Kurban Yardim 2024 Kurban Yardim 2024

Kabul edilmek istenmeyen “acı” gerçekler

Geçen hafta bizim için kederli bir hafta oldu. Gökçepınar köyü büyüklerinden 89 yaşındaki dedemiz Salih Yakup'u tüm çabalara rağmen kaybettik. Bir hafta boyunca

Köşe Yazıları 1 Haziran 2013
Kabul edilmek istenmeyen “acı” gerçekler

Geçen hafta bizim için kederli bir hafta oldu. Gökçepınar köyü büyüklerinden 89 yaşındaki dedemiz Salih Yakup'u tüm çabalara rağmen kaybettik. Bir hafta boyunca yapılan müdahalelere rağmen hayata veda eden Hacı Salih Yakup Efendiyi ebediyete uğurladık. Allah mekânını Cennet eylesin. Bu vesileyle, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Sayın İlhan Şener, Muavin Sayın Alper Atak ve Adnan Öztürk başta olmak kederli günümüzde acımıza ortak olan bütün dostlara teşekkür eder, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını niyaz ederim.

-----

Türk ve İslam düşmanı ırkçı ve faşist haber siteleri bizleri hedef haline getirmeye devam ediyorlar. Azınlık basınını Türkiye’nin gizli emellerine hizmet etmek ve ajanlığını yapmakla itham ediyor ve jurnalliyorlar. Amaçları bence bizleri karanlık güç odaklarının hedefi haline getirmektir. Başımıza bir şey gelirse, bilinsin ki bu gibi yayınlar yüzündendir. Ülkemizdeki yabancı düşmanları, bizlere saldırmak için fırsat ararken, bazı hasta ruhlu yayıncıların bizleri hadef gösteren haberler yapmasının başka bir amacı olabilir mi? 

Yunanistan'daki Azınlık ve İslam karşıtları isteseler de istemeseler de Türk ve İslam gerçeğini, farklı kültürleri ve onlara tahammül etmeyi öğrenmek mecburiyetindedirler. Ya farklılıkların demokratik Avrupası’nda yaşamayı öğrenecekler, ya da karanlığa mahkûm olacaklardır. Kesin olan bir şey varsa, Yunanistan’ın bu farklı olana düşman zihniyetlilerin, kendileriyle birlikte ülkeyi de karanlığa çektikleridir.

-----

Otorite sayılan Batılı tarihçilere göre, Yunanistan’ın 1830’da Osmanlı Devleti’nden Hıristiyan batı ülkelerince koparılıp bağımsız olduğunda, Mora Yarımadasında yaşayan 700.000 kişi kendisinin hangi ırk ve millet olduğunu bilmiyordu. Çoğunluğu çobanlık yapan muhtelif millet ve ırkların karışımından olan ve Rumca konuşan bu topluluğu Avrupalı ülkeler Osmanlı Devleti aleyhine kullanarak, “sizler eski Yunanlıların nesillerisiniz” dediler. Nitekim Charles Seignobos, Medeniyet Tarihi isimli eserinin 441’inci sayfasında; “Ortaçağda tamamen yok olan Grek milleti siyasi maksatlarla Osmanlılara karşı yeniden ortaya çıkartıldı.” der. A.J. Toynbee ise, 13 ciltlik İngilizce A. Study of History isimli eserinde eski Yunan fikrinin Akdeniz’i ele geçirmek isteyen sömürgeci emperyalist Avrupalı devletlerin, devlet adamlarının ortaya attığı bir yalan olduğunu açıkça ifade eder. Buna göre “Bulgar, İskit, Hunlar, Avarlar, Kumanlar, Peçenekler, Hazerler, Slavlar, Arnavut, Türkmen, Tatar ve İlliryalılar gibi birçok ırk ve milletin karışımı olan bu topluluğa Batılı tarihçi ve siyasetçiler tarafından eski Yunan şuuru verilerek Osmanlı Devletinin Akdeniz hâkimiyetine son verilmesi ve Mora Yarımadasının elinden alınarak, yıkılışı hızlandırılmıştır. Böylece Batı emperyalizmi hem İslam ülkeleri, hem de diğer dünya devletlerinde kendine daha rahat ve kolay yerleşme yolu bulmuştur.”
 
Şimdi herkes bunları neden yazdığımı merak ediyor, biliyorum. Amacım da tam olarak bu zaten, merak uyandırmak ve oradan da kanayan bir yaramıza dikkat çekmek.
 
Yukarıda, Yunanistan’ın kuruluşuyla ilgili olarak “sağlam” tarihî kaynaklara dayanarak aktardığım bilgiler, biliyorum ki birçok Yunan vatandaşlarımızın tepkisine neden olacak türden bilgilerdir. “Öyle şey olmaz, sen nasıl bizleri yok sayarsın, Helen ırkı yok olmamıştır, bizler onların devamıyız, Toynbee yalan söylüyor… ” dediklerini duyar gibiyim. Şöyle de diyebilirler ve makul da anlaşılır:
 
“Önemli olan insanların hangi ırk ve kandan geldikleri, yani fizikî genleri değil; asıl olan onların ne hissettikleri, kendilerini nasıl tanımladıkları, yani kültürel genlerdir. Bizler Yunanlıyız diyorsak, Yunanlıyız… O kadar…”
 
Evet, doğrudur. Azınlık olarak bırakıldığımızdan beri bizim bu Yunan kökenli olduğuna inanan vatandaşlarımıza anlatmaya çalıştığımız da bu zaten; anlamamak için direnç gösterdikleri “acı” gerçek…
 
İnsanların millî kimliklerini, aidiyetlerini, nasıl hissettiklerini görmezden gelmenin, inkâr etmenin nasıl bir şey olduğunu anlatmak için aktardım yukarıdaki bilgileri. Bizler kimliklerini inkâr etmeden, sadece tarih biliminin ışığında ortaya konan gerçekleri aktardığımızda bile köpürüyor birçok Yunan kökenli vatandaşımız. Peki, Azınlık olarak bizler ne diyelim? Yarım yüzyıldır millî kimliğimiz inkâr ediliyor bu ülkede. Bu zulmün tanımını, çektirdiği acıyı izah edebilmek imkânsız…
 
Bizlere “Yunan Müslümanları”, “Müslüman Azınlık” söylemlerini zorla kabul ettirmeye çalışanlar, - çoğunlukla kendi düzdükleri - tarihi kaynaklara başvuruyorlar. B. İskender’in torunlarıymışız, zorla Müslümanlaştırılmış/Türkleştirilmiş Yunanlarmışız gibi zırvalıklarla bizlere baskı uyguluyorlar. Velev ki öyle olsa, biz artık Türk hissediyor ve yaşıyorsak ve Türk’üz diyorsak, Türk’üz arkadaş, o kadar…” Bizim tarihi görmezden gelen Yunan hissedenlerimizin de dediği gibi: “Fizikî genler değil, kültürel genler önemlidir.”
 
Yani mesele fiziki genler veya başkalarının diğerlerine yakıştırdığı kimlik tanımlamaları değil, insanların bizzat nasıl hissettikleri veya en basitiyle kendilerini nasıl tanımladıkları veya zannettikleridir. Kendilerine gelince bu oluyor da, bizlere gelince neden olmuyor?

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr