Yunanistan bölgeleri AB ücret sıralamasında dibe geriledi
Araştırma, 2009’dan bu yana satın alma gücü farkının açıldığını ortaya koyuyor.
Yunanistan’daki bölgeler, ortalama ücretlerin satın alma gücüne göre değerlendirildiği Avrupa Birliği sıralamasında en alt sıralarda yer alıyor. Planlama ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nin (KEPE) yeni çalışması, bölgeler arasındaki satın alma gücünü ortaya koydu.
Eurostat verilerine göre Yunanistan’ın beş bölgesi, yoksulluk riski oranının en az yüzde 33 olduğu AB’deki 25 bölge arasında bulunuyor.
Doğu Makedonya ve Trakya, Orta Yunanistan, Batı Yunanistan, Mora ve Kuzey Ege, bu bölgeler arasında yer alıyor.
Kuzey Ege son sıraya geriledi
KEPE, karşılaştırılabilir verilerin bulunduğu AB’nin 237 bölgesini inceledi.
2009 yılında Kuzey Ege, satın alma gücü açısından ortalama ücretlerde Avrupa sıralamasında 202. sırada bulunuyordu. 2022 verilerine göre ise bölge 237. sıraya, yani son sıraya geriledi.
Epirus ise 236. sırada yer alarak sondan ikinci oldu.
Yunanistan’daki bölgeler, 2009-2022 döneminde Avrupa sıralamasında ortalama olarak yaklaşık 40 basamak geriledi.
Yunanistan AB ortalamasından uzaklaşıyor
Çalışmaya göre 2009 yılında Yunanistan’daki ortalama ücretler genel olarak AB ortalamasının yüzde 60 ila yüzde 90’ı arasında bulunuyordu. Attika ise ülke ortalamasının bir miktar üzerinde performans gösteriyordu.
Ancak sonraki yıllarda ücretlerin AB ortalamasına yaklaşması yerine, bütün Yunanistan bölgelerinde fark daha da açıldı.
En sert gerileme Batı Makedonya’da yaşandı. Bölge, 2009’da 143. sıradayken 2022’de 221. sıraya düştü ve 78 basamak geriledi.
Araştırma, bölgedeki ekonomik gerilemenin nedenleri arasında linyit üretiminin hızla sona erdirilmesini ve kamu elektrik şirketi DEİ’nin istihdamındaki azalmayı gösteriyor.
Düşük ücretler nüfus kaybını artırıyor
Araştırmaya göre kalıcı ücret farklılıklarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda önemli sosyal ve demografik sonuçları bulunuyor.
Düşük ücretler ve sınırlı istihdam olanakları, insanların daha yoksul bölgelerden daha zengin bölgelere veya başka ülkelere taşınmasına neden olabiliyor.
Düşük satın alma gücü, güvencesiz çalışma koşulları, eksik istihdam ve nitelikli işlerin yetersizliği; özellikle kırsal bölgelerde nüfus kaybını, yaşlanmayı ve doğum oranlarındaki düşüşü hızlandıran faktörler arasında gösteriliyor.
Çalışma çağındaki nüfusun azalması yerel okullar ve kamu hizmetleri üzerinde de baskı oluştururken, ekonomik kriz döneminde yurt dışına giden yüksek eğitimli gençlerin oluşturduğu beyin göçü de demografik sorunları ağırlaştırıyor.
Avrupa ile yakınlaşma zorlaşıyor
KEPE ekonomisti Vlasis Missos’a göre bölgesel ücret eşitsizlikleri ve nüfus hareketleri, Güney ve Doğu Avrupa’daki bölgelerin AB ortalamasına ekonomik açıdan yaklaşmasını daha da zorlaştırıyor.
Çalışma, bölgesel eşitsizliklerin azaltılması için daha etkili uyum politikaları uygulanmasını ve insan sermayesi, altyapı ve inovasyona yatırım yapılmasını öneriyor.
Bunun yanında, daha yüksek katma değer üreten sektörlerin geliştirilmesi ve daha kaliteli istihdam yaratılması için ekonomik üretim modelinde değişikliğe gidilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Araştırmaya göre Yunanistan, ücretlerin uzun vadeli olarak düşük seviyelerde kalması ve bölgesel ekonomik eşitsizliklerin derinleşmesi açısından Avrupa’daki yakınlaşma sürecinin karşı karşıya olduğu sorunların belirgin örneklerinden birini oluşturuyor.
Kaynak:in.gr