Kurtulamadık Dedemin Giydiği Kara Dondan
Saat üçte, başımıza taktığımız fakolarımızı yakıyor. Türün toplarken, gözümüzden terler akıyor. Bazen de gözlerimiz, zifiri karanlıkta, Yarı uykulu, şaşı bakıyo
Saat üçte, başımıza taktığımız fakolarımızı yakıyor.
Türün toplarken, gözümüzden terler akıyor.
Bazen de gözlerimiz, zifiri karanlıkta,
Yarı uykulu, şaşı bakıyor.
Öte yandan, hiç te yararlanmadık her hangi fondan.
Nakaratlar, hep aynı tondan.
Öyle ummalı çalışmaya göre, bir türlü kurtulamadık,
Dedemin giydiği ve bizlere bıraktığı kara dondan.
Bazıların bir eli yağda, bir eli balda.
Çiftçi ise, sanki çürük bir dalda.
Hatta, defnedilmek üzere,
Bekletiliyor salda.
Dileriz ki, ırmaklar dereler, bir kez çiftçiye doğru aksın.
Baba, çocuklarının yüzlerine rahatça baksın.
Evinin bacasını tüttürebilsin ki...
Soğuk kış aylarında sobasını yaksın.
Ramadan Edirneli