AB Doğu sınır bölgeleri ittifakı için önemli girişim
Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi, Avrupa Birliği’nin doğu sınırlarında yer alan bölgeler arasında bir ittifak kurulmasına öncülük ediyor.
Söz konusu girişimin, özellikle bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve süreci yaklaşırken, Avrupa politikalarına daha güncel ve etkili bir bakış kazandırmayı hedeflediği belirtildi.
Bu kapsamda, Kavala Bölge Başkan Yardımcısı Theodoros Markopoulos ile bölgenin Brüksel Ofisi Koordinatörü Antonis Gravanis, Brüksel’de Avrupa Bölgeler Komitesi’nde düzenlenen önemli bir konferansa katıldı.
“Doğu Polonya Evi” tarafından organize edilen ve “2027 sonrası uyum politikası: Bölgesel kalkınmaya yeni bir yaklaşım” başlığını taşıyan etkinlikte, Avrupa Komisyonu’nun Uyum ve Reformlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto ile Bölgeler Komitesi Başkanı Kata Tüttő de yer aldı.
İttifakın kurulmasına yönelik bu girişim, Doğu Makedonya ve Trakya Bölge Başkanı Hristodulos Topsidis’in öncülüğünde ve Avrupa Birliği’nin doğu kanadındaki diğer bölge yöneticileriyle iş birliği içinde başlatıldı. Markopoulos ve Gravanis, bu girişimin ortak sorunlara çözüm bulma ve bölgeler arası iş birliğini güçlendirme konusundaki güçlü iradeyi yansıttığını vurguladı.
Konferans sırasında, ittifakın temelini oluşturacak ve önemli bir adım niteliği taşıyan ortak tutum metni de imzalandı.
Metinde şu başlıklar öne çıktı:
- AB politikalarında doğu sınır bölgelerinin açık ve kapsamlı şekilde tanınması,
- Bu bölgelerin özel koşullarına uygun hedefli finansman araçlarının oluşturulması,
- Devlet yardımı kurallarında daha fazla esneklik ve daha yüksek destek oranları sağlanması,
- Altyapı, bağlantısallık ve askeri hareketlilik alanlarında daha güçlü destek verilmesi,
- Yerel ekonomiler, KOBİ’ler ve iş gücü piyasaları için özel destek mekanizmalarının geliştirilmesi.
Ayrıca, Avrupa Birliği içinde ve aday ülkelerle olan bağlantıların güçlendirilmesinin önemi de özellikle vurgulandı. Karadeniz ile Ege arasında stratejik bir köprü konumunda bulunan Doğu Makedonya ve Trakya gibi bölgeler için bu durum, hem ekonomik hem de stratejik açıdan Avrupa bütünlüğünün sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol oynuyor.