Sultan II. Abdülhamit İle Selanik’in Şahlanışı
Selanik şehirlerin üstünde bir şehirdir. Selanik dünyanın en kadim şehirlerinden birisidir. Doğunun ve Batının güzel kokulu gülüdür. Tarihi boyunca birçok impar
Selanik şehirlerin üstünde bir şehirdir. Selanik dünyanın en kadim şehirlerinden birisidir. Doğunun ve Batının güzel kokulu gülüdür. Tarihi boyunca birçok imparatorluğa ev sahipliği yapmıştır. Daima medeniyetlerin ve kültürlerin inşa edildiği bir belde olmuştur.
Selanik’i Selanik yapan Sultan II. Abdülhamit Han'dır. Çünkü Osmanlı padişahları arasından Selanik’e en çok yatırım yapma şerefine nail olmuştur. Sultan Abdülhamit’i anlayamayanlar aynı zamanda Selanik’i anlayamazlar.
Dolayısıyla Selanik’in tarihi Abdülhamit öncesi ve sonrası olarak iki kısma ayrılmaktadır. 19. Yüzyılın 4. çeyreğine girildiğinde Selanik şehri sanki yeniden doğmuşçasına tekrar mamur edilmiştir. Basireti sayesinde Selanik’in Balkanların anahtarı ve İstanbul ’un kapısı olduğunu keşfeden Sultan Abdülhamit Han Selanik şehrine yatırım yapmaya başlamıştır. Çünkü Selanik elden giderse İstanbul’un da elden gideceği olgusunu çok iyi benimsemiştir.
1878 yıllarına gelindiğinde İbranice, Yunanca, Bulgarca ve Türkçe yayın yapan gazetelerin ve dergilerin basımına başlanmıştır. 1889 yılında Sultanın emriyle Selanik’teki bütün çöpler temizlenmiştir. Eş zamanlı olarak Abdülhamit’in talimatı ile doktorlardan oluşan bir komite kurulmuştur. Bu komitenin görevi cami, kilise, sinagog, okul, devlet daireleri, kahvehane ve otellerdeki tuvaletlerin temizlenip temizlenmediğini teftiş etmekti.
Bunların dışında ahırların temizliği ve de insanların tahta küvetlerin yerine taş küvetleri koymaları konularında bilinçlendiriyorlardı. Yeni inşa edilen hastanelere tam donanımlı tıbbi malzemeler getiriliyordu.
1888-1896 yılları arasında Selanik şehri Sultan Hamit sayesinde tren istasyonu ile tanışma fırsatı yakalamıştır. Askeri açıdan olayı analiz ettiğimizde ortaya çıkan sonuç demiryolları sayesinde Osmanlı devleti arzu ettiğinde Selanik üzerinden Balkanlara asker takviyesi yapabilme imkânına kavuşmuştur.
Ekonomik açıdan olayı incelediğimizde Selanik şehri üzerinde yerli malların Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini tespit etmiş oluruz. Bunun dışında Selanik elektrikli Tramvayla tanışan ilk Osmanlı şehri olmuştur. Hatta diğer şehirlerdeki okullarda öğrenim gören çocuklar öğretmenleri vasıtasıyla trenler ile Selanik’e kültür gezisi düzenlemekteydiler.
Ayrıca eğitim alanında bir sürü girişimlerde bulunan Sultan, İtalyan ticaret okulu, ziraat mektebi, Fransız lisesi, Alman mektebi, Hamidiye mektebi, Rum mektebi ve Musevi mektebi inşa etmiştir. Sanayi alanında ise şehre un fabrikası, ipek fabrikası, tuğla fabrikası ve tütün fabrikalarının kurulmasına vesile olmuştur.
1900 yılında Doğunun en büyük değirmeni olacak olan Alatini değirmenini inşa etmiştir. Rum Ortodoks kiliselerinin dışında Bulgar ve Katolik İtalyan kiliselerin açılmasına izin vermiştir. 1890’lara gelindiğinde şehirde 139 farklı meslek grubu meydana çıkmıştır. Örneğin helvacı, peynirci, leblebici, kuru kahveci ve tavukçu meslekleri.
Yine aynı dönem içerisinde Selanik’te kahve kültürü oluşmuştur. Şehrin her bir köşesine kafeler açılıyordu. Örneğin Alhambra Kafe ve Colomp Kafe. Buna paralel olarak kafe kültürünün yanında otel kültürü de gelişmeye başlamıştır. 1880-1883 yılları arasında sahil şeridi boyunca Anatoli, Nea Hellas, Eptanisos, Olimpos, İmperial, Turquae ve Hamidiye otelleri inşa edilmiştir.
1893 yılında Selanik’te devrim niteliğinde 2 olay meydana gelmiştir. Birinci hadise Selanik şehrine su bağlanmasıydı. Yani her evin çeşmesinde su mevcuttu. Artık Selanik’in su sorunu halledilmişti. Bunun yanında itfaiye dairelerine su depolanarak şehirde zuhur edecek olan herhangi bir yangına karşılık su bulunmaktaydı. Zaten Sultan Abdülhamit döneminde Selanik’te yangın vakası vuku bulmamıştır.
Önem arz eden diğer bir hadise şehrin gaz lambalarıyla aydınlatılmasıdır. Selanik sokakları gece lambaları ile aydınlatılmaktaydı. Işıklandırma sisteminin en önemli avantajı ise şehirdeki hırsızlık ve eşkıyalık olaylarının yok denilecek seviyeye indirilmesidir. Selanik artık Modern Avrupa şehri statüsüne kavuşmuştur.
Ulu Sultan Abdülhamit Han'ın Selanik’teki en büyük icadı ise şehre yeni liman inşa etmesiydi. Böylelikle liman sayesinde Selanik şehri Osmanlı ve Akdeniz şehirlerinin en çok ticaret yapılan şehri sıfatına sahip olmuştur.
Selanik, Selanik olmasını Abdülhamit Han’a borçludur. Cennet mekân Sultan Abdülhamit Han sayesinde Selanik basit bir şehirden kozmopolit bir şehre dönüşmüştür. Velhasıl Sultan Abdülhamit Han şehre inşa ettirdiği liman sayesinde Selanik şehri İzmir’i, Beyrut’u, Trabzon’u, Venedik’i, İskenderye’yi, inşa edilen modern binalar ile Berlin’i, kurulan ışıklandırma sistemiyle Paris’i ve Viyana’yı anımsatmasını sağlayarak şehre ayrı bir renk katmıştır.
Selanik her halükarda İstanbul’un aynası olmuştur. Selanik’te gerçekleşen en ufak bir olay bile İstanbul’a iyi veya kötü bir şekilde yansımakta ve de hissedilmekteydi.
Selanik Örneği Sultan II. Abdülhamit’in Osmanlı imparatorluğunda yer alan tüm şehirleri imar etmek yani yeniden yapılandırmak gibi bir misyona ve vizyona sahip olduğunun ispatıdır.
Rabbim Sultan Abdülhamit Han'dan razı olsun
Kaynak: Tanzimat Çağında Bir Osmanlı Şehri Selanik (1830-1912), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Meropi Anastassiadou