olur” cevabını verdi.

Azınlıklar konusunda mütekabiliyet esasıyla ilgili bir soru üzerine de Türkiye'nin Rum azınlıkla ilgili attığı adımlarda mütekabiliyet gözetmediğini ifade eden Bağış, “Rum azınlığa ait birçok taşınmaz malı geri veriyoruz. Hatta bugün benim bulunduğum bakanlık binası da böyle bir maldır ve bunu da geri veriyoruz. Ancak bazı konular var ki bunların konuşulması lazım. Bunları da burada konuşacağız. Geçmişi bırakın geleceğe bakın. Geçmişe takılıp kalırsak hiçbir şey çözemeyiz” değerlendirmesini yaptı.

Makedonya-Trakya Bakanı Theodoros Karaoğlu ise görüşme ile ilgili yaptığı açıklamada Yunanistan ve Türkiye’nin komşu ve müttefik ülkeler olduğunu ve iki ülke bakanlarının karşılıklı ziyaretlerde bulunarak ortak konuları konuşmalarının doğal olduğunu dile getirerek, "Türkiye ile olan ilişkilerimizi kusursuz hale getirmek istiyoruz çünkü Türkiye’den turist gelmesine umut bağlıyoruz. Diğer konuların hepsi demokratik bir diyalog çerçevesinde çözülebilir" dedi.

Selanik Belediye Başkanı Yannis Butaris’i de makamında ziyaret eden AB Bakanı Egemen Bağış, görüşme sonrasında Butaris’in, sorunların çözüme odaklı bir anlayış ortaya koyduğunu belirterek, bundan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Butaris’in görüşmede ele alınan konuların çözümü için kendisine destek sözü verdiğini anlatan Bağış, Selanik’in Türk ve Yunan tarihinin ortak bir nişanı olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: "Selanik bizim bağımsızlığımızın sembolü cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün doğduğu şehirdir. Geçtiğimiz ay Turizm Bakanı Ömer Çelik’in açılışını yaptığı Atatürk'ün doğduğu evin Türkiye’den birçok turisti çeken bir cazibesi olduğunu sayın başkan da biliyor. Yunan adalarına Türk vatandaşlarının vizesiz gittikleri gibi bu ortak kültürü temsil eden şehre, Selanik’e de gelebilmeleri için Brüksel’de birlikte kampanya yürütmeyi sürdüreceğiz" dedi.

egemen bagis.jpg

egemen-bagis---karaoglu.jpg

egemen bagis selanik.jpg

Bakan Egemen Bağış Batı Trakyalı soydaşlarla buluştu

Atina ve Selanik temaslarının ardından ziyaretin son gününü Batı Trakya’da geçiren AB Bakanı Egemen Bağış, Gümülcine ve İskeçe’de soydaşlarla buluştu. Soydaşlar tarafından coşkuyla karşılanan bakan, yaptığı konuşmalarda önemli mesajlar verdi.

Batı Trakya’ya 8 Ekim Salı akşamı gelen bakan, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun onuruna verdiği akşam yemeğine katıldı. Yemekte, seçilmiş müftüler, milletvekilleri, belediye başkanları ve dernek başkanları ile bir araya gelen bakan, azınlık yöneticilerine Atina ve Selanik’te Yunanlı yetkililerle yaptığı görüşmeler hakkında bilgiler verdi.

Çarşamba sabahı Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’i makamında ziyaret ederek Batı Trakya temaslarına başlayan Bağış, müftüden Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın sorunları hakkında bilgiler aldı. Talepleri dinleyen bakan daha sonra Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde soydaşlarla buluştu.

GTGB’in girişinde Başkan Koray Hasan tarafından çiçeklerle karşılanan bakan, ardından lokalin bahçesine kendisini bekleyen soydaşları selamladı. Koray Hasan, birliğin hukuki süreci ve çalışmaları aktardıktan sonra AB Bakanı Bağış söz alarak soydaşlara konuşma yaptı. GTGB’in ardından Gümülcine Eski Camii’ni ziyaret eden bakan daha sonra İskeçe’ye hareket etti.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’yi ziyaret eden bakan ardından İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’nin onuruna verdiği öğle yemeğine iştirak etti. Daha sonra İskeçe Türk Birliği’nde soydaşlarla buluştu. İTB’nin hukuki süreci hakkındaki bilgileri başkandan dinleyen Bakan Bağış, Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde olduğu gibi orada da soydaşlara konuşma yaptı.

İTB ziyaretinden sonra İskeçe'den ayrılan Bakan Bağış, son olarak Gümülcine Başkonsolosluğu'nu ziyaret etti ve daha sonra Türkiye'ye hareket etti.

 

egemen bagis osman ilhan sener.jpg

b7.jpg

egemen-bagis-muftu-ibrahim-.jpg

egemen-bagis--GTGB-ziyareti.jpg

egemen-bagis-GTGB-ziyaret-2.jpg

egemen bagis eski cami.jpg

Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Gümülcine Türk Gençler Birliği Lokalinde soydaşlara yaptığı önemli konuşmada şunları belirtti.


egemen-bagis-GTGB-ziyareti-.jpgDeğerli soydaş kardeşlerim, bugün aranızda sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı, bir misafiriniz olarak değil, bir damadınız, bir enişteniz olarak bu coşkuyu paylaşmaktan büyük onur duyuyorum.
Dün akşam çok değerli müftümüz İbrahim hocamın bizlerin onuruna tertiplediği bir akşam yemeğinde de dostlara söyledim. Hani Mevlânâ demiş ya, “dediler bana gözden ırak olan gönülden ırak olur diye, dedim ki onlara, gönüle giren gözden ırak olsa ne olur”. Sizler bizim gönlümüzdesiniz. Sizlerle bizim duygularımız bir, kederimiz bir, mutluluğumuz bir, huzurumuz bir. Sizler Türkiye’nin önemsediği bir komşusu, müttefiği ve ortağı olan Yunanistan’la aramızda en önemli köprüsünüz. Sizler güçlü oldukça Türk-Yunan dostluğu daha güçlü olur. Sizler başarılı oldukça Türk-Yunan dostluğu daha başarılı olur. Sizler huzurlu oldukça gerek Türkiye ve gerek Yunanistan daha huzurlu olur.

Bugün çok şükür ilişkilerimiz eskisi gibi gerginlik üzerine değil, ortaklıkları arttırmak üzerine yoğunlaşmış siyasi idarelerin elindedir. Gerek Türkiye, gerek Yunanistan sorunları çözmek için, her geçen gün azim ortaya koyma iradesini belirtmektedirler. Türkiye’de bir çok adımlar atıldı. Türkiye güçlü bir devlet olmanın özgüveniyle kendi vatandaşlarının bireysel hakkını, hukukunu, özgürlüklerini arttırmak için çok önemli adımlar atmıştır. Bunları yaparken de hiçbir karşılık beklemedik, mütekabiliyet beklemedik. Ama beni duygulandıran bir şey oldu.

Gümülcine Müftüsü İbrahim hocam dün akşam basının da önünde, “Sayın bakan Türkiye’de gerçekten güzel işler yaptınız, Ruhban Okulu’nu da açın” diye bize telkinde bulundu. Bakın, bir din adamının başka din mensuplarının da inanç özgürlüğünü, din adamı yetiştirme özgürlüğünü savunması aslında herkesin ders çıkarması gereken bir kavramdır. Gerçekten de biz Türkiye’de Rum Ortodoks vatandaşlarımızın bir takım beklentileri, bir takım ihtiyaçları, birtakım talepleriyle ilgili olarak kapsamlı çalışmalar yaptık. Seksen sekiz yıl boyunca adım dahi atamadıkları Sümela manastırında ayinler yapabilmelerinin önünü açtık. Kendi patriklerini kendilerinin seçebilmeleri için, Allah bir gün inşallah size de kendi müftünüzü rahatlıkla seçip oturtmayı nasip edecek; kendi patriklerini kendileri seçebilmeleri için Sen Sinod Meclisi’nde yeteri kadar temsilci olabilmesini sağlamak uğruna on sekiz tane farklı ülkelerin din adamlarına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verildi. Gökçeada’da bir okul açıldı. Büyükada’da ecdadın özene bezene yaptırdığı, daha sonra yetimhane olarak kullanılan binanın mülkiyeti Patrikhane’ye devredildi. Sadece son iki yılda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin farklı inanç gruplarına; Ortodoks vatandaşlarımıza, Ermeni vatandaşlarımıza, Süryani vatandaşlarımıza, Musevi vatandaşlarımıza iade ettiği mülkün toplamı en son alınan Mor Gabriel kararıyla birlikte üç milyar liranın üzerinde ve iki milyar avronun üzerindedir. Bakın iddia ederek söylüyorum. Türkiye’nin gösterdiği bu hassasiyeti gösterebilecek, Türkiye kadar cömert, bonkör, eli açık olabilecek devlet şu anda dünyada yok! Ama biz bunu sadece kendi vatandaşlarımıza da yapmadık. Biliyor musunuz Türkiye kendi vatandaşlarının dışındaki insanlığa yardım yapan ülkeler sıralamasında, ABD, AB ve İngiltere’den sonra dünya dördüncüsü oldu. Dünyanın on altıncı en büyük ekonomisiyiz. Ama Somali’ye de, Gazzeye’de, Arakan’a da, Haiti’ye de, Gürcistan’a da, Pakistan’a da Türkiye Cumhuriyeti’nin yardımları yetişiyor. Ve, bugün Türkiye küresel yardımlaşmada dünyanın dördüncü sırasına yükseldi. Ve, bizim kültürümüzün, inancımızın gereği olarak da biz verdikçe Allah daha çok veriyor. Türkiye her geçen gün daha da güçleniyor.

Mevlânâ demiş ya, “gerek yok sözü laf ile beyana, bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.” Biz sizlerin bakışlarınızdan anlıyoruz. Sizin bize anlatmaya çalıştığınızı aslında biz de paylaşıyoruz. Sizden en büyük beklentimiz, içinde yaşadığınız ülkede huzur içinde yaşamanızdır. Türkiye’nin ne Yunanistan’ın, ne de başka bir ülkenin tek karış toprağında gözü yoktur. Hiçbir ülkenin zenginliklerinde gözü yoktur. Ama biz istiyoruz ki herkes yaşadığı topraklarda mutlu olsun, huzurlu olsun, içinde yaşadığı ülkeye de katkı versin. Nasıl bizim farklı inançlara mensup vatandaşlarımız, bizim Hıristiyan, Musevi vatandaşlarımız Türkiye’nin kalkınması için çalışıp çabalıyorsa, sizler de Yunanistan’ın kalkınması için çalışıp çabalıyorsunuz. Bakın Allah nasip etti. Elli iki yıl aradan sonra bu topraklara gelen ilk Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan oldu. Beni buraya gönderirken de, “oradaki kardeşlerime kucak dolusu selamlarımı ilet” dedi. Sayın Başbakanımız da buraya gelirken kimileri tedirgin olmuştu. Ama ne dedi, “yüzünüz Atina’ya dönük olsun, sizler Yunanistan vatandaşlarısınız” dedi. Gerçekten de sizler Yunanistan’ın huzuru ve mutluluğu için çok önemli bir köprüsünüz. Ama bugün Sayın Başbakanımızın söylediğine Türkiye Cumhuriyeti AB Bakanı olarak ben de bir adım daha ileri giderek bir ekleme yapmak istiyorum. Evet, sizler Yunanistan vatandaşısınız, evet sizin yüzünüzün Atina’ya dönük olması lazım, ama şunu da unutmayın, sizler aynı zamanda AB vatandaşlarısınız. Sizin yüzünüzün Brüksel’e de dönük olması lazım. Ve, AB müktesabatının size verdiği imkanları da sonuna kadar kullanmalısınız. AB fonlarından mutlaka yararlanmalısınız. Bakın biz Türkiye’den on binlerce gencimizi Avrupa’nın farklı yerlerine eğitime gönderdiğimiz gibi, sizin de AB’nin Yunanistan’a ayrılan fonlarına başvurma ve o fonlar aracılığıyla gençlerinizi dünyanın önemli eğitim merkezlerinde eğitme imkanlarınız var. Onları mutlaka kullanmalısınız. Biz bu toplumun içinden çok başarılı liderlerin çıkmasını ümit ediyoruz. Dünyanın kronikleşmiş sorunlarını çözecek, buluşları ortaya koyacak bilim adamlarını yetiştirmenizi istiyoruz. Bizler, belki de Yunanistan’ın en başarılı avukatlarının, doktorlarının, mühendislerinin, siyasilerinin, gazetecilerinin sizin evlatlarınızın arasından yetişmesini arzu ediyoruz. Onun için de eğitime önem vermenizi istiyoruz. Bakın çok çalışabilirsiniz, evlatlarınıza milyarlarca avroluk miraslar bırakabilirsiniz; ama evlatlarınız hor kullanırlarsa o mirası çok kısa bir süre içerisinde israf edebilirler. Ama çocuklarımıza iyi bir eğitim verebilirsek onu isteseler de israf edemezler. Onun için biz zincirleri eğitimle kıracağız. Eğitimle inşallah çok daha farklı bir noktayı yakalayacağız.

Biz buralara gönlümüzle bakıyoruz. Bu topraklar bizim için çok önemli, anlamlı hatıraları olan topraklar. Bakın benim kayınpederim İskeçe’nin Horozlu köyünden çıkmış, gelmiş Bursa’da ticaret odası başkanı olmuş. Bursaspor kulübü başkanı olmuş. Buradan sizin içinizden çıkan Sayın Mehmet Müezzinoğlu Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na kadar yükselmiş. Çok farklı yerlerde bu topraklarda yetişmiş, eğitim almış, buranın kültürüyle yoğrulmuş, ama insanlık için çalışan çabalayan kardeşlerimiz var. Onların sayısını arttırmamız lazım. Bu toplumun Yunanistan için bir tehdit olmadığını, tam aksine Yunanistan’la Türkiye arasında, Yunanistan’la uluslar arası camia arasında çok güçlü bir köprü olabileceğini sizin ortaya koymanız gerekli. Biz, Meriç’le Karasu arasına sadece bir Batı Trakya değil bütün bir Türkiye’nin kalbinin, yüreğinin sıkıştığına inanıyoruz. Sizin dertleriniz bizim derdimizdir. Sizin mutluluğunuz ve huzurunuz, bizim mutluluğumuz ve huzurumuzdur. Türkiye başarılı oldukça nasıl sizin göğsünüz kabarıyorsa, sizler başarılı oldukça da bizim göğsümüz kabarıyor.

Bazı sorunları çözebilmek için özgüven gerekiyor. Bizim de Türkiye’de özgüven sorunu yaşadığımız dönemler oldu. Bizim de isimlerle, inançlarla, duygularla, siyasi tercihlerle barışık olamadığımız dönemler oldu. Ama biraz bakarsanız o dönemler bizim zayıf olduğumuz dönemler. Çok şükür Türkiye o hastalıklı dönemleri geride bıraktı. Bugün Türkiye’de insanlar evlatlarına istedikleri ismi verebildikleri gibi, kurdukları derneklere ve vakıflara da istedikleri ismi verebiliyorlar. Biz bütün dünyanın, bütün insanlarının bu özgürlüğe sahip olabileceğinin umudunu taşıyoruz. Ve, bizim attığımız bu demokratikleşme adımlarının şeffaflaşma adımlarının, özgürlük adımlarının bulaşıcı olmasını temenni ediyoruz! Türkiye olarak biz sadece Batı Trakya olarak sizlere kulak vermiyoruz. Biz dünyadaki bütün mazlumların umudu, bütün zalimlerin de kabusu olmak için yola çıkmış bir anlayışın mensuplarıyız. Bizim anlayışımızda komşusu açken tok yatan bizden değildir. İki günü eşit olan zarardadır. Biz, her geçen gün ilerlemek, her geçen gün daha iyisini yakalamak için sizlerle birlikte çalışıp çabalıyoruz. Bu yüzden sizlerin hassasiyetlerini çok ama çok önemsiyoruz.

Sizlerden Yunanistan’ın eşit vatandaşları olarak, Yunanistan’a entegre olmanızı bekliyoruz. Bu ülkenin dilini, kültürünü, adetlerini tabii ki bilin, öğrenin. Ama, entegre olurken sakın ama sakın asimile olmayın. Asimile olması gereken tek şey asimilasyonun kendisidir. Kendi benliğinizi unutmayın. Biz nasıl ki Türkiye’de bütün vatandaşlarımızın benliklerine saygı duyarak onları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı paydasında, ortaklığında daha da güçlü görmek arzusundaysak, sizleri de kendi kimliğinizi, kendi kültürünüzü, kendi inançlarınızı unutmadan, entegre olarak, ama asimile olmadan Yunanistan’a güç veren bireyler olmanızı arzu ediyoruz. Sizler burada güçlü oldukça, inanın bana Türkiye ile Yunanistan arasında çok daha farklı bir noktaya geleceğiz. Bizler daha aydınlık yarınları beraber inşa edeceğiz. Sizin vatandaşı olduğunuz Yunanistan ile Türkiye müttefiktir. NATO kuralları gereğince bizim birbirimizi korumak ve kollamak mecburiyetimiz vardır. Yıllarca, on yıllarca Türkiye’yi Yunanistan’a, Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı belki de doldurup bize milyarlarca avroluk savunma harcaması yaptırtan zihniyetlere karşı bizim müttefikler olarak vatandaşlarımızın gerçek ihtiyaçlarına odaklanmamız gereken bir dönemdeyiz. Ne Türkiye’nin ne Yunanistan’ın birbirlerine karşı silahlanma ihtiyacı yoktur; çünkü biz müttefikiz. Ama Türkiye’nin de Yunanistan’ın da vatandaşlarının daha fazla okula, daha fazla otobana, daha fazla hastaneye, daha fazla hava alanına, daha fazla köprüye, daha fazla baraja ihtiyacı vardır; daha yüksek standartlara insan haklarına ihtiyacı vardır, demokratik standartlara ihtiyacı vardır, inanç özgürlüğüne ihtiyacı vardır. Türkiye’de attığımız bu adımların bu yüzden çok anlamlı olduğuna inanıyoruz. Yunanistan’daki müttefiklerimizin de mütekabiliyet beklemeden, ama oturup konuşup bazı stratejileri birlikte geliştirip, iyi niyet adımlarını eş zamanlı olarak birlikte atabilmemizin her iki ülke için de çok yararlı olacağına inanıyorum. İnşallah daha aydınlık yarınlar bizleri bekliyor. Demokrasinin icat edildiği bu topraklarda, Eflatun’un, Aristo’nun insanlığa verdiği mesajları belki bir kez daha gözden geçirmek lazım. Bir kez daha demokrasinin, insan haklarının, ifade özgürlüğünün dışarıdan empoze edilen bir şey değil, içeriden yeşeren bir talep olduğunu görmek gerekir. Bu konuda iki ülkenin de, iki ülkenin vatandaşlarının da devletlerini ve birbirlerini cesaretlendirmesi gerekir.

Yarınları inşallah birlikte daha güzel inşa edeceğiz, ama parayla pulla değil. Muhabbetle, dostlukla, birlikte ter dökerek, kimsenin kimseyi değiştiremeyeceği bilinciyle, herkesi olduğu gibi kabul ederek, ama ortak paydalarımızın farklılıklarımızdan çok da güçlü olduğu inancıyla, bilinciyle hareket ederek, inşallah daha aydınlık yarınlar bizleri bekliyor olacak. Ben, gösterdiğiniz ilgi için sizlere teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun diyorum. İki yıl önce Sayın Başbakanımızın eşleri Sayın Emine Erdoğan’la sizlerle muhabbet imkanımız olmuştu. İki yıl sonra aynı coşkuyu bana yaşattığınız için hepinize müteşekkirim. Allah sizlerden razı olsun.”

egemen bagis ITB.jpg

eg-is-01.jpg

eg-is-02.jpg

 

eg-is-03.jpg

 

eg-is-04.jpg

 

eg-is-05.jpg

 

eg-is-06.jpg

 

eg-is-07.jpg

 

eg-is-08.jpg

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr