YouTuberlar İngiltere’de Müslüman karşıtlığını nasıl körükledi?

Farklı kanallar tarafından üretilen bu videoların, aynı başlıklar, benzer mekanlar ve ortak söylemler üzerinden Müslüman toplulukları hedef aldığı tespit edildi

Dünya 28 Nisan 2026
YouTuberlar İngiltere’de Müslüman karşıtlığını nasıl körükledi?

İngiltere’de Müslüman karşıtlığına ilişkin yürütülen inceleme, son aylarda YouTube’da yayımlanan ve milyonlarca izlenmeye ulaşan içeriklerin dikkat çekici benzerlikler taşıdığını ortaya koydu.

Farklı kanallar tarafından üretilen bu videoların, aynı başlıklar, benzer mekanlar ve ortak söylemler üzerinden Müslüman toplulukları hedef aldığı tespit edildi.

AA Ayrımcılık Hattı’nın incelediği içeriklerde, özellikle Londra’da Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerin öne çıkarıldığı ve anlatıların büyük ölçüde aynı çerçevede kurgulandığı görüldü.

Videolarda sokaklar, restoranlar, tabelalar ve ibadethaneler üzerinden kurulan anlatılarda gündelik hayatın bilinçli bir kurgu ile “yabancılaştırıldığı”, Müslümanlara ait unsurların ise doğrudan “tehdit” olarak sunulduğu dikkati çekiyor.

YouTube’da Visegrad24 kanalında yayımlanan ve 2 milyondan fazla izlenen bir videoda, camiye giden Müslümanların görüntüleri eşliğinde Londra’daki demografik değişim vurgulanıyor. Videoda, beyaz nüfus oranının 1966’da yüzde 95 iken 2021’de yüzde 39’a düştüğü, beyaz İngiliz oranının ise yüzde 23’e kadar gerilediği bilgisi öne çıkarılıyor. Bu veriler, herhangi bir bağlam sunulmadan “demografik dönüşüm” ve “kimlik kaybı” söylemiyle ilişkilendiriliyor.

Aynı videoda yer verilen Türk kökenli Rıdvan Aydemir’in kişisel hikayesi de bu çerçevede sunuluyor. Müslümanlıktan ateizme, ardından Hristiyan kimliğine geçişi üzerinden anlatılan bu hikaye, bireysel bir deneyim olmasına rağmen daha geniş bir toplumsal dönüşümün göstergesi gibi aktarılıyor. Aydemir’in kendi kanalında Hz. Muhammed’e yönelik karikatürize ve nefret içeren içerikler paylaşması ve İsrail destekçisi söylemleriyle biliniyor olması da videodaki anlatının bir parçası olarak öne çıkıyor.

Visegrad24 kanalının kurucusu Stefan Tompson’un da benzer şekilde İslam karşıtı söylemleriyle tanındığı ve sıklıkla İsrail medya kanallarına konuk olduğu görülüyor. Kanalda Birleşik Arap Emirlikleri’nden gazeteci Amjad Taha’nın ağırlanması ve BAE’nin “radikal İslam’ı reddeden ülke” olarak övülmesi, içeriklerdeki ideolojik çerçevenin güçlendirildiğine işaret ediyor. Taha’nın da İsrail ile normalleşmeyi savunan ve radikal İslam karşıtlığıyla öne çıkan bir isim olduğu biliniyor.

Benzer bir anlatı, İsrail yanlısı içerikleriyle tanınan ve SaharTV olarak bilinen Sahar Mazoz’un videolarında da görülüyor. Mazoz’un Müslümanlara ait bir dükkanda yaşadığı diyalog, bağlamından koparılarak izleyiciye “zorla şehadet getirtilmeye çalışıldığı” izlenimi verecek şekilde sunuluyor. Mazoz’un İsrail haber kanalları tarafından “medyadaki propagandayı kazanan isim” olarak övülmesi de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor.

Amerikalı bir Yahudi olarak Donald Trump’ı neden desteklediğini İsrail medya kanallarına anlatan Nate Friedman’ın kanalında da benzer söylem çerçevesinde içerikler üretildiği görülüyor. Friedman’ın, Müslüman karşıtı söylemleriyle bilinen Tommy Robinson ile yaptığı röportaj da bu içeriklerin ideolojik yönünü pekiştiriyor.

Two Mad Explorers adlı kanalda yayımlanan videolarda ise daha çok gündelik yaşam ve yemek kültürü üzerinden benzer bir dil kuruluyor. Sokakta satılan yemekler üzerinden alaycı ifadeler kullanılan içeriklerde “şavurma, falafel… tipik İngiliz yemekleri değil mi?” sözleriyle kültürel unsurlar küçümsenirken, “İngiltere Hristiyanlıktan uzaklaştı, bakın kilise kapalı” gibi ifadelerle dini karşıtlık öne çıkarılıyor.

Aynı videolarda yer alan “fısıldayarak İngilizce konuşuyorum, biri bana vurabilir diye korkuyorum” gibi ifadeler ise somut verilere dayanmayan bir güvenlik tehdidi algısı oluşturmayı hedefliyor. Bu tür söylemlerle Müslümanların yaşadığı bölgeler “tehlikeli” ve “yaşanamaz” alanlar olarak gösteriliyor.

İncelenen içeriklerde ortak olarak Müslüman toplulukların tek tip ve radikal bir yapı gibi yansıtıldığı, Londra’daki nüfus değişiminin ise açık şekilde “demografik ele geçirme” söylemiyle yorumlandığı görülüyor. Filistin’e destek gösterileri dahi “bu ülkenin meselesi değildi ancak İslam etkisiyle buraya taşındı” şeklinde sunularak farklı toplumsal ve siyasi gelişmeler tek bir anlatı altında birleştiriliyor.

Uzmanlara göre, sokak röportajı, gezi videosu ya da yemek kültürü gibi farklı formatlar kullanılarak üretilen bu içerikler, İngiltere’de yaşayan milyonlarca Müslümanı sistematik biçimde “yabancı” ve “sorun” olarak kodlayan ortak bir dil oluşturuyor. Aynı söylemleri kullanan kanalların benzer zaman dilimlerinde içerik üretmesi ve dikkat çeken uluslararası bağlantıları ise bu içeriklerin arka planının daha kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğine işaret ediyor.

AA Ayrımcılık Hattı

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr