Yunanistan ve Arnavutluk’tan iş birliği ve azınlık hakları mesajı
Tiran’da düzenlenen forumda ticaret, azınlık hakları ve AB üyeliği öne çıktı.
Yunanistan ve Arnavutluk, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi konusunda ortak iradelerini yineledi. İki ülkeden yetkililer, Pazartesi günü Tiran’da düzenlenen Yunan-Arnavut Forumu’nda, iş birliğinin geliştirilmesi için önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çekti.
Yunanistan İçişleri Bakan Yardımcısı ve Makedonya-Trakya’dan sorumlu Kostas Giulekas’ın öncülüğünde düzenlenen foruma, her iki ülkeden iş dünyası temsilcileri, yerel yönetim yetkilileri ve eğitim alanından isimler katıldı.
AMNA'da yer alan habere göre forumda, Arnavutluk’taki Yunan ulusal azınlığı ile Yunanistan’daki Arnavut toplumunun iki ülke arasında dostluk ve iş birliğini güçlendiren köprüler olduğu vurgulandı.
Atina’dan Arnavutluk’un AB üyeliğine destek
Arnavutluk Meclis Başkanı Niko Peleshi, ülkesinin Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde Yunanistan’ın desteğine teşekkür ederek iki ülkenin ortak stratejik çıkarlara sahip olduğunu belirtti.
Peleshi, “Yunanistan her zaman Arnavutluk’un yanında oldu ve bunu asla unutmuyoruz” ifadelerini kullandı.
Arnavutluk’un 2027 yılında üyelik müzakerelerini tamamlamayı ve 2030 yılına kadar AB’ye tam üye olmayı hedeflediğini belirten Peleshi, Atina’nın desteğinin önemine işaret etti.
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Ekonomik Diplomasi’den sorumlu Harris Theoharis ise video mesajında, Atina’nın Arnavutluk’un Avrupa yolunu desteklediğini ifade etti.
Theoharis, bu desteğin adil ancak sıkı koşullara, hukukun üstünlüğüne, liyakat ilkesine ve iyi komşuluk ilişkilerine dayanması gerektiğini vurguladı.
Yunan ulusal azınlığının haklarının, özellikle mülkiyet haklarının eksiksiz korunmasının, Arnavutluk’un AB üyelik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
İş dünyasına daha fazla iş birliği çağrısı
Kostas Giulekas, geçmişte Balkanlar’da gerilimlere yol açan rekabetlerin ve milliyetçiliklerin geride bırakılması, geleceğe yönelik ortak hedeflere odaklanılması gerektiğini söyledi.
Giulekas, iki ülke arasında yeni nesillerin yararına daha güçlü iş birliği kurulmasının önemine dikkat çekti.
Yunanistan’ın Tiran Büyükelçisi Lamprini Komini de iki ülkenin iş dünyasına yatırım ve ticari ortaklıkları artırma çağrısında bulundu.
Komini, coğrafi yakınlık başta olmak üzere ortak avantajların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek daha fazla ortaklık ve daha az engelle ekonomik büyüme ile refahın desteklenebileceğini ifade etti.
Tiran’daki forum, Yunanistan-Arnavutluk ilişkilerinde ekonomik iş birliği, azınlık hakları ve Avrupa bütünleşmesinin önümüzdeki dönemin temel gündem maddeleri arasında yer aldığını ortaya koydu.
MİLLET’İN NOTU: Söz konusu kendi soydaşları olunca…
Yunanistan’ın, Arnavutluk’taki Yunan ulusal azınlığının haklarını bu ülkenin Avrupa Birliği üyelik sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görmesinde elbette bir yanlışlık yok. Aksine, azınlık haklarının korunması, mülkiyet hakkına saygı ve hukukun üstünlüğü, AB üyeliği yolunda vazgeçilmez ilkeler arasında yer almalı.
Peki, aynı hassasiyet Batı Trakya Türk Azınlığı söz konusu olduğunda da gösteriliyor mu?
Yunanistan’da binlerce Arnavut’un yaşadığı bir gerçek. Arnavutluk da Yunanistan’da yaşayan Arnavutların hakları konusunda benzer bir hassasiyet dile getirse, Atina bundan rahatsızlık duymalı mı? Tiran’ın böyle bir talepte bulunup bulunmadığını bilmiyoruz. Ancak bulunmuşsa, sırf başka bir ülke kendi soydaşlarının haklarını gündeme getiriyor diye bunu haksız saymak mümkün mü?
Öyleyse Yunanistan’ın başka ülkelerde yaşayan soydaşları için hak ve hukuk talep etmesini doğal karşılamak gerekir. Fakat aynı yaklaşımın Batı Trakya Türk Azınlığı için de geçerli olması gerekmez mi?
Azınlık hakları savunulurken evrensel ilkeler esas alınmalı; bir ülkedeki azınlık söz konusu olduğunda savunulan haklar, başka bir ülkedeki azınlık söz konusu olduğunda görmezden gelinmemeli.
Yunanistan, Arnavutluk’un AB üyeliği sürecinde azınlık haklarının korunmasını gündeme getiriyorsa, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kimliğinin tanınması, örgütlenme özgürlüğü ve haklarının korunması konularında da aynı evrensel ilkeleri esas almalı. Çünkü azınlık hakları, yalnızca diplomatik ilişkilerde gündeme geldiğinde hatırlanacak bir mesele değildir.
Söz konusu Yunanistan’ın Arnavutluk’taki Yunan azınlığı olunca hakların korunması AB üyelik sürecinin önemli bir şartı olarak dile getiriliyorsa, Batı Trakya Türk Azınlığı için de aynı hak ve hukuk anlayışının geçerli olması gerekmez mi?
Hukuk evrenselse, ölçüsü de evrensel olmalıdır.