Gümülcine'deki son Osmanlı karakolu

21. yüzyılın başlarında Sultan II. Abdülhamid Han Anadolu ve Ortadoğu’da yapmış olduğu iktisadi hamlelere Balkan coğrafyasını da eklemiştir. 1903-1904 yılları a

Köşe Yazıları 16 Temmuz 2018
Gümülcine'deki son Osmanlı karakolu

21. yüzyılın başlarında Sultan II. Abdülhamid Han Anadolu ve Ortadoğu’da yapmış olduğu iktisadi hamlelere Balkan coğrafyasını da eklemiştir. 1903-1904 yılları arasında Sultan II. Abdülhamid’in emriyle Gümülcine’ye karayolları, demiryolları, kaldırımlar, suyolu, askeri tesisler, mektep, rüştiye, medrese ve idadi inşa edilmiştir. Nitekim 19. yüzyılın üçüncü yarısından sonra karakol şehirlerin güvenliği için önemli bir rol oynamaktaydı. Osmanlı devletinde her şehre karakol inşa etme olayı Sultan Abdülaziz döneminde başlayarak Sultan II. Abdülhamid Han döneminde yaygınlaşmıştır. Sultan II. Abdülhamid Han Gümülcine Tren merkezi yanına bir karakol inşa etmiştir. Aynı dönemde Gümülcine’nin değişik noktalarına 4 karakol daha inşa edilmişti, fakat günümüze sadece bir tanesi ulaşabilmiştir.

Karakolun tren merkezi yanına inşa edilmesinin sebebi güvenlik amaçlı olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü tren istasyonunda hırsızlık gibi hadiselerin olması yüksek ihtimaldi. Ayrıca o dönemdeki devlet adamları ve memurlar Gümülcine’ye tren ile gelmeyi tercih ettikleri için, düşmanları veya rakipleri tarafından herhangi bir suikasta maruz kalmaları ihtimal dâhilindeydi. Dolayısıyla karakolun Tren Merkezine yakın olması hem tren istasyonunun hem de Gümülcine’nin asayişinin ve güvenliğinin tesis edilmesi için önemli bir faktördü. Ayrıca Osmanlı karakolu karakol dışında gümrük dairesi olarak kullanılmıştır. Tren vagonları ile getirilen ticaret ürünlerinde silah, eroin ve kaçak malların Gümülcine’ye sokulmasını engellenmek için tüm vagonlardaki ticari ürünler Osmanlı karakolunda yani Osmanlı gümrük dairesinde kontrol edilmekteydi.

Günümüze dek varlığı muhafaza edilen Osmanlı karakolu binası, Gümülcine tren merkezinin 50 metre doğusunda olup, şu an  Kapadokyalılar Derneği olarak kullanılmaktadır. Gümülcine’deki son Osmanlı karakol dairesinin giriş kapısının üst kısmında Osmanlı arması da halen mevcuttur. Nispeten tahrip edilmiş olsa dahi, bu kabartma arma günümüze dek belirginliğini muhafaza edebilmiştir. Osmanlı arması Sultan II. Abdülhamid Han döneminde Osmanlı devletinin kudretini, büyüklüğünü ve ağırlığını Osmanlı tebaasına ve diğer devlet vatandaşlarına göstermek ve hissettirmek için devlet dairelerinin üst kısımlarında bir motif olarak kullanılıyordu.

OSMANLI ARMASI

En tepede bir güneş şekli ve onu çevreleyen güneş ışıkları vardır. Güneş şeklinin ortasında armanın ait olduğu dönemin hükümdarlarının tuğrası yer almakta. Onun altındaki yukarıya açık hilalin üzerinde Arapça Osmanlı devletinin hükümdarı olan han, Allah’ın Muaffak kılması ve yardımına dayanır ve öylece hüküm sürer anlamına gelen bir söz yazılı. Onun altında, armanın tam göbeğine gelecek şekilde aynalı kalkan motifi vardır. Bu kalkanın çevresinde yıldızlar bulunuyor. Bu yıldızların sayısı çok zaman 12 adet ile sınırlandırılmış olup 12 burcu temsil eder. Böylece Osmanlı, kâinatın merkezine yerleştirilmiş olur. Kalkanın hemen üzerinde de devletin kurucusu Osman Gazi'yi temsil eden bir sorguç vardır ki Osmanlıların köklerine ne kadar bağlı olduğunu anlatır. Kalkanın sağ yanında Osmanlı sancağı yer alır. Renkli armalarla kırmızı ile gösterilir. Onun karşısında ise hilafet sancağı bulunur. Hilafet sancağının rengi aslında siyah iken, arma üzerinde hemen daima yeşil renkte gösterilmiş ve bazen üzerinde üç hilal kondurulmuştur. Merkezdeki kalkandan Osmanlı sancağı yönüne doğru uzanan şekiller ise şöyle sıralanmaktadır: Sancağın üzerinde bir ok var. Sancak âleminin altında baltacılar ocağının kullandığı tek taraflı bir çift yüzlü teberler (balta) bulunur. Sonra mızrak ve altında el sperlikli tören kılıcı vardır. Sonra ağızdan dolma bir top ve altında savaş kılıcı yer alır. Hemen altında bozdoğan (gürz) görülür. Top ile bozdoğanı sancaktan ayıran boynuzdan yapılan boru ise savaş ilanını ve sonra da mehterhaneyi temsil eder. Armanın sol yanında, yani hilafet sancağı yönünde uzanan semboller yine yukarıdan aşağıya şöyle sıralanırlar. Sancak âleminin altında süngü takılmış bir tüfek, altında tek yüzlü teber (balta), sonra toplu tabanca ve topuz başlı asa mevcuttur. Asanın şeşper (savaş araçlarından altı dilimli topuz) topuzu kenarına asılı olan terazi adaleti temsil eder. Terazinin kitap şekilleri üzerine oturtulmuş olup bu kitaplardan üstteki Kuran-ı Kerim, alttaki ise diğer hukuk metinleri yerine geçen kanun kitabıdır. Hilafet sancağının altındaki çiçek şekilleri Osmanlının estetik yönünü gösterir. Buket arasında ki güller hilafet sancağı üzerinde manevi ilhamlar sebebiyle bulundurulur. Buketin hemen altında bir çapa (gemi demiri) yer alır ki denizciliğin sembolüdür. Arma göbeğindeki kalkanın hemen alt yanın da dik duran bir borazan mızıka takımını; onun altında çaprazlama duran tirkeş (ok kuburu, sadak) ile meşale de gece donanmalarını ve ok müsabakalarını hatırlatır. Armanın alt tarafını boydan boya süsleyen inci defneyaprakları, çiçek motifleri arasından beş tane madalya sarkar. Bu madalyaların isimleri şöyledir: İmtiyaz nişanı, Mecidi nişanı, İftihar nişanı, Osmanlı nişanı ve Şefkat nişanı.
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr