Kültür
Kültür

Avrupa'nın göbeğinde soykırım

Ben Avrupa’ya giderken kafam önde eğik gitmiyorum.  Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını

Köşe Yazıları 28 Ekim 2016
Avrupa'nın göbeğinde soykırım

Ben Avrupa’ya giderken kafam önde eğik gitmiyorum.  Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına. (ALİYA İZZETBEGOVİÇ)

II. Dünya savaşı ardından ortaya çıkan Tito’nun Yugoslavya’sı farklı dine ve farklı etnik kökene sahip toplumları bünyesinde barındırıyordu (Sırp, Boşnak, Hırvat, Sloven, Arnavut, Makedon) .

II. Dünya savaşından sonra Yugoslavya Sovyet bloğundaydı (zamanla bağımsız hale geldi), Sovyetler birliğinin safında yer alan YUGOSLAVYA Tito’nun liderliğinde uzun süre birliğini muhafaza etti.

1980’deTito’nun ölümünün ardından 1990’da Sovyetler birliğinin dağılma sürecine girmesi ile birlikte Yugoslavya'da parçalanmalar başladı. Bir yandan Sırpların federasyonu üniter yapıya sokmak istemesi diğer yandan da Sloven ve Hırvatların federasyonu gevşek bir konfederasyona dönüştürmek istemeleri ülkeyi çıkmaza soktu.

İlk olarak 25 Haziran 1991’de Vatikan, Almanya ve Avusturya’nın teşvikiyle Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlığını ilan etti. Devamında 1991 yılında Makedonya’da bağımsızlığını ilan etti. Bosna Hersek Devleti ülke çapında bağımsızlık ilan edilme konusunda referanduma gidildi.

Bosnalı Sırplar referanduma karşı çıkıp referanduma, iştirak etmediler. 1992’nin şubat ayında referanduma katılan halkın %99,7 si bağımsızlık lehinde oy kullanarak 5 Nisan 1992’de Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan ettiler.

Bosna Hersek’in bağımsızlığını ilan etmesinde rahatsız olan Sırplar, Bosna Hersek Sırp Cumhuriyetini kurduklarını açıkladılar. Bosnadaki Sırplar Belgrad yönetimi ile yakın iletişime geçerek Sırbistan ile birleşme amacı doğrultusunda hareket ettiler.

Bosnalı Sırplar Sırbistan tarafından süratle silahlandırılıp bölgede paramiliter gruplara dönüştürülüyordu. Belgrad yönetimi bölgeye hem ordusunu hemde Sırp devlet polisini göndermiştir. Çok geçmeden bu gruplar Boşnak yerleşim bölgelerine saldırılar gerçekleştirmeye başladı.

6 nisan 1992 de 44 ay sürecek olan modern tarihin en uzun kuşatması Saraybosnada başladı. Sırplar şehre hakim tepelerden halkın üstüne ateş ettiler. Saraybosnanın 44 aylık kuşatmasına direnen boşnaklar zor koşullar altında BM kontrolündeki Saraybosna havalimanından Butmir bölgesine kadar 800 metre uzunluğunda”umut tüneli” kazılıp Saraybosna'nın Dünya ile bağlantısı sağlandı.

Birçok yerleşim yeri Hırvat askerleri tarafından ateş altına alındı. Hırvatlar 7 ay boyunca Lasva Vadisinde yaşayan Boşnakları yok etmek amacıyla toplu ölümler ve sistematik olarak tecavüzler gerçekleştirdi.

Mostar şehrinde Hırvatlar tarafından 9 ay boyunca kuşatma altına alındı ve şehrin büyük bir kısmı bombardıman altında tutuldu.  Şehrin sembölü olan Osmanlı Mirası Mostar köprüsü Hırvat topçuları tarafından yıkıldı. Kuşatma sonucunda binlerce insan öldürüldü.

1993 ün ilk aylarından itibaren Bosna'daki insani kriz korkunç hale geldi ve birçok insan göçmen durumuna düştü. Nazilerden elli yıl sonra Avrupanın göbeğinde “etnik temizlik”sorunu gündeme gelmiştir.

Homojen bir ırk yaratmayı hedefleyen Sırplar imkansızlıklar içinde ülkelerini korumaya çalışan Boşnakları  çoçuk, kadın, yaşlı demeden katlettiler, toplu katliamlar ve tecavüzler gerçekleştirdiler.

Bu dönemde Birleşmiş milletlerin yaptığı tek şey Sarayevo, Tuzla, Srebreniça, Gorozde, Bihaz ve Zepçeyi güvenli bölge ilan etmesidir.

Aynı dönemlerde batılı liderlerin Aliya İzzetbegoviçe Sırplara karşı mağlubiyeti kabul etmesi için baskı yapmaları Sırpları cesaretlendirip soykırıma devam etmelerini sağladı.

5 Şubat 1994 günü Sırp birlikleri Markale Pazar alanındaki kalabalığa havan toplarıyla gerçekleştirdikleri saldırıyla 68 kişiyi öldürdüler.

12 Şubat 1994'te Washington, Sırbistana  BM milletler kontrolündeki bölgelere yaklaşmaması için nota verdi. Fakat ordunun başkanı General MLADİÇ, Gorozde'ye saldırdı.

Gorozde'nin düşmesine yakın NATO barış gücü olarak ABD savaş uçakları Sırp mevzilerini bombaladılar.

1995 yılına gelindiğinde batının soykırıma karşı gereken tavrı göstermemesi ve silah ambargosu nedeniyle (taraflar için uygulanması gerken silah ambargosu sadece boşnaklara uygulandı)  Boşnakların saldırıya yanıt verememesi  soykırımın şiddetini arttırdı.

Haziran 1995'te Sırplar saldırıya geçip “güvenli bölge” olarak ilan edilen Srebrenica'ya saldırıp işgal ettiler.

Birleşmiş Milletlerin Srebrenica'yı güvenli bölge ilan etemesinin ardından bölgeyi korumakla görevli 400 Hollandalı asker Sırpların katliamını engellemek yerine göz yumdular.

Tam 10.000 kişiyi esir alan askeri grup Mladiç in emriyle öldürmeye başladı. Yaklaşık 5 gün süren katliamda 8.372 kişi öldürüldü. Srebrenica katliamı II.Dünya savaşından sonra gerçekleşmiş en büyük soykırımdır.

En acımasız ve hunharca katliamlar BM güvenli bölgelerinde gerçekleşmesi de çok manidardır.

Markaleye yapılan ikinci ve son saldırı ise 28 Ağustos 1995 yine Pazar alanında masum halkın üzerine atılan havan topları ile 37 kişi öldürüldü.

NATO hava kuvvetleri, Sırpların Markale katliamından sonra 30 ağustos 1995 tarihinde, Srebreniça ve Markale katliamlarını gerekçe ederek hava saldırısını başlatıp Sırpların tüm altyapısı imha etti.

1995 yazında, Hırvat birlikleri de saldırıya geçti. Batı Bosnadaki Sırpların toprak kaybetmesi, Bosnalı Sırpların başkenti olan Banya Luka'nın Hırvat ve Boşnak kuvvetlerinin tehdidi altına girmesine neden oldu.

Hırvat, Boşnak ve NATO saldırılarının karşısında duramayan Sırplar Ekim 1995 yılında teslim olmak zorunda kaldı.

Uluslararası kamuoyunun baskısıyla üç toplumun lideri Miloşeviç, Tujman, İzzetbegoviç barış masasına oturup 14 Aralık 1995 yılında Dayton Barış Anlaşması'nı imzaladılar.

Bu anlaşmayla kurulan Bosna Hersek devleti 10 kantondan oluşan Bosna Hersek federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki etnisteye ve Brcko adında küçük bir özerk bölgeye ayrıldı.

Anlaşma, şu kurumlardan bir anayasanın oluşturulması öngörüldü. Halk Meclisi ve Temsilciler Meclisinden ikili parlamento, üç kişiden oluşan Cumhurbaşkanlığı konseyi (iki üye Bosna ve Hersek federasyonundan bir üye Sırp Cumhuriyetinden), Bakanlar Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Merkez Bankası.

Anlaşmada belirtilen ortak kurumların başında Boşnak, Hırvat, Sırp her üç milletin bir temsilcisinin olduğu Cumhurbaşkanlığı konseyi bulunmaktadır.

Lakin anlaşma sürdürülebilir ve sürekli bir barış getirmemiştir.

Avrupanın göbeğinde 312.000 insan hayatını kaybetti. 2.000.000 insanın mülteci durumuna düştü.
Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr