Kelvin dalgaları nedir? 2026-2027 kışında Yunanistan’ın hava durumu nasıl değişebilir?
Kelvin dalgaları nedir? Güçlenen El Niño ile birlikte okyanus olaylarının 2026-2027 kışında Yunanistan’ın sıcaklık ve yağış düzenine olası etkilerini inceledik.
Pasifik’teki Kelvin dalgaları güçlü El Niño’yu desteklerken, uzmanlar bu kış Yunanistan’da sıcaklık ve yağış düzeninin değişebileceğine dikkat çekiyor.
Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde ilerleyen ve gözle görülmeyen Kelvin dalgaları, bu yıl güçlenen El Niño olayıyla birlikte yeniden gündemde. Binlerce kilometre boyunca ilerleyen bu okyanus dalgaları, doğrudan Yunanistan’a ulaşan bir hava sistemi değil. Ancak El Niño’nun güçlenmesine katkıda bulunarak atmosferik dolaşım üzerinde daha geniş ölçekli etkiler oluşturabiliyor.
Kelvin dalgaları, özellikle ekvatoral Pasifik’te okyanusun üst ve alt katmanları arasında büyük miktarda ısının taşınmasında rol oynuyor. Doğuya doğru ilerleyen sıcak Kelvin dalgaları, deniz yüzeyinin altındaki sıcak suyu doğuya taşıyarak yüzey sularının ısınmasını destekleyebiliyor. Bu süreç, El Niño’nun gelişimini veya güçlenmesini etkileyen mekanizmalardan biri olarak kabul ediliyor.
El Niño bu yıl neden önemli?
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) 10 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesine göre El Niño güçlenmeye devam ediyor. Ekvatoral Pasifik’in doğusunda deniz yüzeyi sıcaklık anomalileri +3 derecenin üzerine çıkarken, Niño 3.4 bölgesindeki anomali +1,8 derece olarak ölçüldü.
NOAA, 2026 sonbaharı ve 2026-2027 kışı boyunca çok güçlü bir El Niño yaşanması ihtimalini yüzde 90’ın üzerinde değerlendiriyor. Ekim-Aralık 2026 dönemi için ise 1950’den bu yana kaydedilen en güçlü El Niño olaylarını aşabilecek bir olay ihtimalini yüzde 75 olarak veriyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) da El Niño’nun 2026 sonu ve 2027 başına doğru daha da güçlenmesinin beklendiğini bildiriyor. WMO’ya göre El Niño’nun Şubat 2027’ye kadar devam etme ihtimali neredeyse yüzde 100 seviyesinde. Ancak örgüt özellikle önemli bir noktaya dikkat çekiyor: El Niño’nun güçlü olması, dünyanın herhangi bir bölgesinde etkinin mutlaka aynı ölçüde güçlü olacağı anlamına gelmiyor.
Kelvin dalgaları Yunanistan’ı nasıl etkileyebilir?
Kelvin dalgalarının Yunanistan üzerinde doğrudan bir etkisinden söz etmek doğru değil. Etki, Pasifik’teki okyanus-atmosfer etkileşimlerinin El Niño üzerinden küresel atmosfer dolaşımını değiştirmesi ve bu değişikliklerin Avrupa’ya kadar uzanabilmesi şeklinde ortaya çıkıyor.
Kelvin dalgaları El Niño’nun güçlenmesine katkı sağladığında, tropikal Pasifik’teki değişiklikler atmosferik dalgalar aracılığıyla Kuzey Atlantik ve Avrupa üzerindeki dolaşımı etkileyebiliyor. Bunun sonucunda sıcaklıkların, yağışların ve basınç sistemlerinin mevsimsel dağılımında değişiklikler meydana gelebiliyor.
Ancak burada önemli bir belirsizlik bulunuyor. Güçlü bir El Niño’nun Yunanistan’da mutlaka sert, soğuk veya karlı bir kış oluşturacağı söylenemez. Doğu Akdeniz’de El Niño ile yağış ve sıcaklık arasındaki ilişki daha karmaşık ve olaydan olaya değişebiliyor. Avrupa’daki atmosferik dolaşımın yanı sıra başka iklim değişkenleri de sonucu etkiliyor.
Dolayısıyla Kelvin dalgaları için “bu kış Yunanistan’a sert kış getiriyor” şeklinde kesin bir yorum yapmak bilimsel verilerin ötesine geçer. Daha doğru ifade, Pasifik’teki güçlü El Niño’nun Yunanistan ve Doğu Akdeniz’in kış mevsimindeki sıcaklık ve yağış düzenini etkileyebilecek büyük ölçekli atmosferik değişimleri artırabileceğidir.
Yunanistan’da geçen kış ne olmuştu?
Bu değerlendirmelerin arka planında Yunanistan’ın son yıllardaki sıcak kışları da bulunuyor. Yunanistan Ulusal Meteoroloji Servisi’nin 2025-2026 kışına ilişkin değerlendirmesine göre geçen kış, 1960’tan bu yana ölçülen en sıcak üçüncü kış oldu ve mevsim ortalaması 1991-2020 normalinin 1,7 derece üzerinde gerçekleşti.
Meteo.gr ise aynı kışı 1960’tan bu yana ikinci en sıcak kış olarak değerlendirdi. İki kurumun sıralamasında farklılık bulunmasına rağmen, her iki değerlendirme de 2025-2026 kışının uzun dönem ortalamalarının belirgin şekilde üzerinde sıcak geçtiği konusunda aynı tabloyu ortaya koyuyor.
Bu nedenle 2026-2027 kışına ilişkin değerlendirmelerde tek bir göstergeden hareket etmek yerine El Niño’nun yanı sıra Atlantik ve Avrupa’daki atmosferik dolaşımın gelişimi ile mevsimsel tahminlerin birlikte takip edilmesi gerekiyor.