Balkanlarda Osmanlı İmparatorluğu'nun gizemli sırları

Balkan coğrafyası her daim kargaşanın ve savaşların hâkim olduğu bir coğrafya olmuştur. Sadece Osmanlı İmparatorluğu Balkan yarım adasını huzurlu bir ortama dön

Köşe Yazıları 29 Ocak 2017
Balkanlarda Osmanlı İmparatorluğu'nun gizemli sırları

Balkan coğrafyası her daim kargaşanın ve savaşların hâkim olduğu bir coğrafya olmuştur. Sadece Osmanlı İmparatorluğu Balkan yarım adasını huzurlu bir ortama dönüştürmeyi başarmıştır.

1492-1804 yılları PaxOtomanika (Osmanlı Barışı) dönemi olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde Balkanlar altın çağını yaşamıştır. Çünkü bu dönem zarfında Balkan coğrafyasında tüm kargaşalar ve çatışmalar son bularak Balkan milletleri hoşgörü çerçevesi içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Roma İmparatorluğu Balkanlara su yolları, köprüler, kervansaraylar, ticaret yolları ve stratejik yollar inşa etmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu Balkanlarda bir imar faaliyetinde bulunmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu Balkanlara hanlar, bedestenler, kervansaraylar, sebiller, camiler, medreseler, ticaret ve stratejik yollar, zaviyeler, dergâhlar, şifahaneler ve imaretler inşa etmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunu diğer imparatorluk ve medeniyetlerden ayıran en önemli özelliği Açık Medeniyet olmasıdır. Yani Osmanlı medeniyeti kendi dışındaki diğer medeniyetlere hayat hakkı tanımıştır. Örneğin Osmanlı Millet sistemi (Rum milleti, Εrmeni milleti, Yahudi Milleti, Katolik milleti ve Müslüman milleti) birçok milletin bir arada yaşam sürmesini sağlamıştır.

Osmanlı medeniyeti medeniyetleri biz ve onlar olarak iki kısma ayırmıştır. Böylece Osmanlı İmparatorluğu gönül coğrafyasının alanlarını genişletiyordu.

MİLLET SİSTEMİNİN KAYNAĞI

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adalete uygun tarzda hüküm vermenizi emreder. Allah bununla, size ne de güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah semî ve basîrdir (sözlerinizi de, hükümlerinizi de hakkıyla işitir, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görür). (Nisa Suresi, 58)

Ey iman edenler! Haktan yana olup var gücünüzle ve bütün işlerinizde adaleti gerçekleştirin. Allah için şahitlik eden insanlar olun. Bu hükmünüz ve şahitliğiniz isterse bizzat kendiniz, anneniz, babanız ve yakın akrabalarınız aleyhinde olsun.

İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun; çünkü Allah her ikisine de sizden daha yakındır. Onun için, sakın nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın! Eğer dilinizi eğip bükerek gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün şahitlikten kaçarsanız, iyi bilin ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa Suresi, 135).

ALGI

Günümüzde Batılı tarihçiler Osmanlı İmparatorluğu'nun İslam’ın emri gereği Gayri Müslimlerden Cizye almasını aşağılayıcı bir unsur olduğu algısını yaymaya çalışıyorlar.

OLGU

Sasani imparatorluğu devletin resmi dini olan Mecusiliğin dışında başka dine mensup olan kişilerden cizyeye benzer vergi almıştır.

Bizans imparatorluğu (Doğu Roma İmparatorluğu da) devletin resmi dini olan Ortodoksluk dışında başka dinlere mensup olan kişilerden cizyeye benzer vergi almıştır.

Osmanlı İmparatorluğu da hem askerlikten muaf tutulmaları hem de devletin resmi dini olan İslam dışında başka dinlere mensup olmaları nedeniyle Gayri Müslimlerden cizye vergisi almıştır.

ALGI

Günümüzde Batılı tarihçiler Osmanlı döneminde kiliselerde Çan çalmasının yasak olmasını adaletsizlik olarak dile getirmektedirler.

OLGU

Sasaniler kiliselerde çalan çan sesine alternatif olarak bir tahta tokmakla dövülmek suretiyle cemaat ayinine çağrılmıştır.

Osmanlı imparatorluğu da kilisedeki çan sesine alternatif bir çözüm getirerek Hristiyan ahalinin bir tahta tokmakla dövülmek suretiyle cemaat ayinine çağrılmasını sağlamıştır.

İstimalet (hoşgörü) siyaseti Osmanlı İmparatorluğunun balkanlardaki halkların kalplerini fethetmekte en önemli faktörlerin başında gelmekteydi.

İstimalet siyasetinin gayesi vergi muafiyeti, değişik dinlere saygı duymak, ticaret özgürlüğü tanımak ve de insanları muhafaza etmek ve de kaybedilen haklarını geri iade etmeye dayalıydı.

Örneğin Osmanlı akıncıları ve neferleri bir şehri fethetmeden önce şehrin çevresinde yer alan bağ ve bahçelerden yedikleri her üzüm ve meyve miktarı kadar ağaç kütüklerinin diplerine akçe bırakıyorlardı.

Osmanlı imparatorluğu Balkanlarda fethettiği kasabalara İmaretler, zaviyeler ve dergâhlar inşa etmiştirİnşa edilen her imaretin yanına ek yapılar olarak mescitler, sebiller, kütüphaneler, şifahaneler, kanalizasyon sistemleri, hanlar, hamamlar, medreseler ve aşevleri inşa edilmiştir. Böylece fethedilen küçük kasabalar kısa sürede şehir statüsüne kavuşmuştur.

Osmanlı istismar için değil imar için ülke fethederdi. (Cemil Meriç)

Bir şehirde en önemli üç şey: kanalizasyon, hamam ve kütüphanelerdir. Kanalizasyon şehrin kirini, Hamam bedenin kirini, Kütüphaneler ruhun kirini temizlerler (Fatih Sultan Mehmet)

Tekke ve zaviyeler sayesinde Balkanlarda yaşayan halkın İslam dinine karşı olan önyargıları kırılmaktaydı.

BALKANLARDA OSMANLININ 5 SIRRI

1) Su

2) Gıda

3) Barınma

4) Güvenlik

5) Dostluk

Halkın temel ihtiyaçlarına cevap veren Osmanlı İmparatorluğu PaxOtomanika (Osmanlı barışı) 1492 yılından 1804 yılına kadar devam ettirebilmiştir.

Roma ve Doğu Roma İmparatorlukları kapalı medeniyetler olmalarından dolayı kendi medeniyetlerinin dışında yaşayan medeniyetlere hayat hakkı tanımadıkları için balkan coğrafyasında yaşayan milletlerin bir arada yaşamalarını sağlayamamışlardır.

Roma (Pağan) ve Doğu Roma İmparatorluğu (Ortodoksluk) medeniyetleri ben ve öteki olarak iki kısma ayırıyordu. Böylece her iki İmparatorlukta gönül coğrafyalarının alanlarını daraltıyorlardı.

1804 yılında gerçekleşen Sırp isyanı sonucunda PaxOttomanika (Osmanlı Barışı) bozulmuştur. O tarihten yani 1804'ten 2017 yılına kadar Balkan coğrafyasında kan gözyaşı ve göçler son bulmayarak hala daha devam etmektedir.

Balkan coğrafyası Osmanlı İmparatorluğu'nun varisi olan Türkiye Cumhuriyeti ve Türklerin adalet sistemine muhtaçtır. Çünkü Türkler Balkanların oksijen (temiz hava) salgılamaktadır.

Balkanlarda yani balkan halklarının sorunlarına çözümler sunarak bir arada yaşama duygusunu aşılayarak ve de balkanlardan gelenlere kucak açarak büyüklüğünü sergilemektedir.

Dış güçler (büyük güçler) ise Balkanlara karbondioksit (kirli Hava) salgılamaktadırlar. Dolayısıyla Balkan halklarının milliyetçilik duygularını kabartarak birbirine kırdırmayı arzulamaktadırlar.

ÇÖZÜM

Dış güçler her daim balkanlarda yaşayan halkın yapay ilaçlar ile pansuman yaparak kanayan yaralarını daha çoğaltmaktadırlar.  Türkiye ise balkanlarda yaşayan halkı doğal ilaçlar ile pansuman ederek kanayan yaralarını dindirmektedir.

Tarihte olduğu gibi bugün de balkan coğrafyası sadece Türkiye ve Türkler sayesinde NeoPaxOtomanika’nın (Yeni Osmanlı barışı) inşa edilmesiyle mümkün olacaktır. Balkan coğrafyasında yaşayan çeşitli milletlerin ancak üst kimlik olarak Osmanlı-Türk kültürü-medeniyeti üzerinde mutabık oldukları vakit geçirdikleri külfetli günleri ve meşakkatli yıllar son bulacaktır.

Bugün balkan halkları Türklerin Balkanları kucaklayacağı günün özlemini çekmektedirler.

 

Kaynaklar:

Balkanlar tarihi 1, Barbara Jelavich, küre yayınları

Balkanlar el kitabı, Osman Karatay, Akçağ yayınları

İbni Haldun güncel okumalar, Recep Şentürk, iz yayınları

Kuran-ı- Kerim Nisa Suresi 58 ve 135

Edirne ve Gezi RehberiTalhaUğurluel, kaynak kitaplığı

İslam ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr