Sakız adasındaki göçmen faciasında Shil Güvenlik tartışması
Sakız adası açıklarında en az 15 göçmenin hayatını kaybettiği tekne kazasının ardından Yunan Sahil Güvenliği’nin uygulamaları tartışma konusu oldu.
Yeni tanık ifadeleri, kayıp kamera kayıtları ve resmi açıklamalardaki çelişkiler soru işaretlerini artırıyor.
Bir yelkenli kaptanı, kazadan dakikalar önce Sahil Güvenliği’nin sessizce gemisine yaklaştığını söyledi. Hayatta kalan göçmenler de uyarı verilmediğini belirtti. Sahil Güvenliği, göçmen teknesinin aniden yön değiştirdiğini iddia ettiği, ancak bu anlatımların tanıklarınki ile çeliştiği ifade edildi..
Kaza sonrası 31 yaşındaki bir Fas vatandaşı, göçmenleri yasadışı taşımak ve ölümle sonuçlanan giriş nedeniyle tutuklandı. Avukatlar, müvekkillerinin yalnızca yolcu olduğunu ve suçlamaların delile dayalı olmadığını savunuyor.
Geçmişte de Sakız ve Rodos’ta benzer ölümlerle sonuçlanan deniz kazaları yaşanmış, video kayıtları devre dışı bırakılmış ve sorumluluk genellikle göçmenlere yüklenmişti.
efsyn'e göre eleştirmenler, sert sınır politikalarının mültecileri kaçakçılara ittiğini ve Sahil Güvenliği’nin hesap verebilirliğinin eksik olduğunu savunuyor.
Başbakan Kyriakos Miçotakis, taziye mesajları vermekle birlikte sınır güvenliği ve kaçakçılar konusundaki sert duruşunu yineleyerek Sahil Güvenliği’ne tam destek açıkladı.
Eleştirmenler ise sıkı sınır politikalarının mültecileri kaçakçıların eline ittiğini, zorla geri itmeler ve ölümle sonuçlanan deniz operasyonlarına yönelik bağımsız soruşturmaların ise tıkandığını vurguluyor.
Frontex’in Temel Haklar Görevlisi, Yunan Ombudsmanı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası kurumlar, Yunanistan’ı şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliği nedeniyle giderek daha fazla eleştiriyor.