Yaşayan izler

Mekânların da ruhu var, hafızaları var. Biz unutmak istesek de onlar hatırlar, hatırlatır. Söyler, söyletir. Ağlar, ağlatır.

Kültür - Sanat 4 Şubat 2023
Yaşayan izler

Odanın ahşap kapısı aralıktı. İçeriye girdim. Sol tarafta bulunan maşinganın[1] hemen yanına serilmiş beyaz renkli kabarık pöstekinin üzerine oturdum. Namazını bitirdi. Kenarları nakışlı beyaz bir örtüyle örtülü rahleyi önüne çekti ve Kur-an’ı Kerim’i açtı. Hafifçe yüksek bir sesle okumaya başladı. Yumuşak sesini dinlerken bir yandan da gözlerimi odanın içinde gezdiriyordum. Mavi çivit renkli duvarlar. Kahverengi ahşap kapı. Tavana yakın bir bölümde odayı çevreleyen raflar. Bordo renkli  kadife örtüsü ve beyaz dantelli eteği ile çevrelenmiş divan. Duvara yaslanmış karanfil çiçeği nakışlı beyaz yastıklar. Yere serilmiş geniş şeritli rengârenk dokuma kilim. Patiska kumaştan ucu dantelli beyaz perdeler. İki pencere arasındaki duvara asılmış ve köşesinde siyah beyaz iki vesikalık fotoğrafın da bulunduğu altın çerçeveli bir ayna. Duvardaki  küçük girintili bölümde bulunan siyah radyo. Bir de babaannemin  Kur’an-ı Kerim sesine eşlik eden zemberekli eski bir saat.

Öyle sessizce otoruyordum. Odadaki bütün eşyalar yerli yerindeydi. Yıllarca hiç değişmemişti. Hatıralar denizine dalıp gidiyordum... Geçmişin sokaklarında yürüyordum ağır ağır adımlarla. Kızıl saçlı küçük bir kız çocuğu gezinmeye başladı odanın içerisinde. Kucağında pembe elbiseli sarı saçlı bebeği. Gözlerinde geleceğin hayal kelebekleri. Yüreğinde çocukluğun gülümseyen masumiyeti. Ceplerinde dolaptan gizlice aldığı meyveli şekerler. Odadaki her şey dile geldi. Aynı ses, aynı koku... Sobanın içinde çatırdayan odunların sıcaklığı aynı...  Hatıraların kimi yüzümü güldürüyordu, kimi diken gibi batıyordu yüreğime. Ama hepsi sımsıcaktı içimde.

Kayısı ağacının pencereye vuran dallarının sesiyle irkildim. Köşedeki rahlenin üstünde duran Kur’an-ı Kerim’e baktım. Üzerinde birikmiş ince toz tabakasını elimle sildim. Uzun zaman olmuştu gelmeyeli, ziyaret etmeyeli, anlamıştım...
Evin gıcırdayan ahşap merdivenlerinden inerek bahçeye çıktım. Yorgun evin cumbalı bölümüne dallarını yaslayan yaşlı kayısı ağacı yalnızlık türkülerini söylüyor şimdilerde. Gül reçeli, gül şerbeti yaptığımız yediveren gülümüz de yok artık boy verdiği yerde. Oturdum, içimden sessiz ağıtlar yaktım bu evde yaşanmış şenlikli günlere. Onun yalnızlığını dinledim. Sonra da birkaç umut çiçeği ektim unutulmuş bahçemize.

Doğup büyüdüğümüz, çocukluğumuzun geçtiği evler. Ahşap tavanlı, küçük odalı, geniş hanaylarına[2] salıncakların kurulduğu o sıcacık evler. Çocukların saklambaç oynarken içine saklanmaktan büyük bir zevk duyduğu musandıralar[3]. Sonsuz bir gökyüzüne, derin bir yeşile açılan ahşap küçük pencereler. Kireç kokulu beyaz duvarlarla çevrili bahçeler. Hepsinin ne çok anlatacağı, ne çok birikmiş özlemi var...

Mekânların da ruhu var, hafızaları var. Biz unutmak istesek de onlar hatırlar, hatırlatır. Söyler, söyletir. Ağlar, ağlatır. Her gidişimizde, her ziyaretimizde geçmişten bir mektup tutuşturur elimize. Satırlarında  var olacağımız, gönül hazinemizde bir ömür özenle saklayacağımız uzun bir mektup...



Dipnot

[1] Μaşinga: Üzeri düz, fırın barındıran bir çeşit soba.
[2] Musandıra: Eski türk evlerindeki odalarda, kapı yanındaki duvarda boydan boya yer alan, içine yatak yorgan konan dolaplar.
[3] Hanay: Salon, sofa, geniş oda.

Müberra Karadayı, Bağlar Dergisi, 2022, Sayı: 2 

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr