B-Healthy
B-Healthy

Çağdaş Yunan Felsefesi(?)

Logos metafiziğini başlatan cumhuriyet fikri bugün her türden farklı görüşün soruşturma ve kovuşturmalara maruz kaldığı bir devlette ne kadar yaşıyor?

Köşe Yazıları 5 Aralık 2021
Çağdaş Yunan Felsefesi(?)

Felsefe, çoğu otoriteye göre Thales’in düşüncesiyle birlikte Antik Yunan’da başlamıştır. Bu görüş, esasında bilginin iktidarını Batı’nın eline teslim eden bir yaklaşımın ürünüdür. Türkçeye Arapçadan, Arapçaya Yunancadan geçen felsefe yani filosofia (φιλοσοφία) bilgelik sevgisi anlamına gelir. Bilgeliği ilk defa Yunanlar mı sevmişti? Şüphesiz böyle bir yaklaşım, Avrupa-merkezci tarihyazımının bir ürünüdür. 

Kendi alanım sosyolojiden örnek vermek gerekirse, sosyoloji ne metodunun ilk kurucusu Durkheim tarafından ne ismini veren Comte tarafından ne Comte’un düşüncelerini oluşturan Saint-Simon tarafından ne sosyolojinin kurulmasına ön ayak olan Montesquieu, Tocqueville gibi düşünürler tarafından ne Batı dışındaki en büyük temsilcilerinden biri olan İbn-i Haldun tarafından ne İbn-i Haldun’dan uzun yıllar önce yaşamış şehir ve devlet teorisini kuran Farabi tarafından ne de Farabi’yi büyük ölçüde etkilemiş Platon tarafından kurulmuştur. Bu noktada söylenmesi gereken, Modern sosyolojinin yöntemini Durkheim’ın ismini Comte’un verdiği ya da İslam dünyasındaki en büyük temsilcisinin İbn-i Haldun olduğu vesairedir. Genel anlamda sosyolojinin kurulduğu bir zaman dilimi yoktur; insanlar arası ilişkileri düşünen ilk insan ilk sosyologdur.

Felsefenin kuruluşu da bundan ibarettir. Antik Yunanları felsefenin en büyük temsilcilerinden görüyor ve onlara itimat ediyorsak zaten felsefenin Antik Yunan’da başlamamış olacağını anlamak gerekir. Çünkü yukarıda da tartışmayı başlattığım gibi bilgeliği ilk seven Yunanlar olamaz. Buradaki mesele Yunan felsefesinin kendine özgü bir logos metafiziğiyle teşekkül etmiş olmasıdır. 

Felsefeyi logosla sınırlayacaksak eğer Batı metafiziğini yerle bir eden, logosu doğduğuna pişman eden Derrida’yı filozof saymayacak mıyız? Kaldı ki Derrida’nın büyük ölçüde etkilendiği Heidegger de şiirle felsefe yapmanın mümkün olduğundan söz eder. Bu durumda bir Nasreddin Hoca’yla Karacaoğlan’ın da filozof olduğundan söz edilebilir. Nasreddin Hoca’yla Karacaoğlan filozof ise eğer Yunan filozoflarının beslendiği Homeros ve Hesiodos da filozoftur. Felsefe yalnızca form değiştirmiştir; Antik Yunan’dan günümüze değin birçok kez değiştirdiği gibi. Felsefe Antik Yunan’da mitostan (anlatıdan) logosa (tartışma) indi diye felsefeyi Antik Yunan’dan başlatmak akıl kârı mı?

Gelelim çağdaş Yunan felsefesine (tabii varsa). En sonda söyleyeceğimi peşinen söyleyip sonrasında gerekçelendirmek gerekirse bugün Yunanların felsefeyle yegâne ilişkisinin geçmişle övünmek ve Türklere “size medeniyet getirdik” demekten ibaret. Felsefenin doğuşunu logosla başlatan hatta felsefeyi yalnızca Yunan ürünü olarak gören görüşle yola çıktığımızda bile bugün bir Yunan felsefesinden bahsetmenin mümkün olmadığı görülecektir.

Mümkün değildir çünkü logos en temelde agorada, meydanda, çarşıda veya mecliste farklı görüşlerden insanların fikirlerinin çarpışmasını gerektirir: Bugün Yunanistan’da anaakım dışında kalan farklılıklar birbiriyle veya anaakımla ne kadar tartışabiliyor? Logos metafiziğini başlatan cumhuriyet fikri bugün her türden farklı görüşün soruşturma ve kovuşturmalara maruz kaldığı bir devlette ne kadar yaşıyor? Cornelius Castoriadis veya Nikos Poulantzas gibi Yunan filozofların Yunanistan’da tutunamayıp felsefe icra etmek için Fransa’ya gitmesi bir paradoks değil midir? 

Mümkün değildir çünkü bilgelik sevgisi Cengiz Çakmak hocanın deyişiyle kendine bilge diyememe tevazuudur. Bilgelik sevgisi asla “yalnızca ben bilirim/biz biliriz” deme biçimi değildir. Yani bilgeliği sevenler ne sadece Yunanlar ne sadece Türkler ne sadece Alman, Fransız, İngilizlerdir. Bilgeliği sevenler yine Cengiz Çakmak hocanın Platon’dan mülhem söylediği gibi Tanrı ile ahmak arasında kalanlardır. Çünkü “Tanrı her şeyi bildiği için, ahmak her şeyi bildiğini sandığı için bilgiyi aramaz. Filozof, bilmediğini bildiği için, cehaletinin farkına vardığı için Bilgi peşinde koşar”.

Millet gazetesi logo
© 2022 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr