Tarihi eserler nasıl hastalanır?
Balkan coğrafyasındaki birçok Osmanlı tarihi eseri taş kanserine yakalanmaktadır. NASIL? Caddelerin seviyesinin yükselerek yapıların çukurda kalması ve asfaltl
Balkan coğrafyasındaki birçok Osmanlı tarihi eseri taş kanserine yakalanmaktadır.
NASIL?
Caddelerin seviyesinin yükselerek yapıların çukurda kalması ve asfaltlama çalışmaları bu yapıların temellerinin havalanmasını önlüyor. Böylece zeminde biriken suları yukarı doğru çıkıyor. Bu da erimeye neden oluyor.
Sorunun kaynağı zemin suyuyla ilgili maruzattır. Eserlerin restorasyonunda çimento kullanılması da tuzlanma yaparak taşların erimesine sebep oluyor.
Günümüzde birçok balkan ülkesinde Osmanlı tarihi eserleri taş kanserine yakalanmaktadır. Özellikle camiler, medreseler ve bedestenler. Balkan ülkeleri böyle bir uygulamayı kasıtlı olarak yapmaktadırlar. Örneğin bu uygulamayı en çok uygulayanlar Sırbistan ve Bulgaristan devletleridir.
Genel olarak balkan ülkelerinin bu siyaseti yapılarının altında Osmanlıya karşı besledikleri kin yatmaktadır. Bu kin o derece ileri seviyededir ki Osmanlı tarihi eserlerini görmeye dayanamazlar. Dolayısıyla tarihi eserlerin taş kanserine yakalanmaları için zemin oluşturuyorlar.
ALGI OPERASYONU
Bu tür stratejiler geliştiren Balkan devletleri bunları yaparken halkın, arkeologların, tarihçilerin, UNESCO'nun, Müslüman azınlıkların, Müslüman devletlerin ve dünya kamuoyunun tepkisini çekmemek için tarihi eserleri direk yıkmak yerine hiç kimseye hissettirmeden yapmaktadırlar.
Böylece medya aracılığıyla ve halk üzerinde algı operasyonu düzenleyerek sanki tarihi eserleri restore ediyormuş görüntüsü vererek aslında tarihi eserlerin yıkılmasını hızlandırmaktadırlar.
ÇÖZÜM
Başta Türkiye olmak üzere İslam ülkeleri balkanlardaki İslami eserlere sahip çıkmalı ve bu eserleri devamlı olarak gündemde tutmaları gerekmektedir. Gerekirse tarihi eserlerin yıkılmaması için Birleşmiş milletler, UNESCO ve insan hakları mahkemesine başvurmaları icap etmektedir. Balkanlarda yaşayan Müslüman azınlıklar da tarihi eserlerini bir ecdat eseri olarak benimseyerek o eserlerin yıkılmaması için elinden geleni yapmalıdırlar.
Çünkü tarihi eser geçmişle direk olarak bağlantıyı sağlamakta, vatan sevgisini canlı kılmakta ve milletlerin geleceğine yön vererek misyon ve vizyon sahibi olma olanağını sağlamaktadır.