Rum Patrikhanesinin Batı Trakya’daki Feto’ları

Batı dünyası dediğimiz zaman, genellikle bütün gayrimüslim dünya anlaşılır. Yanlış anlaşılmalara ve çarpıtmalara sebebiyet vermemek için, yazılarımızda Batı dün

Köşe Yazıları 19 Şubat 2019
Rum Patrikhanesinin Batı Trakya’daki Feto’ları

Batı dünyası dediğimiz zaman, genellikle bütün gayrimüslim dünya anlaşılır. Yanlış anlaşılmalara ve çarpıtmalara sebebiyet vermemek için, yazılarımızda Batı dünyası veya Hıristiyan dünyası ile ilgili bazı değerlendirmelerde bulunurken, topyekûn bütün Batı dünyasını veya bütün Hıristiyan dünyasını kastetmediğimizi öncelikle beyan etmek isterim. Müslümanlarla açıktan veya gizliden savaş halinde olmayan, Müslümanları sırf inançlarından dolayı yerlerinden ve yurtlarından sürmeyen, Müslümanların mabetlerine ve mukaddes değerlerine saldırmayan gayrimüslimlerle herhangi bir sorunumuzun olması söz konusu olamaz. İstanbul’daki Rum Patrikhanesi için de aynı şey geçerlidir. Hz. İsa’nın ve Havarilerin izinden giden, samimi bir şekilde Hıristiyanlığa hizmet eden, bütün dünyayı sarmış olan kaos, savaş, göç, kan, gözyaşı, kötülükler ve her türlü teröre karşı mücadele eden bir patrikhane ile de her hangi bir sorunumuzun olması söz konusu olamaz.

Bütün problemler ve sıkıntılar, Rum Patrikhanesinin tarih boyunca ve özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra üstlenmiş olduğu misyondan ve Batı Trakya’daki insanlık dışı faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Yeni Dünya Düzeni, tamamen Küresel Emperyalist Güçlerin menfaatlerini korumaya dayalı bir sistemdir. Bu hegemonik Küresel Emperyalist Sistemin Din Archonu olarak İstanbul’daki Ekümenist Rum Patrikler belirlenmiştir. Bütün dünya dinlerini ve mezheplerini aynı çatı altında toplayan bu merkezden yönetilmesi ön görülmektedir. Bütün iktidarları rehin alan bir teopolitik rüya ve hayaller peşinde koşan, daha önce eşi ve benzeri hiç görülmemiş bir anlayışla dünyayı yeniden tanzim etme çabasıdır.

Küresel Emperyalist Güçlerin desteğiyle Amerika’da 1948’de kurulan Dünya Kiliseler Konseyi’ne Amerika Başpiskopos’u Athinagoras öncülük etmiştir. Dünya Kiliseler Konseyi bütün dinlerden ve bütün mezheplerden oluşan, dünya çapında ortak (Ekümen) bir din için (70) yıldan beri faaliyet göstermektedir. Athinagoras aynı yıl (1948) Türk vatandaşı olmadığı halde ve daha henüz Amerika’da iken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve Uluslar Arası Lozan Barış Antlaşmasına tamamen aykırı bir şekilde, Rum Patrikhanesi İera Sinod’u tarafından İstanbul Rum Patriği olarak seçilmiştir.

