İslam'ın dördüncü ve son dönemi
İslam dini Hz Peygamberden başlamak üzere bugüne kadar birçok evrelerden geçmiş; dünden zamanımıza kadar zaman ve mekana uygun olarak değişik şekil ve evreler g
İslam dini Hz Peygamberden başlamak üzere bugüne kadar birçok evrelerden geçmiş; dünden zamanımıza kadar zaman ve mekana uygun olarak değişik şekil ve evreler geçirmiştir. Bu evrelere değişik pencerelerden bakarak farklı tasnifler ve tasvirler yapmak mümkündür.
Mesela çağımız alimlerinden olan merhum Muhammed Ebu Zehra olaya mezhepler arasından bakarak İslam'da İtikadi Siyasi ve Fıkhi Mezhepler Tarihi adında bir kitap yazmıştır. Biz de dünden bugüne geçen İslami evreleri şu dönemlere ayırıyoruz:
1- Hz. Peygamber Dönemi
2- Sahabiler Dönemi
3- Mezhepler Dönemi
4- Gelecek Küresel-Evrensel ve Son Dönem
HZ PEYGAMBER DÖNEMİNDE İSLAM
Herkesin bildiği gibi İslam, ilk defa 610 yılında Hz. Muhammed’e Hira Mağarası'nda şu ayetin gelmesiyle başlamıştır: “Her şeyi emsalsiz güzellikte yaratan Rabbinin, insan, toplum, tabiat ve yaratıcı ilişkilerine meşruiyet getiren, düzen içeren kitabını, Kur’an’ı, Rabbinin adı, izni ve yardımıyla oku, düşün, duyur!” (Alak 96/ 1-2, Ahmet Tekin tercümesi)
Hz. Peygamber döneminde İslam, Mekke ve Medine devirlerine ayrılmakla beraber zaman ve zemin şartları içerisinde özel bir örnek olarak teori ve pratik halinde tepeden tırnağa, A’dan Z’ye uygulanmış olduğunu söyleyebiliriz. Zaman, tarım toplumu çağı olması dolayısıyla toplumda henüz yapaylıklar ve sunilikler ortaya çıkmamış, insanların doğal fıtri, tabii ve ilahi davranışlar içerisinde olduklarını söyleyebiliriz. Bu çağın Ensar ve Muhacir kardeşliği ile Mekke ve Medine dönemi ile ve Medine’de Hz Muhammed'in İslam devleti ve İslam toplumunu inşa etmesiyle bu dönemin her yönüyle örnek bir çağ olduğuna inanıyoruz.
SAHABELER DÖNEMİ
Bu devirde de tarım toplumu olmakla beraber dini hayat, bilimsel hayat ve siyasi hayatın genel olarak iyi olduğunu söyleyebiliriz ama Müslümanlar arasındaki fitnelerin de bu zamanda ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Muhammed Ebu Zehra’nın adı geçen eserinde yazdığına göre Sahabe arasında Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir, Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas ve sahabenin diğer bilginleri alimler arasında yer alırlar.
Sahabeler arasında İslam açısından yapılmış olan en önemli hizmet, Kur'an ayetlerinin toplanarak bir Mushaf haline getirilmesidir. Bu çalışma Halife Hz. Ebu Bekir zamanında başlamış Hz. Ömer zamanında devam etmiş ve Hz. Osman zamanında tamamlanmıştır.
Maalesef bu zamanda İslam ve Müslümanlar çeşitli fitne ve fesad hareketleri ile karşı karşıya gelmiş; Cemel Vakaları ve Sıffin Savaşları adı verilen ve on binlerce Müslümanın öldürüldüğü fitne savaşları da bu dönemlerde olmuştur.
Bu dönemde kendilerine Hulefayi Raşidin unvanı verilen Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali gibi İslam büyükleri idare görevinde bulunmuşlar, İslam’a ve Müslümanlara hizmet etmişlerdir. Ancak Hz. Ömer’e yapılan ve böylece ilk defa başlayan terörist hareketler giderek devam etmiş Ömer, Osman, Ali, Hasan ve Hüseyin gibi devlet başkanları arka arkaya öldürülmüşlerdir. Fakat bunlardan sonra gelen Muaviye siyasi davranışlarıyla askerliği meslek haline getirdi, ilk defa namaz kıldırma memurları tayin etti, İslam’da haram olan veliahtlığı (Bakara 2/ 124) icat etmiş ve Muaviye, ölümünden hemen önce, 679 yılında, Hüseyin ve Abdullah bin Zübeyr'in karşı çıkmasına rağmen oğlu Yezid'i halife ilan etti ve kendisine biyat edilmesini istedi. Ve de kendi iktidarında bazı Yahudi ve Hristiyanları devlet memuru olarak tayin etmiş…Böylece sanki Siyonist Yahudilerin fitnesinden kurtulmuş ve aklınca terörü önlemiştir.
MEZHEPLER DÖNEMİ
Sahabeler döneminde bu şekilde toplum ve devlet bozulunca insan vücudunda kanser olan mide alındığı zaman kalın barsakların mideye dönüştüğü gibi Müslümanlar arasında da yeni oluşumlar ortaya çıktı. Artık Müslümanlar, devletin çöküşünü görünce inanç-itikad, dünya görüşü ve hayat anlayışı bakımından farklı olduğu için devletten uzaklaşarak veya onu kendi haline bırakarak inanç-itikad, hayat ve siyaset alanında bir takım mezhepler ortaya çıktı.
Bu mezhepler şia, hariciler ve bunların kolları ve zamanımızda da vehhabilik, Bahailik ve Kadyanilik gibi siyasi; Cebriye, Kaderiye, Mürcie, Eşariler ve Maturidiler gibi itikadi mezhepler; Hanefilik, Şafiilik, Malikilik, Hanbelilik, Zahirilik ve Caferilik gibi fıkıh mezhepleri ortaya çıkmıştır.
İSLAMIN DÖRDÜNCÜ VE SON DÖNEMİ
Bugün biz, dünden zamanımıza kadar bilim ve teknolojinin evrenselleştiği bir zamanda hiçbir dinin hiçbir felsefe ve görüşün küresel ve evrenselleşemediği bir anda yaşıyoruz. İşte şimdi bundan sonra Müslümanlar Kur'an ve Sünnete dayanarak fen ve sosyal ilimlerin yardımı ile yeni bir dünyanın ortaya çıkmasına sebep olacak yeni bir yorumu ortaya koyacaklardır.
İslam’ın 4. ve son dönemi olan bu devirde eskilerin tarım toplumunun ürünü olan mezhep, meşrep, parti, grupçuluk, hizip, fırka, tarikat, cemaat ve buna benzer tefrikalar ortadan kalkacaktır.
Bu yeni yoruma aday da tüm dünyanın ekonomi başta olmak üzere sosyal bilimlerin devrini tamamlaması sonucu çökmekte olan bu batı medeniyeti karşısında hak-hukuk-adalet ve fazilete dayanan yeni medeniyeti kuracak devlet ve toplum Türkiye’den başkası değildir.
İnşallah ülkemiz din ile bilimi birleştirerek İslam esaslarını yani İslam’ın bireye bakan dinsel tarafını değil, topluma bakan bilimsel tarafını tüm küreye şamil kılıp evrenselleştirecektir. Bu yeni medeniyette sadece birey ve topum, fert ve devlet olacaktır. Farzı ayınlar ile farzı kifayeleri yürüten millet ve devlet bütünlüğü ile içtihat ve şura kurumları, aralarında dengeleri sağlayarak aynı zamanda toplumsal olan bireyi artık 2 ayaklı olmaktan kurtarıp onun yenide insan olmasını sağlayacaktır inşallah…