Zeybek’ten mecliste sert tepki: Azınlığa baskı, eğitime yıkım, atamaya dayalı din ticareti!
Milletvekili Zeybek, Batı Trakya Türk Azınlığı'na yönelik ayrımcı uygulamalara ve hükümetin eğitim sisteminde attığı otoriter adımlara sert tepki gösterdi.
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Yunanistan Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, Batı Trakya Türk Azınlığı'na yönelik ayrımcı uygulamalara ve hükümetin eğitim sisteminde attığı otoriter adımlara sert tepki gösterdi. Zeybek, konuşmasında hem sözde “eğitim reformlarını” hem de azınlık hakları konusunda yıllardır süregelen adaletsizlikleri ayrıntılarıyla gündeme taşıdı.
Zeybek’in konuşmasında öne çıkan ifadeler şöyle:
- “Bugün gündeme getirilen ve 150’den fazla maddeden oluşan ‘süpürge yasa tasarısı’ ile hükümet, eğitim sistemine otoriter yöntemlerle müdahale ediyor ve kendi skandallarının unutulmasını sağlamaya çalışıyor.”
- “Daha önce ‘Asgari Giriş Puanı’ uygulamasıyla 30.000 öğrenciyi üniversite dışında bırakarak özel kolejlerin müşteri kazanmasına zemin hazırladınız. Şimdi ise öğrenci kimliğini kriminalize etmeye çalışıyorsunuz.”
- “Tasarıdaki 65’ten 85’e kadar olan maddelerle, üniversitelerde öğrencilere, öğretim üyelerine ve teknik personele yönelik bir gözetim ve susturma rejimi kuruluyor. Bu, akademik özgürlüğün tamamen yok edilmesidir.”
Alevi-Bektaşi toplumu ve din özgürlüğü vurgusu
Zeybek, Alevi-Bektaşi yurttaşlara yönelik yasal düzenlemeler hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
- “Sol partileri tarih boyunca Alevilerin ve Bektaşilerin yanında durmuş, eşitlik ve saygı temelinde mücadelelerini desteklemiştir.”
- “Şu anda neden bir özel hukuk tüzel kişiliğine sahip yeni bir dini yapının kurulmasının zorunlu görüldüğünü anlamıyorum. Alevi-Bektaşi yurttaşlarımız, Lozan Antlaşması’nda açıkça güvence altına alınan azınlık hakları kapsamında zaten bu haklara sahiptir.”
- “1400’lerden bu yana süregelen tarihi olan bu yapı, manevi olarak Türkiye’deki Hacı Bektaş Dergâhı’na bağlıdır. Bu bağlamda soruyorum: Şimdi neden böyle bir dini tüzel kişilik kuruluyor? Daha önceki uygulama neydi ve şimdi ne değişecek? Bu adımı neden şimdi atıyorsunuz?”
- “Din Öğreticileri (İerodidaskali), azınlık tarafından kabul görmemiştir ve başarısız bir uygulamadır. Alevi-Bektaşilere uygulanmasının da bir mantığı yoktur. Bu sistem sadece partililerinizi işe yerleştirmek amacıyla kullanılmaktadır.”
“Batı Trakya’daki Azınlığın kronikleşmiş sorunlarına duyarlılık gösterilmiyor”
Zeybek, Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığı’nın karşılaştığı yapısal sorunlara da dikkat çekti:
- “Örneğin vakıf mallarını yöneten idare heyetleri meselesi: Şu anda İskeçe, Gümülcine ve Dimetoka olmak üzere üç yönetim kurulu bulunmaktadır. Ancak şimdi Dimetoka'yı da bölüyorsunuz.”
- “1967 cunta döneminden kalan bir yasayı hâlâ uygulamaya devam ediyorsunuz. Bu yasa, seçimleri kaldırıp yerine atama sistemini getirmişti ve açıkça antidemokratiktir. Aynı uygulamayı şimdi Alevi-Bektaşilere de getiriyorsunuz: Yeni vakıflar kuruyorsunuz ama yönetimleri seçimle değil, üç yıllığına atama ile belirliyorsunuz.”
- “Azınlık şeffaflık, liyakat ve demokratik süreçler talep ederken; siz hâlâ 1967 öncesi döneme dönüş talebini görmezden geliyorsunuz.”
- “Müftü seçimi konusunda ise hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Hâlâ devletin atadığı müftüyü tanıyorsunuz; oysa azınlık kendi dini liderini seçiyor. Bu ikili yapı sonsuza dek sürdürülemez.”
- “Derneklerle ilgili olarak ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması artık kaçınılmazdır.”
Azınlık Eğitimi: Bina sorunları ve yönetim krizi
Zeybek, İskeçe Azınlık Ortaokul ve Lisesi’nin bina sorununa dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
- “İskeçe Azınlık Ortaokul ve Lisesi’nin bina sorunu hâlâ çözülmedi.”
- “Bu konuda yönelttiğim son yazılı soruya cevaben, eski Eğitim Bakan Yardımcısı Zetta Makri tarafından benzeri görülmemiş bir kişisel saldırıya uğradım. Sorunun ciddiyeti küçümsendi. Oysa hem ben hem de Okul Encümen Heyeti olarak tüm ilgili mercilere başvurduk. Kaçamak cevapları kabul etmeyeceğiz.”
- “Baskılarımız sonucu bakanlık, 19. yüzyıldan kalma bir tarihi yapının sözde yenilenmesi için 37.000 Euro’luk bir bütçe açıkladı. Oysa bu bina artık eğitim amaçlı kullanılamayacak durumda. Tek çözüm yeni bir okul binası yapılmasıdır.”
- “Gerçek çözüm yerine, gelen ekipler okulun kilitlerini değiştirerek, Okul Encümen Heyeti’nin varlığından rahatsızlık duyduklarını gösterdi. Oysa azınlık okullarının yönetimi seçimle belirlenen Encümen Heyetleri tarafından yapılır. Bu demokratik bir sistemdir.”
- “Okulların genel yönetimi Eğitim Bakanlığı’na ait olsa da, Bakanlık Encümen Heyetlerini dışlama hakkına sahip değildir. Okul alanlarında yalnızca iktidar yanlısı belediye başkanlarının etkinliklerine izin verilirken, Encümen Heyetlerinin faaliyetleri yasaklanıyor. Bu kabul edilemez.”
Zeybek’ten çağrı: “Demokrasiye, eşitliğe, hukuk devletine saygı gösterin”
Zeybek konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:
- “Sayın Bakan Yardımcısı, sizi Encümen Heyetlerinin yetkilerini yeniden gözden geçirmeye, ayrımcı muameleye son vermeye ve demokrasi, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine saygı göstermeye davet ediyorum.”