Okuma Notları yahut Altını Çizdiğim Satırlar-2

“Aydınlanma yüzyılında İtalyan düşünürü Giambattista Vico (1668-1744) anakronik ve biraz da paradoksal bir yer işgal ediyor. Gerçekten de Vico, yaşadığı çağla u

Köşe Yazıları 13 Aralık 2012
Okuma Notları yahut Altını Çizdiğim Satırlar-2

“Aydınlanma yüzyılında İtalyan düşünürü Giambattista Vico (1668-1744) anakronik ve biraz da paradoksal bir yer işgal ediyor. Gerçekten de Vico, yaşadığı çağla uyum içinde olmayan, hatta ona karşı bir tepki teşkil eden bir sistem geliştirmişti… Beşerî kanunları doğal kanunlardan ayıran ve bunların ‘tarihsel’ niteliğine işaret eden düşünür, bu niteliğiyle de 19. yüzyıla uzanıyor ve romantizme, Alman tarih okuluna ve hermenötik yaklaşıma zemin hazırlıyordu.”

[ Taner Timur / Felsefe, Toplum Bilimleri ve Tarihçi ]

“Tarih tasavvuru ve tarih yazımı, ilk bakışta insanın ‘geçmiş’le alakalı bir teşebbüsü ve yürüyüşü olarak görünse de aslında bu faaliyet öncelikle ‘bugün’e ve ‘gelecek’e, insanın bugünü ve geleceğine doğrudur, bir başka deyişle geçmişi bugüne getirmek, bugünle irtibatlandırmak, bugünü ve geleceği geçmişle birlikte anlamak ameliyesidir… Bu durumda tarih, yalnız geçmişte olmuş bitmiş olayların toplamı değil aynı zamanda geleceğe doğru seyreden bir varoluş şeklinin, mevcut ‘kolektif temsil’in, ‘ictimaî hafıza’nın, maşerî vicdanın odaklandığı, biriktiği yerdir.

[ İsmail Kara / Din ile Modernleşme Arasında Çağdaş Türk Düşüncesinin Meseleleri ]

“Modern dönem bilim anlayışının genel geçer olduğu düşüncesi, doğa bilimleri için geçerliyken, doğa bilimleri dışında tartışmalı çok yanının olduğunu görmek gerekir. Hristiyan Ortaçağı’nı tanımlamak için kullanılan ‘feodal toplum’ yargısının, aynı dönemde yaşayan Avrupa dışı toplumların tümü için geçerli olduğunu, evrensellik adına iddia etmek, Kant’ın deyişiyle, aklını başkasının emrine vermek anlamında, ergin olmamaktır. Ergin olmamak, bireysel sorumlulukları başkalarına bırakarak, onların güdümünde olmak anlamına gelmektedir. Modern değerleri üretip geliştiren toplumların dışında kalan toplumların düşünürlerinin, Modern adı altında sunulan her şeyi n karşısında, ergin olmama durumunu tercih etmiş olmaları, bilim ve modernlik paradigmalarından kaynaklanan sonuçlardır. Felsefe ve bilim tarafından tanımlanmış, sömürgecilik ve sanayi devrimiyle elde edilen iktisadî ve siyasî güçle desteklenen Modernizme karşı koymak, imkânsız olarak görülmüştür. Modernizm adı altında sunulan her şey, tanrısal bir kaynak gibi algılanıp ona teslim olunmuştur. “

[ Ayhan Bıçak / Türk Düşüncesi-I Kökenler ]

“Bir başka problem de, şüphesiz, Doğu’nun Batı’nın kavramlarıyla anlaşılmaya çalışılması… Batı, Doğu’yu kendi kategorileriyle inceler. Bunu felsefe, bilim ve sanata ilişkin oryantalist söylemde görmek mümkün: Doğu, Batı’da ne varsa onun yokluğuyla tarif edilir. Bu bağlamda oryantalizmin bir tür ‘negatif söylem’ olduğunu düşünebiliriz: Bir şeyi ne değilse onunla tarif etmek!”

[ Hilmi Yavuz / Avrupa’nın Zihin Tarihi ]

“XIX. yüzyıl çelişkiler ve karmaşıklıklar dolu bir yüzyıldır. Şaşırtıcı karmaşıklıklar ve çarpıcı çelişkiler. Peki, böyle bir tarihsel dönemi nasıl bir bütün olarak kavrayabiliriz? Basite indirgemesi mümkün olmayan bir dönemi nasıl bireşim hâline getirebiliriz? Asıl zorluk burada yatıyor. Genellikle şöyle tanımlamalar yapılır: Rönesans veya hümanizm, XVII. yüzyıl veya klasik çağ, XVIII. yüzyıl ya da Aydınlanma dönemi. Oysa XIX. yüzyıl bütünsel tanımlamalara uymayan bir yüzyıl olarak karşımıza çıkar. Bu yüzyılı belirleyen veya devindiren şey karşıt düşüncelerdir. Başka bir ifadeyle, XIX. yüzyıl bir karşıtlıklar yüzyılıdır.”

[Jacqueline Russ / Avrupa Düşüncesinin Serüveni ]

“Türkler şurasını görmelidirler ki, Osmanlı unsurlarından her birinin birer sebep ve hikmet altında Avrupalı büyük devletler içindeki dostları ve koruyucuları var. İşte olaylar meydanda!.. Sadece ve sadece Türklerin dostu ve koruyucusu yok… Türklerin dostu olmadığı gibi Türklere karşı Avrupalılar nezdinde adalet ve insanlık gibi kelimelerin de hiçbir anlamı yok.”

[ Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi / Muhalefetin İflası ]

“Ziya Bey’i kaybettik; hem de öyle bir zamanda kaybettik ki kaybettiğimiz başın cevherini havas zümresi bile hakikî bir şuurla anlayamadı. Ziya Bey’in radyum olan dimağı söndüğü günden beri vatandaki ilimde karanlık vardır.”

[ Yahya Kemal / Siyasî ve Edebî Portreler ]

“Müslümanların asırlardan beri maruz oldukları şedâid ve mesâibin sebeplerini yine kendi fiillerinde aramak lazım gelir. Evet, bu millet cehli ve cehilden ileri gelen seyyiât-ı ahlâkı yüzünden mahkûm-i zeval ve inkırazdır… Avamın cehli, havassın ahlâksızlığı bu milletin sâık-ı zeval ü helâki olacaktır.”

[ Hüseyin Kâzım Kadri / Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım ]

“Hanım ninem bana oda hazırlıyor (zaten odamız birdi; beraber yatardık), kışlık zıbın dikiyor, el bezleri yüz bezleri yapıyor, evimizin avlusunda kendi eliyle dokuduğu Trabzon bezlerinden iç çamaşırları dikiyordu. Yalnız hoşlanmadığı bir şey vardı: Köprü’nün öbür tarafına, karşıya geçmek… Kendi zamanının kadınları gibi karşıyı, Galata’yı, Beyoğlu’nu ülkemizden saymazdı. Halamın oğluyla Beyoğlu’na çıktığımızı duyunca: “oğlanı Frengistan’a götürmüşler! Eyvah!” diye ağlamıştı.”

[ Ahmed İhsan Tokgöz / Matbuat Hatıralarım ]

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr