TARİHTE BU HAFTA: 01-07 EYLÜL
1 Eylül 1888 - Dobruca’da Türkler ilk gazeteleri olan Dobruca gazetesini Türkçe ve Romence olarak çıkarmaya başladı.
1 Eylül 1888 - Dobruca’da Türkler ilk gazeteleri olan Dobruca gazetesini Türkçe ve Romence olarak çıkarmaya başladı.
1 Eylül 1913 - İskeçe geri alındı ve Batı Trakya Cumhuriyeti’nin sınırlarına dahil edildi.
1 Eylül 1922 - Mustafa Kemal Başkomutanlık Meydan Muharebesini kazanılmasının ardından Yunan ordusunun toparlanmasına fırsat vermemek için 1 Eylül 1922 günü “Ordular İlk hedefiniz Akdeniz , İleri’’emrini verdi.
1 Eylül 1939 - II. Dünya Savaşı başladı. İkinci Dünya Savaşının temel nedeni I.Dünya savaşında çözümlenemeden kalmış sorunlar oluşturmuştur. Büyük sömürgeci ve denizci devlet olan İngiltere ile Avrupa’nın en güçlü kara devleti olan Almanya arasındaki çekişmedir. Almanya I.Dünya Savaşının intikamını almak istiyordu. II.Dünya Savaşı Almanya’nın 1 Eylül 1939’da Polonya topraklarına girmesi ile başladı.
2 Eylül 1922 - Türk Kurtuluş Savaşı: Türk Ordusu, Yunan işgali altındaki Eskişehir'i geri aldı. Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis, Türkler tarafından esir alındı.
3 Eylül 1913 - Batı Trakya Cumhuriyeti’nin marşı Süleyman Askeri Bey tarafından yazıldı.
4-11 Eylül 1919 – Anadoluda Sivas Kongresi gerçekleştirildi. Erzurum Kongresi’nde açık olarak çizilmeyen sınırlar belirlendi. Batı Trakya daha önce elden çıkmış olduğu için Milli Mücadele hedefinin içine alınmadı.
5 Eylül 1063 - Büyük Selçuklu Devletinin asıl kurucusu kabul edilen Tuğrul Bey’in 70 yaşlarında iken rahatsızlığı giderek artmış ve Rey şehri yakınlarında 5 eylül 1063 cuma günü vefat etti. Rey' deki türbesine defnedildi. Halife, Tuğrul Bey’e "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" ünvanını vermiştir. Zamanında Büyük Selçuklu Devleti iyice güçlenmiş hatta o Anadolu’nun fetih hareketlerini de başlatmıştır."Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allah’ü Teala’dan utanırım" sözü Tuğrul Bey'in dünya görüşünü çok güzel özetlemektedir. Anadolu’nun fetih çalışmalarını başlatan ilk Türk hükümdarıdır.
5 Eylül 1699 - Girit, Osmanlı İmparatorluğu'nca ilhak edildi.
5 Eylül 1960 - Muhammed Ali (Cassius Clay), olimpiyat madalyasını aldı.
6 Eylül 1885 - Merkezi Filibe yani Plovdiv olan Şarki Rumeli Vilayeti Bulgar Prensliği tarafından kendi topraklarına katıldı. Bu gelişme üzerine daha önce Doğu Rumeli yönetimini tanımış olan Rodoplardaki Müslümanlar yani Türkler, ilhakı protesto ederler. Bölge ileri gelenleri, verdikleri muhtıra ile Padişaha bağlı olarak kalacaklarını, başka bir yönetimin emri altında yaşayamayacaklarını bildirirler. Ayrıca bu amaca ulaşmak için sonuna kadar savaşacaklarını da yine açıkça ifade ederler. Talepler kabul edilir.
6 Eylül 1915 - Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasındaki sınır yeniden düzenlendi. Bab-ı Ali, Bulgaristan’ın Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesi için toprak tavizinde bulundu.
7 Eylül 70 - Roma İmparatoru Titus komutasındaki Roma İmparatorluğu ordusu Kudüs'ü işgal etti, şehir yağmalandı.
7 Eylül 1566 - Padişah Kanuni Sultan Süleyman, Zigetvar Seferi'nde gut hastalığı yüzünden vefat etti. 28 Kasım 1566'da defnedildi.
--- -- ---
Bir Bilgi - Oğuzlar (Uzlar)
Türk milletinin, her devirde en büyük bölümünü oluşturan Oğuzlar, siyaset ve medeniyet sahasında da en büyük rolü oynamışlardır. İslâmiyet’ten önce Göktürk devletini kuranlar Oğuz soyundan olduğu gibi İslâmiyet’ten sonra, Selçuklu, Harzemşahlar, Osmanlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safeviler gibi pek çok Türk devleti de yine Oğuz’dur. Oğuz adı, kabile, boy manası da bulunan ok sözünden eski Türkçede çoğul eki olan z ekiyle türetilmiştir. Oklar, boylar anlamını taşımaktadır. Nitekim Oğuzlar, 24 boy hâlinde yaşamaktaydılar ve bu boy yapılarını her gittikleri yere taşımışlardır.
Peçenekleri önlerine katarak, doğu Avrupa’ya yönelen Oğuzlar, kalabalık Oğuz kütlelerinin bir kısmını oluşturmaktadır. Bunlar kaynaklarda Uz veya Guz şeklinde adlandırılmışlardır. Ruslar ise bunlara doğrudan Türk adını vermişlerdir. Peçeneklerin ardından ileri hareketlerine devam eden Uzların büyük bir kısmı 1064 yılında Tuna’yı geçerek Balkanlara geçtikleri hâlde, diğer bir kısmı da bugünkü Ukrayna’nın güneyinde yerleşmişlerdir. Bunlardan bir kısmı Karakalpak adıyla bilinecektir.
XI.yüzyıl ortalarında Balkanlarda yurt tutan Uz topluluklarının bir bölümü Vardar ovasındaki başka Türk unsurlarla karışarak, buranın tam bir Türk yurdu olmasını sağlamışlardır. Uzlar’ın kalan kısmı Dobruca’da yerleşerek, bugünkü Gagauzlar’ın temelini oluşturmuşlardır.