Rum Kilisesi’nden Türk karşıtı söylem: Federasyon da iki devlet de Helenizmin sonu olur
Rum Başpiskoposu Georgios, Kıbrıs'ta federasyon ve iki devletli çözüm modellerinin Helenizmin geleceğini tehdit ettiği için kabul edilemez olduğunu ileri sürdü.
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios, Noel mesajında Kıbrıs'ta federasyon ve iki devletli çözüm modellerinin Helenizmin geleceğini tehdit ettiğini savunarak, bu seçeneklerin Kıbrıs için kabul edilemez olduğunu ileri sürdü.
Kıbrıs'taki Türk ve Rum basınında yer alan haberlere göre, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Georgios, Noel Bayramı dolayısıyla yayımladığı genelgede Kıbrıs sorununa ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Georgios, adada kalıcı bir çözümün ancak Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin devamı ile mümkün olabileceğini belirterek, iki bölgeli iki toplumlu federasyon, konfederasyon ve iki devletli çözüm modellerine açık şekilde karşı çıktı.
Söz konusu çözüm önerilerini “ulusal ötenazi” olarak nitelendiren Georgios, bu modellerin Rum toplumunun temel haklarını ve geleceğini güvence altına almadığını savundu. Rum tarafının kendi varlığını ve geleceğini zayıflatacak hiçbir uzlaşmayı kabul etmemesi gerektiğini ifade eden Başpiskopos, herhangi bir çözümün Avrupa Birliği’nin tüm vatandaşlarının sahip olduğu hakları eksiksiz biçimde garanti altına alması gerektiğini vurguladı.
Cyprus Times’ın aktardığına göre Georgios, Noel mesajında, adada iki devletli çözümün “ulusal ötenaziye” yol açtığını savunarak, Türkiye’nin Kıbrıs’ın tamamını kontrol altına almaya ve adayı Türkleştirmeye yönelik “metodik bir çaba” içinde olduğunu öne sürdü. Rum toplumundaki iç dinamiklere de dikkat çeken Georgios, Rumlar arasında savaşma isteği ile Kuzey Kıbrıs’a dönüş beklentisinde düşüş yaşandığını, bunun da Kıbrıs’taki bölünmenin giderek pekiştiğini gösterdiğini ifade etti.
“Ulusal dava yozlaşma içinde”
İç gelişmelere de değinen Rum Başpiskoposu, Güney Kıbrıs’ta ulusal davada ciddi bir yozlaşma süreci yaşandığını ileri sürdü. Suç, yolsuzluk, cinayetler, dolandırıcılık, hırsızlık ve şiddet olaylarının günlük hayatı altüst ettiğini belirten Yeorgios, bu ortamda Rum toplumunun ulusal hayatta kalma mücadelesi veremez hale geldiğini savundu.
Hristiyan değerlerin kamusal hayattaki etkisini yitirdiğini öne süren Georgios, bunun ahlaki ve toplumsal bir gerilemeye işaret ettiğini söyledi. Siyasi hayatta yeterliliği olmayan kişilerin kamusal görevlere getirilmesini de eleştiren Başpiskopos, bu durumu “siyasal ilkelciliğe geri dönüş” olarak nitelendirdi.
Kuzey’e geçişlere sert eleştiri
Rum vatandaşların Kuzey Kıbrıs’a geçişlerini de sert sözlerle eleştiren Georgios, bu ziyaretlerin artık kutsal ve tarihî mekânlara hac amacıyla değil, eğlence, yeme-içme ve ekonomik faaliyetler için yapıldığını savundu. Bu durumu “ulusal öz bilinç eksikliği ve boyun eğme eğilimi” olarak değerlendirdi.
“Ankara çizgisinden sapılamaz” uyarısı
Kuzey Kıbrıs’taki siyasi gelişmelere de değinen Georgios, Tufan Erhürman’ın seçilmesine ilişkin oluşan iyimser beklentilere karşı uyarıda bulundu. Hiçbir Kıbrıslı Türk liderin Ankara’nın stratejik çizgisinden sapamayacağını ve çözüm parametrelerini değiştiremeyeceğini iddia eden Georgios, bu tür beklentilerin Rum tarafı üzerinde yeni taviz baskıları oluşturabileceğini savundu.
“Önce kendi imkânlarımıza dayanmalıyız”
Genelgesinin sonunda, Kıbrıs’ta binlerce yıldır varlığını sürdürdüğünü ifade ettiği Helenizmin devamı için güçlerin yeniden toparlanması çağrısı yapan Rum Başpiskoposu, ittifakların önemli olduğunu ancak giderek öngörülemez hale gelen uluslararası ortamda Kıbrıs’ın öncelikle kendi imkânlarına dayanması gerektiğini kaydetti.
Georgios, mültecilere de seslenerek 2026 yılında Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabaların yoğunlaşması temennisinde bulundu.