"Kablo projesi ve Türkiye-Libya mutabakatı Miçotakis hükümetini zor durumda bırakıyor"
Haris Tzimitras, kablo projesi, Türkiye-Libya mutabakatı ve 12 deniz mili tartışmaları üzerinden Yunan hükümetinin Doğu Akdeniz politikasını eleştirdi.
Haris Tzimitras, kablo projesi ve Türkiye-Libya mutabakatı üzerinden Yunan hükümetini eleştirdi. Tzimitras, art arda yaşanan gelişmeleri “ulusal yenilgiler” olarak nitelendirdi.
Yunanistan’da Yunan Sol İttifakı (ELAS) Dış Politika Sorumlusu Haris Tzimitras, elektrik bağlantı kablosu projesi ve Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı üzerinden Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetinin dış politikasını eleştirdi. Tzimitras, hükümetin Türkiye karşısındaki tutumunu, Libya politikasını ve bölgesel ittifaklarını sorgulayarak Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki diplomatik konumunun zayıfladığını ileri sürdü.
Dnews’in 21 Ekim tarihli haberine göre Tzimitras, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’in Türkiye-Libya mutabakatının hukuki sonuç doğurmadığı ve kablo projesine ilişkin araştırma ile döşeme faaliyetleri hakkında Türkiye’ye bilgi verilmesinin mümkün olabileceği yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
Tzimitras, hükümetin yaşanan gelişmeleri farklı biçimde sunarak ülkeyi sürüklediğini düşündüğü “ulusal yenilgileri” kabul etmekten kaçındığını savundu.
Kablo projesi üzerinden hükümete eleştiri
Tzimitras, Türkiye’nin elektrik bağlantı kablosunun döşenmesini iki yıl boyunca askerî araçlarla engellediğini öne sürdü. Yunan hükümetinin Türkiye’ye gönderdiği mektubun yalnızca bilgilendirme olarak nitelendirilmesini eleştiren Tzimitras, bu adımın baskı altında izin istemek anlamına geldiğini iddia etti.
Uluslararası hukukun böyle bir uygulamaya imkân tanıdığı savunuluyorsa hükümetin neden bu yöntemi projenin başlangıcından itibaren uygulamadığını ve neden iki yıl beklediğini sorgulayan Tzimitras, hükümet yetkililerinin geri adım atıldığı yönündeki açıklamalarına da dikkat çekti.
Türkiye-Libya mutabakatı ve Libya politikası
Libya Temsilciler Meclisinin 2019 tarihli Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını Yunanistan’ın Libya politikası açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiren Tzimitras, hükümetin anlaşmanın imzalanmasını ve onaylanmasını önlemek için hangi adımları attığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Tzimitras, Yunanistan’ın geçmişte bölgesel iş birliği girişimlerinde öncü rol üstlendiğini, ancak bugün bölgedeki girişimlerin Türkiye tarafından şekillendirildiğini ileri sürdü. Hükümetin mutabakatın hukuki sonuç doğurmadığını vurgulamakla yetinmemesi gerektiğini savunan Tzimitras, anlaşmanın imzalanmasını ve onaylanmasını önlemek amacıyla hangi baskı araçlarının kullanıldığını sorguladı.
Tzimitras ayrıca, Türkiye’ye yönelik yaptırımların gündeme getirilmesi gerektiğini savundu. Bu çerçevede, Aleksis Çipras’ın 2019’da Türkiye-Libya mutabakatının imzalanmasının ardından gündeme getirdiği yaptırım seçeneğini hatırlattı.
“Ulusal yenilgiler art arda geliyor”
Yunan hükümetinin ABD, Mısır, Fransa ve Avrupa Birliği ile ilişkilerinin hiç olmadığı kadar iyi olduğu yönündeki söylemini de eleştiren Tzimitras, bu ilişkilerin neden söz konusu gelişmeleri önlemek için kullanılmadığını sordu.
Tzimitras, açıklamasında hükümetin diyalog, ittifaklar ve egemenlik haklarının korunması konularında başarısız olduğunu öne sürdü. Yunanistan ile Türkiye arasındaki esaslı diyaloğun kesintiye uğradığını, bölgesel ittifakların zayıfladığını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki etkinliğini artırdığını savundu.
Türkiye’nin Oruç Reis araştırma gemisiyle ilgili gelişmeleri, Türkiye-Libya mutabakatını ve Kerpe (Kasos) çevresindeki geri adım iddialarını örnek gösteren Tzimitras, yaşanan gelişmeleri “ulusal yenilgiler” olarak nitelendirdi. Yunanistan’ın 2015-2019 dönemindeki dış politika tutumuyla mevcut dönemin karşılaştırılması gerektiğini de ifade etti.
Karasularının 12 mile çıkarılması tartışması
Tzimitras, hükümetin Yunanistan’ın karasularını genişletme ihtimalini yeniden gündeme getirmesini de eleştirdi. Aleksis Çipras’ın 2019’da İyon Denizi’nde karasularının genişletilmesini açıkladığında Yeni Demokrasi (ND) yöneticilerinin bu yaklaşımı eleştirdiğini, daha sonra ise Miçotakis hükümetinin benzer bir adımının desteklendiğini hatırlattı.
Çipras’ın Doğu Akdeniz’de karasularının 12 deniz miline çıkarılmasını ve komşu ülkelerle deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik tutarlı bir strateji izlenmesini birçok kez savunduğunu belirten Tzimitras, böyle bir adımın seçim öncesinde siyasi amaçlarla kullanılmasının riskli olduğunu ileri sürdü. Hükümeti, ulusal meseleleri seçim dönemlerinde siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.
Tzimitras’ın açıklamaları hükümete yönelik siyasi eleştirileri yansıtırken, Yunanistan hükümeti Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatının uluslararası deniz hukuku bakımından geçersiz olduğu görüşünü savunuyor. Mutabakatın hukuki statüsü ve tarafların iddiaları, iki ülke arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlığının temel başlıkları arasında yer alıyor.