'Ayasofya ile ilgili endişeleri giderecek bir çözüm bulunabilir'
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Destici, "Ayasofya'nın ibadete açılmasıyla ilgili farklı görüşte olanların endişelerini giderecek bir çözüm bulunabilir
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Destici, "Ayasofya'nın ibadete açılmasıyla ilgili farklı görüşte olanların endişelerini giderecek bir çözüm bulunabilir." dedi.
Destici, BBP olarak Ayasofya'nın cami olarak hizmet vermesi, en azından bayram namazları başta olmak üzere belli namazların orada kılınması için 8 Ağustos 2010'da İstanbul Valiliği ve Bölge İdare Mahkemesine başvuruda bulunduklarını hatırlattı. Aldıkları ret kararlarına rağmen bu işten vazgeçmediklerini dile getiren Destici, "Ayasofya fethin sembolü ve kılıç hakkıdır. Bize göre Ayasofya'yı ibadete açmak, fethin bir gereği ve emanete sahip çıkmanın ötesinde bir egemenlik ve bağımsızlık meselesidir." dedi.
Ayasofya'nın, "Fatih'in vasiyetine riayet ederek ibadete açılması gerektiği"ni ifade eden Destici, "Bu konuda halkımızdan ya da akademisyenlerimizden farklı görüşler de ifade edilebilir. Ayasofya'nın ibadete açılmasıyla ilgili farklı görüşte olanların endişelerini giderecek bir çözüm bulunabileceğine inanıyoruz. Bunun dışında Ayasofya'yla ilgili dışarıdan gelecek, saygı, edep ve egemenlik haklarımıza saldırı niteliği taşıyan tehdit ya da telkinlerin yalnızca süreci hızlandıracağını, hızlandırması gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
"Dünyayı kendilerine güldüren saçmalıklar"
Son günlerde Ayasofya ve Türkiye'nin Akdeniz'deki hakları bahane edilerek Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan yönetimleri tarafından Türkiye'ye yönelik provokatif davranışlara şahit olunduğuna işaret eden Destici, şunları söyledi:
"Türkiye'de siyaset yapıyorsanız, Yunanistan'ı hangi şartlarda ciddiye almanız gerektiği ayrımını yapabilmeniz gerekir. Takip edenler bilecek ve sayısız örneğini hatırlayacaklardır. Yunanistan'da meydana gelen her yolsuzluk, her ekonomik ve siyasi kriz, her başarısızlık, Yunanlı politikacılar tarafından uydurulan Türkiye'ye ilgili polemiklerle örtülmeye çalışılır. Türkiye düşmanlığı bir yönüyle başarısız Yunan politikacıları için bir imdat butonudur. Bu durum zaman zaman tüm Yunanistan'ı bir kişi kalmamacasına boşaltsalar ancak yarısını doldurabilecekleri İstanbul'u almaya, zaman zaman Türkiye'yi işgal etmeye uzanan, tüm dünyayı kendilerine güldüren saçmalıklara dönüşebilmektedir. Aslında bugün Yunanlı politikacıların içine düştükleri saçmalıkların, ekonomisi büyük ölçüde turizm gelirlerine dayanan ve pandemi dolayısıyla kriz beklentisi içindeki başarısız yöneticilerin çaresizliğine bağladığımızı ayrıca ifade etmek istiyorum. Bu yönüyle Yunan politikacıların Türkiye'ye yönelik tehditlerini ciddiye almadığımızı ifade ederken Yunanistan'a ve tüm dünyaya Akdeniz'in Yunanistan'ın mülkü olmadığını hatırlatıyor, Yunanlı politikacılara kendi selametleri için akıl ve hukuk dışı işlere tevessül etmemelerini tavsiye ediyoruz."