Şiir | Leyla - Emin Cutura
Ah senin gibi güzel olsak,ah keşke sen bir bilsen,bilirsin sen.Yürüyüp gidiyorum bağırarak avaz avaz özleniyorsun.Sustuğun zaman düşünüyorum,anlamaya çalıştırıl
Ah senin gibi güzel olsak,
ah keşke sen bir bilsen,
bilirsin sen.
Yürüyüp gidiyorum bağırarak avaz avaz özleniyorsun.
Sustuğun zaman düşünüyorum,
anlamaya çalıştırılıyorum.
Bazen de saçmalıyorum,
Korkma, gül, geç, kafana takma.
Bağırarak avaz avaz özleniyorsun,
düşündüğün gibi değil,
aşktır bil.
Göğsünde hissettiğin acıyı da hissediyorum,
kötü insanları da,
kalbe dokununca,
öfkeden dişlerimi sıkıyorum.
Ama aklımdaki tek şey;
Allah'ın insanları yargılayacağıdır,
insafsızları da!
O bütün içindeki şeyler,
o boşluk, içindeki bütün şeyleri yıkan tank,
boşluk yakışmaz sana,
onu durdurmak istiyorum,
sayılmıyor da,
senin izninle.
Yeterince güçlü olduğuma inanıyorum.
Mert, kahraman olabileceğime inanıyorum.
Seni şu rahatsız eden dağınık vahşete herkes dargındır.
Dünyanın zulmüne sakin ve üşengeç kalamam,
yorulamam da.
Cennetin güzelliği olsun istiyorum,
çünkü sen o'sun.
Bazıları görür,
bazıları da bilirler,
ona dönüştürülmene ilham vermezler.
Onu sana veren ben olayım istiyorum.
Ve bil ki,
kendimi öldürdüm "bu son" deyip yemin ettiğim günde.
Geçmişi sandığa koyup nehre bıraktım tek tek.
Bu ölümün beni cennete veya cehenneme götüreceğini bilmiyorum,
fakat şimdi bir huzuru hissediyorum,
bugüne kadar hissetmediğim bir huzuru.
Büyük huzuru, büyük rahatlığı,
meleklerin sesini, suskun ney'i.
Benim seni düşündüğüm gibi senin de beni düşündüğünü biliyorum.
Duanın da beni takip ettiğini biliyorum.
Öyle kolay kolay durmaz,
gökyüzünde hep parlar, aydan daha parlak.
Biliyorum,
temiz, samimi yüreği meraklandırdığını.
Bekliyordu, aniden geldi.
Bekleyip düşünüyor, anlamak istiyor.
Yürek, seni de öyle kolay kolay veremiyor.
Yazmadığım zaman da yazıyorum.
"Öylesine" defterimi açıp hızlı hızlı nefes almaya başlıyorum.
Ama her zaman yazıyorum, biriktiriyorum.
Fotoğrafına bakıp kalbim sakinleşsin diye
ilham gelir,
kalp durup durup çarpar,
aklım da aniden gider,
gönül seğirir,
melek tehdit eder,
gece gözlerini kapar,
ay da gider,
tan yeri ağarır .
Bana ne olduğunu kimse bilmez.
Sarhoş değilim,
dert de değil; ama isterim.
Ölümden sonra bir tek o olsun isterim.
Ezel'de Allah'ın vahdetini edindiğimiz gibi, içimde de vahdeti ondan.
Aşk nedir, bazıları söyleyemez.
Büyük bir köz, alevlendirir ateşi,
öyle ki çok anlatılır,
harlı da yanar, uzun da zaman.
Güneşi kıyaslamam, onun gibi dirençli değil.
Ama güneş derken,
Nur dışında nura ihtiyacım yok.
O Ezeldeki nur belki senin yüzündür.
Bana ne olduğunu bilemedim.
Tek bildiğim Mecnun'un yaşadığıdır.
Ölmez, ölmesine mani bir şey oluyor.
Leyla'yı bekleyip uyumuyor.