Athinagoras ile ilgili daha önceki yazılarımda yeri geldikçe “meziyetleri” konusunda değinmeye çalıştım. Ehemmiyetine binaen konunun daha iyi anlaşılması için, Athinagoras ile ilgili birkaç hususu burada da hatırlatmanın yerinde olacağını düşünüyorum. Athinagoras 1886 yılında, daha bu tarihlerde Osmanlı hâkimiyetinde olan Yanya bölgesinde dünyaya gelmiştir.  Azılı bir İslâm ve Türk düşmanı olarak ‘1910’ yılında Heybeliada Ruhban Okulu’ndan üstün bir başarıyla mezun olmuştur. Osmanlı Devletinin yıkılmasında, Müslümanların Balkanlar’dan sürülmelerinde ve hunharca katledilmelerinde 1910-1917 yılları arasında Makedonya’da, emperyalist güçlerin bir projesi olarak çok kritik görevler üstlenmiştir. Patrikhane’den ve emperyalist güçlerden gelen para, silâh ve cephanelerle donatılmış, İngiliz ve Fransız subaylar tarafından eğitilmiş, başıbozuk Hıristiyan Yunan, Sırp, Arnavut ve Makedonlardan oluşan çeteler kurmuş ve organize etmiştir. Yunanlılar 1919 yılında Anadolu’yu işgal etmeye başlayınca, Patrikhane tarafından Atina Başpiskoposluğu’na sekreter olarak tayin edilmiştir. Yunanistan’dan Anadolu’ya sevk edilen asker, silâh ve cephaneleri Athinagoras organize etmiştir. Balkan savaşları döneminde Makedonya’da yönettiği bütün çeteleri toparlayarak Anadolu’yu işgale göndermiştir. Kısaca Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında ve Anadolu’nun işgal edilmesinde başrolde oynayan bir Athinagoras’tan bahsediyoruz.

Athinagoras’ın sahip olduğu bu şeytanî ruhu keşfetmiş olan emperyalist güçler, 1930 yılında Patrikhane tarafından Kerkira Mitropolitliği’nden Amerika Başpiskoposluğu’na tayin edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulacak Küresel Yeni Dünya düzeninin çok önemli bir projesi olarak, 18 yıl boyunca en profesyonel bir şekilde hazırlanmıştır.  1948 yılında NATO-Gladyo’nun yumuşak gücü ve Truva atı olarak, İstanbul Rum Patrikliği’ne küresel emperyalist güçler tarafından zorla dayatılmıştır. Aynı dönemlerde Amerika’da Athinagoras ile beraber özel olarak yetiştirilen Makarios var. Aynı yıl 1948 Makarios EOKA’yı kurmak ENOSİS’i gerçkleştirmek için Patrikhane tarafından Kıbrıs’a görevlendiriliyor. Kısaca 1948 yılından günümüze kadar, Türkiye’de; başta 6-7 Eylül 1955 İstanbul olayları, 1960 askerî darbesi, Adnan Menderes’in ve arkadaşlarının idamı, 1980 askerî darbesi, Türk-Yunan krizleri, 15 Temmuz Fetö darbesi, Kıbrıs’ta, Ege’de ve Batı Trakya’da 70 yıldan beri artarak devam eden bütün krizlerin arkasında İstanbul Rum Patrikhanesi olduğunu bütün dünya bilmektedir.

Rum Patrikhanesi 1960’lı yıllardan sonra, Patrik Athinagoras öncülüğünde zamanın CIA Türkiye direktörü Fuller ile beraber Türkiye’de ve Batı Trakya’da yeni kaos ve çatışma alanları oluşturmak için faaliyetlerini artırmıştır. Alevî-Sünnî çatışmaları, Türk-Kürt ayrışmaları, Evrenosoğlu gibi sahte peygamberler, Feto ve Oktar gibi sahte Mesihler, Müslüm Gündüz'ler, Kalkancı'lar gibi sahte şeyhler ve Aczmendiler gibi provokatör cemaatler türeterek fitne ve fesat ortamları oluşturulmuştur.

Rum Patrikhanesi, iç ve dış destekli mahir olduğu çeşitli tertiplerle Türkiye’de ekmiş olduğu fitne ve fesat tohumlarının aynısını Batı Trakya’da da ekmiştir. Alevî-Sünnî çatışmalarını ve Türk-Pomak-Roman ayrışmalarını körüklemiş, Ehl-i Sünnet ve Türk düşmanı, Vahhabî-Selefî-Haricî-Helen zihniyetli bir Müslüman azınlık türetme projelerini yürürlüğe sokmuştur. Patrik Athinagoras’ın en önemli ideallerinden biri de kendisinden sonra Patrikhanenin fitne-fesat faaliyetlerini sürdürebilecek başarılı halefler yetiştirmektir.

Heybeliada Ruhban Okulu’nun 1960’lı yıllarının en parlak ve en başarılı “ikizi” Dimitris Arhondonis yani Bartholomeos ve Prof. Efstratios Zenginis'tir. İlkokul çağlarından beri her safhada beraber olmuşlar, aynı okullarda ve aynı hedef ve gayeler için özel olarak yetiştirilmişlerdir. Her ikisi Patrik Athinagoras’ın göz bebekleri gibi koruduğu kolladığı ve büyük emellerle yetiştirdiği en donanımlı ve kabiliyetli halefleridir. Bartholomeos, Türkiye’yi içten çökertmek için, Feto gibi yapılarla en mahrem kurum ve kuruluşlara sızacak, dıştan çökertmek için de, bütün küresel güçlerle ittifaklar kuracaktır. Bartholomeos, 1972 yılından 1991 yılına kadar on dokuz yıl Patrik Yardımcısı, 1991’den günümüze kadar Ekümenist Patrik olarak görevlidir. Yani toplam 47 yıldan beri Türkiye’de ve Batı Trakya’daki bütün fitne-fesatların, kaosların ve krizlerin arkasında direkt veya endirekt olarak Bartholomeos’un parmağı vardır demek mümkündür.

Batı Trakya Müslüman Türklerinin Türkiye ve Türklükle bağlarını koparmak, yabancılaştırmak ve Türk düşmanı Vahhabî-Selefî-Haricî-Helen zihniyetli bir Müslüman Azınlık türetmek için, 1960’lı yılların ortalarında Batı Trakya’ya din adamı yetiştirmek için Suudi Arabistan ve Mısır ile anlaşmalar yapılmıştır. 1968 yılında da Batı Trakya’ya öğretmen yetiştirmek için, Bartholomes’un arkadaşı Zenginis’in yönetim ve denetiminde, Selânik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) kurulmuştur. Suudi Arabistan ve Mısır çıkışlı din görevlileri, SÖPA mezunu öğretmenler projesi, Batı Trakya Müslüman Türklerinin Türkiye ile her türlü dinî, kültürel ve tarihî bağlarını koparmak, Türkiye’de yetişmiş din görevlileri ve öğretmenlerin yetişmesini önlemek içindir.

Batı Trakya Müslüman Türkleri, 1913 Atina Antlaşması ve Uluslararası Lozan Barış Antlaşması gereğince Başmüftülerini ve Müftülerini belirleme hakkına sahiptir. Batı Trakya Müslüman Türklerinin bu hakkı Rum Patrikhanesi ve Yunan yönetimi tarafından tamamen gasp edilmiş durumdadır. Uzun yıllardan beri Batı Trakya Müslüman Türklerine, Eğitim ve Din İşleri Bakanlığının bünyesinde, İstanbul’daki Rum Patrikhanesinin denetiminde oluşturulan Hıristiyan bir komisyon tarafından, (görüş ve rızası alınmadan) din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bir şekilde zorla müftüler dayatılmaktadır.

Türkiye, Rum Patrikhanesi’ne her türlü din özgürlüklerini ve imtiyazları fazlasıyla sağladığı halde, Bartholomeos yine de her platformda inatla ve ısrarla Türkiye’de din ve vicdan özgürlüğü olmadığını beyan ederek, Türkiye’yi kötülüyor ve zor durumda bırakıyor. Oysa Batı Trakya’daki azınlık siyasetini de belirleyen bu zihniyet, Batı Trakya Müslüman Türklerinin izzet ve şerefini temsil etmekten uzak, ya müftülükle hiç alâkası olmayan SÖPA mezunu Helen zihniyetli Müftüler veya Vahhabî-Selefî-Haricî zihniyetli Müftüler dayatıyor. BU zihniyetin babası olan Bartholomeos’un, kendi dini ve kurumu için istediği hakları başkalarının din ve kurumlarına vermekten kaçınması, tamamen insan haklarına, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı, tutarsız bir davranış olarak dikkat çekmektedir.

Gayrimüslim ellerin hiç değmemesi gereken en mahrem kurumlarımız olan camilerimiz, Kur’an Kurslarımız ve Müftülüklerimize “Helen Müslüman” paralel imamlar, “Helen Müslüman” din-daskalosları ve “Helen Müslüman” paralel müftülerin Azınlığımıza tayin yoluyla dayatılması kabul edilemez. Batı Trakya Müslüman Türklerinin hür iradeleriyle seçtikleri müftüler, vaizler, imamlar, hatipler ve Kur’an Kursu hocaları halkın desteğiyle görevlerini bütün cami ve Kur’an kurslarında sürdürmektedirler. Batı Trakya Müslüman Türklerinin cami ve Kur’an Kurslarında hiçbir görev yapmadıkları halde sözde müftü ve imam olarak piyasa sürülen “Helen Müslüman” memurların temel görevi, Patrikhane zihniyetinin empoze ettiği devlet mekanizmasının resmi politikalarını uygulamak ve Batı Trakya Müslüman Türkleri’ni Helenleştirme projelerini hayata geçirmek olduğu anlaşılmaktadır. Bizleri mahkemelerle susturma çabaları da bunun açık bir göstergesidir.

Batı Trakya Müslüman Türklerinin, insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü bağlamında en temel hakkı olan dinî önderlerini seçme ve kurumlarını yönetme hakkı sürekli ihlâl ediliyor ve engelleniyor. Özellikle gayrimüslim bir ülkede bu mukaddes makamlara kimlerin lâyık olduğu, bu kurumları yönetmek için kimlerin ehil olduğunu en iyi bilen Müslüman Türk Cemaattir. Maalesef Yunan yönetimi, Batı Trakya Müslüman Türklerine hiç danışmadan, diktatörvarî bir şekilde, toplumun tasvip etmediği  liyakatsiz kişileri  müftülük makamlarının ve kurumlarının başına zorla dayatmaktadır. Biz Millet Gazetesi olarak, insan haklarına, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olan bu tür yanlış uygulamaları basın yoluyla dile getirdiğimiz ve eletirdiğimiz için, bizlere çeşitli bahanelerle davalar açılıyor. Bizi korkutmak, sindirmek ve yıldırmak istiyorlar, haklarımızı savunmaktan vazgeçirmek istiyorlar. Her türlü dinî ve millî haklarımızı savunmaktan korkmuyoruz ve ne pahasına olursa olsun asla susmayacağız. Uluslar arası antlaşmalardan doğan bütün azınlık haklarımızı sonuna kadar her plâtformda dile getirmeye devam edeceğiz, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Türk Azınlık karşıtı Patrikhane zihniyetinin Batı Trakya’da uygulamaya koyduğu, tahrifat,  İslâmsızlaştırma, Helenleştirme projeleri ne kadar iyi anlaşılırsa, FETÖ ve diğer marjinal grup ve cemaatlerin ana kaynağının da aynı zihniyet olduğu daha rahat anlaşılacaktır. Biliyoruz ki Patrikhane güdümlü zihniyet için Batı Trakya Müslüman Türkleri bir kâbustur. Çünkü Batı Trakya Müslüman Türkleri, bu zihniyetin bütün kimyasını, sihirlerini, büyülerini, entrikalarını ve Bizans oyunlarını Allah’ın yardımıyla bozuyor ve bozmaya devam edecektir. Patrikhane er veya geç Batı Trakya’daki günahlarıyla yüzleşmek mecburiyetindedir. Bu durum Patrikhane için bir tercih değil, bir kaderdir. Onun için kaçış mümkün değildir.

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr