Kurban Yardim 2024 Kurban Yardim 2024

BATI DÜNYASINA SESLENİŞ!!!

Mısır’da eğitim gören bir okuyucum şöyle diyor: “Burada 80 yaşında çocukluğundan beri İslami ilimlerle uğraşmış, Buhari’yi ve Tirmizi’yi ezberlemiş bir el-Ezher

Köşe Yazıları 15 Şubat 2013
BATI DÜNYASINA SESLENİŞ!!!

Mısır’da eğitim gören bir okuyucum şöyle diyor:
“Burada 80 yaşında çocukluğundan beri İslami ilimlerle uğraşmış, Buhari’yi ve Tirmizi’yi ezberlemiş bir el-Ezher âlimi var, o şöyle diyor: “Türk Milleti İslam’a hızlı bir şekilde ısındığı için, Batı dünyası bunu kendisi için bir tehlike görüyor ve onun için de İslam aleyhine ve Türkiye aleyhine elinden geleni yapıyor, dedi.”

Ey Batı Dünyası! Sizler, tarihçi Heredot’un hayali olarak Yunanistan'ın doğusundan geçen bir meridyen çizgisini çizmekle dünyayı ikiye bölemezsiniz. Bu çizgiyi çizmekle Heredot “Tarihler” kitabında aynı zamanda ilk Doğu-Batı ayrımını yapan şahıstır… O, Pers kitlelerinin Yunanlara çullanması neticesinde iki dünya çizmiştir… Doğu ve Batı… Çizdiği bu çerçevede Batı Medeniyeti Yunanlardan teşekkül, bunun dışında kalan tüm insanlık kadrosu ise barbarlar… Yunan olmayanlar… Özellikler Barbar kelimesi Persler üzerinde toplanmıştır… İşte Doğu-Batı meselesinin temelleri bu noktada atılmıştır…

Heredot’un dünyayı doğu ve batı demekle dünya ikiye bölünmediği gibi, insanları da medeni ve barbar demekle batılılar medeni, doğulular da barbar olmazlar. Artık dünyayı bloklara ayırma zamanı geçmiştir. Yahudi, Hıristiyan, Müslüman, müşrik, kâfir ve ateist dünyanın her tarafında vardır ve öyleyse dinlere ve inanışlara göre dünya bir bölünmeye gidemez.

Dünyanın neresinde olursa olsun medeniyetler de şu veya bu ülkeye, şu veya bu millete tahsis edilemez. Medeniyet denilen şey, bilim ve dinden ayrı değil, bilâkis tamamen onların üzerine dayanarak ve onlarla yükselirler.

Batının bu Rönesans medeniyeti Hz. Adem’den beri gelen bir birikim sonucu insanlığın ulaştığı bir zirve olup, fiziksel, yani sadece bilime dayanan teknolojik bir medeniyet olmakla yeni bir insan türü de biyonik insan ortaya çıkmıştır. Canlılardaki daha çok seçme ve yönelme gibi davranışların oluşumunu inceleyen bir bilgi disiplinine biyonik adı verilir. Bu bilgi dalının elde ettiği neticeler, bilgisayar gibi elektronik aletlerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.

Biz, bu bilim ve teknoloji medeniyetini ne kadar övsek ve takdir etsek azdır. Çünkü insanlık âlemi, sanayi devrimi denilen bu seri üretim buluşlarına, enerji, tekstil, demir, çelik ve ulaştırma üretimlerini etkilemek suretiyle üretimin karakterinde meydana getirilen yapısal değişmeye bilhassa 18. yüzyılın ikinci yarısıyla 19. yüzyılın ilk yılları arasında olduğu kadar yükselememiştir. Bu bir zirvedir. Ancak insan denilen varlığın, sadece bedensel ve bilimsel tarafı yok, ruhsal ve dinsel tarafı da vardır. Onun bu manevi tarafını göz önüne almayan bu Rönesans medeniyeti bu ahlaki ve insani boyutuyla ekonomik, sosyal ve siyasal bünyesi ile yıkılıp çökmeye başlamışlardır. Bunu gören batı dünyası ekseni uzak doğuya ve Çin’e kaydırırken diğer taraftan da İslam dininin yükselen değer olmasından korkmakta, etrafa da İslamofobi-İslam korkusu yaymaktadırlar. Ben burada Ezherli hocanın sözünü tekrar etmek istiyorum:

“Türk Milleti İslama hızlı bir şekilde ısındığı için, Batı dünyası bunu kendisi için bir tehlike görüyor ve onun için de İslam aleyhine ve Türkiye aleyhine elinden geleni yapıyor.”

Bugün dünyanın krizleri ve evrensel buhranlar, bilim ve teknolojiden değil, eşyanın tabiatına ters düşen ekonomik, sosyal ve siyasal uygulamalardan kaynaklanmaktadır. O sebeple önümüzdeki 5, 10, 20 ve 40 yıllar insanlık için çok önemlidir. Eğer bu önümüzdeki yıllarda tüm dünya bu savaş medeniyetini yavaş yavaş bırakarak barış toplumuna doğru yol almazsak, ekonomik bünyedeki faiz kanserine neşter vurarak, faizsiz devlet bankasını kurmak ve sadece üretimden vergi almak, iş hayatına ve üretime devlet müdahalesini sıfırlara çekmek gibi ve daha buna benzer bir dizi reformları yaparak bu küresel krizi atlatabileceğimizden eminim…

Ancak İslam size dinsiz demeyip ehli kitap dediği halde Hz. Musa’yı da Hz. İsa’yı da bir peygamber olarak tanıdığı halde bu Türkiye ve İslam düşmanlığı nereden ve niçin kaynaklanıyor, anlamak mümkün değildir. Bu güne kadar olduğu gibi, eğer bundan sonra da bu İslam karşıtlığı devam ederse, Müslümanlar arasına fitne sokup onları tarihte Siyonistlerin yaptığı gibi birbirine kırdırma işi bugünkü dünya şartları açısından kimseye bir avantaj sağlayamayacaktır. Tam aksine belki 3. Dünya savaşının da çıkmasına ve böylece belki insanlığın intihar etmesine sebep olacaktır. O sebeple bu yıkıma hiçbir kimse ve hiçbir ülke teşebbüs etmemelidir, derim.

Bu sosyal tufan veya tusunamiden kurtuluş çaresi, bunu ortaya koyan ekonomik, sosyal ve siyasal sebeplerin ortadan kaldırılması ve daha sonra bunların yerine doğru kanunların konması suretiyle bu evrensel kriz önlenebilir. Bu, bunu bundan sonra önleyecek tek merci çağın İslam düşüncesi ve kültürüne sahip kişilerin ortaya koyacakları bir proje veya bir program olacaktır. Bu konuda da bu işi yapabilecek en şanslı ve uygun aday olarak tüm İslam ülkeleri arasında sadece Türkiye gözükmektedir.

Ey Batı dünyası! İslam’dan ve Türkiye’den korkmayınız, İslam fobisi üretmeyiniz, Michael H. Hard’ın “En Etkin 100” adlı eserine bakınız, orada dünyanın en etkili insanlar listesinin başına Hz. Muhammed’i koyduğunu göreceksiniz. Çünkü İslam tabiat ve fıtrata, doğal olan o ilahi kanunlara uymayı ve ona göre hareket etmeyi emretmiştir. O sebeple de insanların din ve inançlarına karışmamış, onları serbest bırakmış ve hatta “İçerisinde Allah’ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılıp giderdi.” (Hac 22/ 40) diyerek burada 4 mabedi eşit tutmuştur. Hz. Muhammed de Medine anayasasında gerçekleştirdiği Yahudi, Hıristiyan, Müşrik-Ateist ve Müslümanlar gibi 4 eğilimi vatandaş yaparak onların beraber yaşama ortam ve şartları oluşturmuştur.

İşte bugün de bilim ve teknolojik kanunların evrenselleştiği fakat sosyal hayatın evrenselleşemediği bir medeniyette İslam sayesinde Hz Peygamber örnek alınmak suretiyle aynı Medine’de olduğu gibi, 4 eğilim için küresel ve evrensel bir hayat tarzı ortaya çıkmış olacak bir anlayışın aynı bilim ve teknolojide olduğu, evrenselleştiği görülecektir. Böylece insanlığın intiharı demek olan 3. Dünya savaşına mahal kalmadan yine aynı Medine’de olduğu gibi, barışla yeni bir hayata ve düzene kavuşulmuş olacaktır.

Ancak tüm insanların hem din ve hem de ideolojiler bakımından 3’cü bir anlayışa gelmeleri için dengelerin yeniden sağlanması gerekir. Yahudiler ahirete, Hıristiyanlar ise dünyaya önem vermezler. Oysa İslam, “Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahret için çalış”, diyerek dünya ahiret dengesini sağlamıştır. Yine sistemlerin bir kısmı sadece ve yalnız bireyi tutar, diğerleri de sadece ve yalnız toplumu ve devleti tutar. Hâlbuki İslam, hem bireyi ve hem de toplumu ve devleti tutmasıyla bunlar arasında denge sağlamıştır. Diğer taraftan ekonomide ve iş hayatında birisi faiz serbest, alış-veriş ve kâr serbest derken, diğeri, faiz de yasak, alış-veriş de ve kâr da yasak demiştir. Oysa İslam alış-veriş serbest, faiz haram-yasak, kâr ise helaldir ve serbesttir, demiştir. İşte burada görüldüğü gibi İslam, din ve sistemlerin aşırılıklarını atarak orta bir yol tutmuş ve 3. bir dünya görüşü ortaya koymuştur. İşte bize göre 3. dünya savaşı ancak bu 3. YOL MEDENİYETİ ile atlatılacaktır.

İşte netice olarak ey Batı âlemi ve 7 milyar insanlık! Size sesleniyorum. Hz. Muhammed’in Medine’si gibi mutlu, huzurlu olmak, birlik ve beraberlik içinde yaşamak istiyorsanız, böylece evrensel bir medeniyet üretmek istiyorsanız, lütfen gizli gizli yaptığınız İslam ve Türkiye düşmanlığından vazgeçiniz. Yoksa bunun zararı ve kötülüğü, Türkiye ve İslam âlemine değil, çöküş trendine girmiş olan sizlere olacaktır. Haberiniz olsun...

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr