Batı Trakya’da müftü ataması krizi: Özgür Ferhat’tan sert tepki – “Bu bir idari işlem değil, azınlığın iradesine müdahaledir”
Yunanistan’da Dimetoka Müftülüğü’ne devlet tarafından yapılan yeni müftü atamasına Batı Trakya Türk Azınlığı cephesinden tepkiler devam ediyor.
Yeni Sol Partisi Rodop Milletvekili Batı Trakya Türk Azınlığı mensubu Özgür Ferhat, yayımladığı basın açıklamasında söz konusu atamayı “demokrasi ve hukuktan uzak, azınlığın iradesine yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirdi.
Ferhat, hükümetin “sözde seçim” görüntüsü altında gerçekleştirdiği müftü atamalarının basit bir idari işlem olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bu uygulamanın doğrudan azınlığın temsiliyeti ve devlete duyduğu güvenle bağlantılı olduğunu ifade etti. Azınlığın görüşü alınmadan ve istişare mekanizmaları işletilmeden atılan adımların çözüm üretmek yerine sorunları derinleştirdiğini belirten Ferhat, mevcut yaklaşımın kurumsal bir dayatma anlamına geldiğini kaydetti.
“Müftülük meselesi yıllardır gasp edilmiş bir haktır”
Açıklamada, müftülük sorununun geçmişte Batı Trakya Azınlığının elinden alınmış ve yıllardır devam eden yapısal bir problem olduğuna dikkat çekildi. Ferhat, bu konunun; insan hakları, azınlık hakları, dini özgürlükler ve hukuk çerçevesinde hak iadesi talep edilen, azınlığın beş temel ve öncelikli kurumsal talebinden biri olduğunu hatırlattı.
Din ve dilin Batı Trakya Türk Azınlığının toplumsal varlığının iki temel direği olduğunu vurgulayan Ferhat, müftülük meselesinin azınlığın kendi seçtiği dini liderleri, seçilmiş temsilcileri, kurumları ve en önemlisi halkın iradesi sürece dâhil edilmeden çözülemeyeceğini belirtti. Bu şartlar sağlanmadığı sürece yaşananların demokrasi ve azınlık hakları ihlalinden öteye geçmeyeceğini ifade etti.
“Kalıcı çözüm, azınlığın karar verici olduğu şeffaf bir süreçle mümkündür”
Rodop Milletvekili Ferhat, müftülük konusunda kalıcı çözümün ancak azınlığın karar verici olarak sürece dâhil edildiği, açık, şeffaf ve demokratik yöntemlerle mümkün olabileceğini dile getirdi. Toplumsal kabul görmeyen modellerin sahada karşılık bulamayacağını vurgulayan Ferhat, geçmişte olumlu sonuçlar veren politikaların da diyalog ve uzlaşı temeline dayandığını hatırlattı.
Bu kapsamda eski Eğitim Bakanı Kostas Gavroğlu’nun görüşlerine atıfta bulunan Ferhat, azınlığı ilgilendiren yapısal düzenlemelerin dayatma yoluyla değil, diyalogla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Azınlık tarafından gerçekten temsil edildiği kabul edilen müftülerin seçilme hakkının geniş tabana verilmesinin, hem toplumsal kabulü artıracağını hem de demokrasinin güçlenmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Eğitim alanına da dikkat çekti
Ferhat, müftülük meselesinden bağımsız olarak azınlık eğitiminin de Batı Trakya Türk Azınlığının geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğuna işaret ederek, bu alanda atılacak her adımın da aynı şekilde azınlığın aktif katılımıyla anlam kazanacağını belirtti.
Açıklamasının sonunda Ferhat, Batı Trakya Türk Azınlığının hak ve çıkarlarının korunmasının ancak demokratik süreçlerin işletilmesi ve toplumsal katılımın sağlanmasıyla mümkün olacağını vurgulayarak, kalıcı çözümlerin şeffaf ve kapsayıcı yaklaşımlarla elde edilebileceğinin altını çizdi.