7 asırlık Kırkkurbanı etkinliği gerçekleşti
Kozlukebir Belediyesi’ne bağlı Hebilköy’de 7 asırdan beri devam eden Kırkkurbanı geleneği bu yıl da yaşatıldı. Hebilköy halkı tarafından organize edilen kurban
Kozlukebir Belediyesi’ne bağlı Hebilköy’de 7 asırdan beri devam eden Kırkkurbanı geleneği bu yıl da yaşatıldı. Hebilköy halkı tarafından organize edilen kurban etkinliği bu yıl 14 Haziran 2015 Pazar günü yaptı.
Hebilköy halkı tarafından Rodop dağlarındaki Hebilköy yaylasında düzenlenen Kırkkurbanı, bölge halkını bir araya getirdi. Etkinliğe civar köylerden soydaşlarla birlikte yöneticiler de katılarak bu anlamlı günde Hebilköy halkını yalnız bırakmadılar.
Etkinliğe T.C. Gümülcine Başkonasoloasu Ali Rıza Akıncı başta olmak üzere, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, SYRİZA Rodop Milletvekili Ayhan Karayusuf, DEB Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Mehrikoz Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcıası Dr. Ahmet Kasap, Kozlukebir Belediyesi Meclis Üyeleri Dr. Mehmet Eminoğlu ve Abdülkadir Hafız Hoca ve Mehrikoz Yerel Meclis Başkanı Ali Haseki katıldı.
Sabah saatlerinde başlayan etkinliğe katılan soydaşlar öğle vaktine kadar serin gölgelerin altında birbirleri ile sohbet edip hasret giderdiler. Öğle ezanının okunması ile vatandaşlar topluca namaz kıldılar. Namazın ardından yöneticiler kısa süren selamlama konuşmaları yaptılar.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmalarda yöneticiler din, gelenek, görenek, kardeşlik kavramlarına vurgu yaptılar, birlik beraberlik mesajları verdiler.
Konuşmalar tamamlandıktan sonra etkinliğe katılan misafirlere köy halkı bakırlama yemeği ikram etti. Ağaçların altıda kurulan sofralarda yemeği yiyen misafirler daha sonra bölgeden ayrıldılar.
Gaziler Kurbanı olarak da adlandırılan Kırk Kurbanı
Dimetoka ve Edirne’nin fethinden sonra, Horosan’lı kırk ermiş öncülüğünde, batıya doğru Tanrıdağ bölgesine ilerlerken, büyük Türk akıncı askeri birlikleri, yer yer çetin direnişlerle karşılaşmış, onlarca, yüzlerce şehit vermişlerdir. Hakimiyet o kırk erende (dervişte) olduğu için de ‘’Kırk Gaziler’’ denmektedir.
Zaferlerin, fetihlerin kutlamalarını da ‘’Gaziler Bayramı’’ veya ‘’Gaziler Kurbanı’’ olarak isimlendirmişlerdir.
Şehitlerden günümüze, beş tane kabir ulaşabilmiştir ki onlar da Bulgaristan hududunun 10 metre içerisinde kalmıştır.
Onlar şehit düşmüş Türk yiğitleridir ve bu konuda asla şüphe yoktur. Bu günkü kırk kurbanı da, bu şehitlik mertebesine ulaşmış akıncıları anmak için düzenlenmektedir.
Protokol konuşmalarında önemli mesajlar verildi
Hebilköy yaylasında düzenlenen bu etkinliğin, bu sene de balkan köylerinden gelen çok değerli misafirleri vardı. Bunların yanında belediye başkanları, milletvekilleri ve TC Başkonsolosu’da bölge halkını bu önemli etkinlikte yalnız bırakmadılar.
Kırk Kurbanı etkinliğinde, ilk olarak Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif öğle namazını kıldırdı. namazdan sonra protokol konuşmaları yapıldı.
Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif: DİN, DİL VE GELENEKLER AĞAÇLAR GİBİDİR
"Maddi ve manevi desteği geçen, ben de orada olmalıyım diyen bütün herkesi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Din, bir ağacın gövdesi, dil onun dalları, gelenekler görenekler ise onun yapraklarıdır. Bir ağaç dediğiniz zaman, gözünüzün önüne bu üç şey gelir. Gövdesi, dalları ve yaprakları. Bir de toprağın altında görülmeyen kökleri ki, Mehmet üstadımızın da ifade ettiği gibi, 700 yıllık bir mazi."
Deb Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş: BÜTÜN DUALARIMIZ O SANCAĞI BURAYA TAŞIYANLAR İÇİNDİR
"Bizi biz yapan değerlere sahip çıkan bu bölge halkına teşekkür etmek istiyorum. Biliyorsunuz dualarımız, asırlar önce buraya gelip de sancağı buralara taşıyan atalarımız içindir. Onlar buralarda Rumeli’nin fethinde şehit oldular. O günü anmak için yıllardan beri bu etkinliği asırlardan beri bu bölge halkı yaşatıyor."
Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet: BU KRİZ DÖNEMİNDE SİZDEN İSTEDİĞİMİZ, DAHA SABIRLI OLABİLMENİZ
"700 yıldan beri bu geleneği bugünlere kadar taşıyan ve hizmetlerde bulunan insanları rahmetle anıyorum ve bugün de bu etkinliği düzenleyen ağabeylerimize, büyüklerimize, bu kadar zor şartlara rağmen düzenlediklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bizler aranızda bulunmaktan çok mutluyuz. Yönetim olarak da elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Burada herkes beraberken söylüyorum, bizler de maalesef krizden etkileniyoruz, hizmetlerde gecikmeler oluyor, köylerde herkesi göremiyoruz, fakat biz sizlerden bu konuda sabır bekliyoruz. Gecikmeler olacak fakat hizmetin ulaşmadığı yer kalmayacak diyorum. İnşallah her insanımıza eşit bir şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz sadece sizlerden sabır bekliyoruz. Teşekkür ediyorum."
T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı: DERİNLERE UZANAN BİR ÇINAR AĞACI GİBİYİZ ÇOK ŞÜKÜR
"Yüzyıllar öncesine kadar uzanan köklerimizin derinlere kadar uzanan bir çınar ağacı gibiyiz çok şükür. 700 yıl değil belki de 1700 yıllık bir adet bu. Çünkü bizde kırklar kavramı çok eskilere dayanır. Hz. Peygamberin 40 yaşında peygamberliğe erişmesi, kırk hadis kavramı, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ortaya koyduğu maneviyat okulunda kırk çıkarmak vardır, yani kırk gün çileye çekilmek kavramı vardır. Çok daha öncesinde de biliyoruz ki, Kürşad Göktürk Prensi Çin sarayını kırk bahadırla basmış, hepsi de orada hayatını kaybetmiş. Anadolu'da, Rumeli'de, Kafkaslarda, Orta Asya’da bir çok yerde böyle kırk şehit, kırk gazi, kırklar gibi yöre isimleri de olmuş, dolayısı ile bu bizim kültürümüzün, inancımızın çok derinlerine kadar girmiş olan bir kavram. Burada şehit düşen, buraları fethederken bu fedakarlıkları yapan gazilerimizi, şehitlerimizi de minnet ve rahmetle anıyoruz. Bu geleneği de yaşattığınız için sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah ebediyete kadar yaşar. Varlığımızı devam ettirmek için gayeret gerekiyor. Zamanın getirdiği yeni sorunlar var, yeni meseleler var, teknolojiden kaynaklanan veya başka şeylerden kaynaklanan. Bizim dinimizi, inancımızı, edebiyatımızı ve dilimizi koruyabilmemiz için, öncelikle birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekiyor, sonra da gayretimizi azmimizi, çalışkanlığımızı korumamız gerekiyor. Burda herkese iş düşüyor. Bu sadece müftünün, sadece belediye başkanının, sadece öğretmenin işi değil, hepimizin işi. Aksi halde unutulur gideriz. Dağlarda viran olmuş mezarlıklar gibi, camiler gibi, mescitler gibi unutulur gideriz. Buradan daha Selanik'e kadar uzanan topraklarda bir zamanlar 267 tane tekke varmış. Seyyid Ali Sultan Dergahı gibi, onun gibi 267 tane vardı ve hepsi de faaldi. Hepsi de birer maneviyat ocağı idi. Hepsi de birer asalet mektebiydi. Oralardan insanlar yetişiyordu ama maalesef bir çoğu kalmadı. Yani bizler sahip çıkmazsak bugün var olan mescitlerimiz, camilerimiz, tekkelerimiz, maneviyat ocaklarımızın hepsi söner. Burada iş bize düşüyor."
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)



.jpg)