Kilise mensubu din adamlarının siyasi müdahaleleri endişelendiriyor
Son olarak Güney Kıbrıs Rum Başpiskoposu Hrisostomos'un siyasi çıkışı, daha önce ve zaman zaman İstanbul Patrikhanesine bağlı olan Batı Trakya'daki 4 Mitropolit
Yunanistan
26 Şubat 2018
Son olarak Güney Kıbrıs Rum Başpiskoposu Hrisostomos'un siyasi çıkışı, daha önce ve zaman zaman İstanbul Patrikhanesine bağlı olan Batı Trakya'daki 4 Mitropolitin Türkiye karşıtı ve baskı altında yaşayan Batı Türk Azınlığını hedef gösteren açıklamalarda bulunması, "Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan siyaseti Ortodoks Kilisesi'nin Papazları tarafından mı yönlendiriliyor?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. Kilise mensubu din adamlarının bu şekilde siyasi müdahalelerde bulunmaları, ülkedeki sağduyulu politik ve aydın çevrelerin eleştirilerine neden oluyor. Bu durum, bölgede barış ve huzuru arzulayan ve büyük çoğunluğu oluşturan sağduyulu vatandaşları, siyasi ve akademik çevreleri endişelendiriyor.
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, Türkiye'nin Kıbrıs ve Akdeniz politikasını eleştirdiği açıklamasında Türkiye'yi açıktan tehdit etmesi dikkat çekti ve Kilise mensubunun bu şekilde siyasi çıkışlar yapması eleştiri konusu oldu.
Hrisostomos Türkiye'nin Akdeniz'deki tavırlarının sonucu olacağını öne sürdü ve "Türkler de hata yapmaya başladılar ve bunu pahalıya ödeyecekler" şeklinde konuştu. Hrisostomos, "Biz sürekli hata yaparken şükür ki onlar da bir kez hata yaptılar. Bu hatayı çok pahalıya ödeyeceklerine inanıyorum" dedi.
'TÜRKİYE'YE KARŞI KİMSENİN KILI KIPIRDAMIYOR'
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos'un Kıbırıs basınındaki bu açıklamaları gündemdeyken bu kez Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Akdeniz'de yaşanan doğalgaz gerilimi ile ilgili konuştu ve "Türkiye güç kullanıyor ve güç kullanma tehdidinde bulunuyor, ancak kimsenin kılı kıpırdamıyor" dedi.
Türkiye'nin, daha önce hiç duyulmamış önerilerle kendi görüşünü dayatmaya çalıştığını ileri süren Rum Bakan, bu önerilerin uluslararası hukukla, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ile hiçbir alakası olmadığını öne sürdü. Kasulidis, "En zoru da uluslararası toplumun bu örnekte Türkiye'nin güç kullandığını, güç kullanmakla tehdit ettiğini ancak kimsenin kılının kıpırdamadığını, görmezden gelmesidir" diye konuştu.
Yunanistan Yeni Demokrasi Partisi Kuzey Atina Milletvekili ve Dışişleri Bölümü Başkanı Yorgos Kumuçakos da, Avrupa Birliği'ne yönelik sert sözler kullandı ve AB'nin itibarının ortadan kalktığına işaret etti.
'TÜRK MEYDAN OKUMASI'
Kıbrıs Rum Üniversitesi'nde düzenlenen 'Kenardan perde önüne, Doğu Akdeniz'de kavşak ülke olarak Yunanistan' konulu konferansta konuşan Kasulidis, 'Türkiye'nin hiçbir engelle karşılaşmadan Doğu Akdeniz'i kontrol etmeyi başarıp başaramayacağı' yönünde sorular aldığını açıkladı. Kasulidis bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Doğu Akdeniz'de sadece çıkarı bulunan Kıbrıs ve Yunanistan da emin değil, üçlü işbirliği kurduğumuz ülkeler de. Çıkarları ve oynayacak rolleri olan Avrupa ülkeleri de bundan böyle karşılarında Türk meydan okumalarını bulacak."
Yunanistan Yeni Demokrasi Partisi Kuzey Atina Milletvekili ve Dışişleri Bölümü Başkanı Yorgos Kumuçakos da 'Türkiye'yi haddini aşmakla' suçladı. AB'ye yönelik sert eleştiriler yapan Kumuçakos, "Kıbrıs (Rum) münhasır egemenlik alanında bir Avrupa politikasının uygulanması engelleniyor. İlan ettiği politikasında istikrarlı olmak istiyorsa AB de Kıbrıs'ın bölgedeki taleplerini talep etmek zorundadır, aksi halde itibar meselesi ortaya çıkacak. Ankara'ya özlü mesajlar göndermezse AB'nin ne itibarı olacak?" diye sordu.
PAPAZLARIN SİYASETE MÜDAHALESİ KAYGI VERİCİ
Kıbrıs ve Yunanistan'da milli konularda ve özellikle Makedonya ve Türkiye ile ilişkiler konusunda Kilise mensuplarının sert ve zaman zaman radikal çıkışları ülke gündemini sarsmakta ve hükümeti de etkilemekte olduğu gözlemlenmektedir.
İstanbul Patrikhanesine bağlı olan Batı Trakya'daki 4 Mitropolitin de öteden beri ve özellikle son dönemde Türkiye karşıtı ve baskı altında yaşayan Batı Türk Azınlığını hedef gösteren açıklamalarda bulunarak bölgedeki barış ve huzuru tehdit etmeleri endişeyle izlenmektedir.
Bu durum ülkedeki sağduyulu, barış ve huzuru arzulayan vatandaşların, politik ve aydın çevrelerin eleştirilerine neden oluyor. Eleştiriler daha çok kamuoyunu ve dolayısıyla hükümeti etkileme gücünü bilerek kullanan ve siyasi dengeleri sarsan Kilisenin kendi görev alanını aştığı noktasında birleşiyor.
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, Türkiye'nin Kıbrıs ve Akdeniz politikasını eleştirdiği açıklamasında Türkiye'yi açıktan tehdit etmesi dikkat çekti ve Kilise mensubunun bu şekilde siyasi çıkışlar yapması eleştiri konusu oldu.
Hrisostomos Türkiye'nin Akdeniz'deki tavırlarının sonucu olacağını öne sürdü ve "Türkler de hata yapmaya başladılar ve bunu pahalıya ödeyecekler" şeklinde konuştu. Hrisostomos, "Biz sürekli hata yaparken şükür ki onlar da bir kez hata yaptılar. Bu hatayı çok pahalıya ödeyeceklerine inanıyorum" dedi.
'TÜRKİYE'YE KARŞI KİMSENİN KILI KIPIRDAMIYOR'
Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos'un Kıbırıs basınındaki bu açıklamaları gündemdeyken bu kez Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Akdeniz'de yaşanan doğalgaz gerilimi ile ilgili konuştu ve "Türkiye güç kullanıyor ve güç kullanma tehdidinde bulunuyor, ancak kimsenin kılı kıpırdamıyor" dedi.
Türkiye'nin, daha önce hiç duyulmamış önerilerle kendi görüşünü dayatmaya çalıştığını ileri süren Rum Bakan, bu önerilerin uluslararası hukukla, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ile hiçbir alakası olmadığını öne sürdü. Kasulidis, "En zoru da uluslararası toplumun bu örnekte Türkiye'nin güç kullandığını, güç kullanmakla tehdit ettiğini ancak kimsenin kılının kıpırdamadığını, görmezden gelmesidir" diye konuştu.
Yunanistan Yeni Demokrasi Partisi Kuzey Atina Milletvekili ve Dışişleri Bölümü Başkanı Yorgos Kumuçakos da, Avrupa Birliği'ne yönelik sert sözler kullandı ve AB'nin itibarının ortadan kalktığına işaret etti.
'TÜRK MEYDAN OKUMASI'
Kıbrıs Rum Üniversitesi'nde düzenlenen 'Kenardan perde önüne, Doğu Akdeniz'de kavşak ülke olarak Yunanistan' konulu konferansta konuşan Kasulidis, 'Türkiye'nin hiçbir engelle karşılaşmadan Doğu Akdeniz'i kontrol etmeyi başarıp başaramayacağı' yönünde sorular aldığını açıkladı. Kasulidis bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Doğu Akdeniz'de sadece çıkarı bulunan Kıbrıs ve Yunanistan da emin değil, üçlü işbirliği kurduğumuz ülkeler de. Çıkarları ve oynayacak rolleri olan Avrupa ülkeleri de bundan böyle karşılarında Türk meydan okumalarını bulacak."
Yunanistan Yeni Demokrasi Partisi Kuzey Atina Milletvekili ve Dışişleri Bölümü Başkanı Yorgos Kumuçakos da 'Türkiye'yi haddini aşmakla' suçladı. AB'ye yönelik sert eleştiriler yapan Kumuçakos, "Kıbrıs (Rum) münhasır egemenlik alanında bir Avrupa politikasının uygulanması engelleniyor. İlan ettiği politikasında istikrarlı olmak istiyorsa AB de Kıbrıs'ın bölgedeki taleplerini talep etmek zorundadır, aksi halde itibar meselesi ortaya çıkacak. Ankara'ya özlü mesajlar göndermezse AB'nin ne itibarı olacak?" diye sordu.
PAPAZLARIN SİYASETE MÜDAHALESİ KAYGI VERİCİ
Kıbrıs ve Yunanistan'da milli konularda ve özellikle Makedonya ve Türkiye ile ilişkiler konusunda Kilise mensuplarının sert ve zaman zaman radikal çıkışları ülke gündemini sarsmakta ve hükümeti de etkilemekte olduğu gözlemlenmektedir.
İstanbul Patrikhanesine bağlı olan Batı Trakya'daki 4 Mitropolitin de öteden beri ve özellikle son dönemde Türkiye karşıtı ve baskı altında yaşayan Batı Türk Azınlığını hedef gösteren açıklamalarda bulunarak bölgedeki barış ve huzuru tehdit etmeleri endişeyle izlenmektedir.
Bu durum ülkedeki sağduyulu, barış ve huzuru arzulayan vatandaşların, politik ve aydın çevrelerin eleştirilerine neden oluyor. Eleştiriler daha çok kamuoyunu ve dolayısıyla hükümeti etkileme gücünü bilerek kullanan ve siyasi dengeleri sarsan Kilisenin kendi görev alanını aştığı noktasında birleşiyor.