Günün Ayet ve Hadisi | 08.06.2024
Sizler için hazırladığımız günün âyet ve hadisi ile günün sözünü istifadelerinize sunuyoruz...
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ الَّذٖينَ فَرَّقُوا دٖينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعاً لَسْتَ مِنْهُمْ فٖي شَيْءٍؕ اِنَّـمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
"Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur.
Onların işi ancak Allah’a kalmıştır.
Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir."
En'am Suresi: 159 - Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
TEFSİRİ:
İbn Abbas, Mücâhid ve Katâde’den nakledilen bir rivayete göre “dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar”dan maksat yahudiler ve hıristiyanlar (İbn Atıyye, II, 367), yine İbn Abbas’a isnad edilen başka bir görüşe göre bunlar müşriklerdir (Râzî, XIV, 7). Zira, 100. âyetin tefsirinde de belirtildiği gibi İslâm’dan önceki Araplar çok çeşitli inanç gruplarına ayrılmışlardı.
Ayrıca bu âyette, İslâm ümmeti içinde daha sonra ortaya çıkan gruplaşmalara işaret buyurulduğu da düşünülebilir. Her hâlükârda âyet-i kerîme, dinde birlik ve beraberliğin önemini vurgulamakta, bu hususta ayrılığa düşenlerin Hz. Muhammed’den de uzaklaşmış olacakları uyarısında bulunmaktadır.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 493-494
ALLAH RESULÜ'NDEN ﷺ (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat (kurtuluş) olacaktır."
buyurmuş.
Ashab sormuşlar:
"Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?"
Şöyle cevap vermiş:
"Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."
Kaynak: Tirmizi, İman, 18; İbnu Mace, Fiten, 17
“Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir.”
Kaynak: Buhârî, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17,18. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime 2
HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ
1. Bu hadis, İslâm’ın en büyük temellerinden birini teşkil eder. Bu temel, Kur’an ve Sünnet’e aykırı olarak sonradan ortaya çıkan her inanç, ibadet ve muamelâtın kabul edilemez oluşudur.
2. Sonradan ortaya çıkan bir takım îcadlar ve ihtiyaçlar, Kur’an ve Sünnet’e aykırı bir ciheti olmadıkça, merdut olan bid’atlar sınıfından sayılmaz.
3. Bid’at, hasene (iyi) ve seyyie (kötü) olmak üzere ikiye ayrılır. Kur’an, Sünnet, icmâ ve sahabe yoluna aykırı olmayanlar iyi, aksi olanlar kötü diye adlandırılır.
4. İslâm âlimleri bid’atları, vâcip, mendup, mübah, haram ve mekruh olmak üzere beş kısımda ele almışlardır. Savaş aletleri îcadı, zamanın şartlarına uygun kuvvet hazırlamak vâciptir. Üniversiteler, enstitüler kurmak, ilmî kitaplar hazırlayıp basmak, ilmi yaymak, insanlara öğretmek, okul binaları yapmak gibi şeyler mendup ve makbuldür. Helal olan şeyleri yeyip içmek mübahtır. Haram ve mekruh ise dinimizce tayin ve tesbit edilmiştir.
5. Bid’atı îcat eden de, onun yolunda ve izinde giden de aynı şekilde günahkârdır.
GÜNÜN SÖZÜ:
İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN, FİTNE ÇIKARAN DOĞRUDAN HAYIRLIDIR!
Şeyh Sadi Şirazi