Adaylar Belli Oldu Seçim Maratonu Başladı

6 Mayıs Pazar günü yapılacak erken genel seçimlerde yarışacak adaylar partiler tarafından açıklandı. Milletvekilimiz Çetin Mandacı PASOK Partisi tarafından safd

Batı Trakya 26 Nisan 2012
Adaylar Belli Oldu Seçim Maratonu  Başladı

6 Mayıs Pazar günü yapılacak erken genel seçimlerde yarışacak adaylar partiler tarafından açıklandı. Milletvekilimiz Çetin Mandacı PASOK Partisi tarafından safdışı bırakılırken, diğer adaylar genelde beklenen isimlerden oluştu.

Adaylıkların açıklanmasıya birlikte seçim maratonu kıyasıya başladı. Adaylar köy köy gezip seçmene kendisini anlatmaya çalışıyor. Zira partilerin anlatılacak pek bir tarafı yok. Adaylar özellikle şahsi özelliklerinden yola çıkarak seçmene kendini anlatarak oylara talip oluyor.

Rodop ve İskeçe İlinde partilerin milletvekili adayları şu şekilde kesinleşti:

RODOP İLİ MİLLETVEKİLİ ADAYLARI

PASOK
1-Ahmet HACIOSMAN
2-Serpil KARAHÜSEYİN
3- Laskarina Biçu
4- Dimitris Dimitriadis
5-Yorgos Petalotis

YDP
1-Mehmet EMİNOĞLU
2-Erhan İMAMOĞLU
3-Evripidis Stilyanidis
4-Paraskevi Elefteriadu
5-Natalia Viopulu

SİRİZA
1-Ayhan KARAYUSUF
2-Dimitris Mumcidis
3-Angeliki Kuyumcoğlu
4-Yorgos Triandafilopulos
5-Takis Haritos

DİMAR
1-İlbay DELİ
2-Leoni Panagopulu
3-Aleksandros Çigas
4-Anastasia Çilingiri
5-Damon Damianos

DİSİ
1-İlhan AHMET
2-Adem HACIAHMET
3-Mağda Yamutsari
4-Nikos Hacıkonstandinu
5-Hristos Maheras

KKE
1-İbrahim KİRACI
2-Nikos Fakiridis
3-Athanasios Kadrudis
4-Panayotis Sporikis
5-Katerina Taksopulu

İSKEÇE İLİ MİLLETVEKİLİ ADAYLARI

SİRİZA
1-Hüseyin ZEYBEK
2-Nikos Kaliambakas
3-Maria Karanasu Bacakidu
4-Evangelia Kehaya
5-Yorgos Papanikolau

DİSİ
1-Türkeş HACIMEMİŞ
2-Ekrem KÖSE
3-Maria Deudi
4-Vasilis Barseyanidis
5-Aslanidu Venera

DİMAR
1-Sami KARABIYIKLI
2-Kostas Gunaris
3-Kostas Delkos
4-Parthena Zumbulidu
5-Spiros Karvunis

YDP
1-Adnan PEÇENEK
2-Şaban BANDAK
3-Aleksandros Kondos
4-Georgia Andreu
5-Athanasios Kriçinis

PASOK
1-Burhan BARAN
2-Fatma KABZA
3-Dimitris Doncos
4-Dimitris Salturos
5-Panayotis Sguridis

KKE
1-Hasan EFENDİ
2-İoannis Vuzaras
3-Dimitra Karayanidu
4-Yorgos Kolaros
5-Yorgos Pirgelis

----------------------


Adaylarımıza niye oy verelim? Biz sorduk milletvekili adayları cevapladı

Miilet gazetesi olarak seçim arefesinde milletvekili adaylarımıza tek soru sorarak seçmenlere kendilerini ifade etmelerini istedik. “Seçmen size niye oy vermeli?” sorusunu milletvekili adayları cevapladılar.

İşte adaylar ve verdikleri cevaplar:

Soydaşlarımız Hüseyin Zeybek’e neden oy vermeli?

Yıllardan beri bizi yöneten iktidar partileri Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarına gerçekçi yaklaşmadılar. Amaçları bizim oylarımızı alıp verdikleri sözleri unutmaktı. Sorunlarımıza gerçekçi ve cesaretli yaklaşan SİRİZA, samimiyetini bir çok konuda göstermiştir. Örnek verecek olursak; yakın dönemde İskeçe Türk Birliği hakkında yargıtaydan çıkan karar sonrası sadece SİRİZA partisi İTB’ye sahip çıkmıştır.

İki parti (PASOK ve YDP) meclisin son günlerinde seçim rüşveti olarak kaçak yapıların yasallaşmasını onaylamış, fakat bu yasanın geçtiği haliyle ayrıntılara bakıldığında soydaşlarımızın faydalanması oldukça güç duruma gelmektedir. SİRİZA’nın bu konudaki görüşü çok nettir. Bizim görüşümüz, azınlığımızın kaçak yapıları devlet tarafından o dönemlerde izin verilmediğinden dolayı zaruretten kaçak olarak yapıldığı ve bu nedenle sembolik olarak %1 gibi bir cezanın ödenip bu yapıların yasallaşmasını sağlamaktır. Azınlığın zaruretten dolayı kaçak olarak yaptığı yapıların lüks ve havuzlu villalarla bir ilgisi yoktur ve denk tutulamaz.

Kangrenleşmiş azınlık sorunları halen önümüzde çözümsüz bir şekilde durmaktadır. Eğitim, Müftülük, Vakıflar, milli kimlik sorunu ve diğer sorunlar halen çare bekliyor. Yine azınlık sorunlarının çözümü için bize en samimi davranan parti SİRİZA partisidir.

Ülkeyi batıran kadrolar başarılı olsalardı bu durumda olmazdık. Onlar mı bize çare olacak? İşsizlik, maaş kesintileri, haraçlar onların eseri. Şimdi konuşma sırası halkımızda. Eğer onları başarılı buluyorlarsa onlarla devam etsinler. Eğer birşeylerin değişmesini istiyorsak bu fırsatı iyi değerlendirelim. İkili parti düzenini ortadan kaldıralım.

Soydaşlarımıza şunu söylemek istiyorum. Ben yıllardır aynı siyasi çizgide olan ve bu noktada dik duruş sergileyen bir insanım. Azınlık meselelerine bakışım ve samimiyetim herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle köy ziyaretlerimde soydaşlarımız bu konuda sağolsunlar beni takdir ediyorlar. Samimi ve çizgimi korumuş olmamın çok önemli bir etken olduğunu söyleyebilirim. Çok başarılı bir seçim kampanyası yürüttüğümüze inanıyorum. Halkımızın sıcak ilgisi bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Çalışma azmimizi artırıyor. Biz halkımıza hizmet parolasıyla yola çıktık.

Bütün bu nedenlerden dolayı soydaşlarımızın oylarına talibim. Özellikle genç neslin, geleceğini ve hayallerini çalan partilere ve gençleri işsizler ordusuna dönüştüren zihniyetlere gereken cevabı en iyi şekilde vereceğini düşünüyorum. Sıra artık bizde. İskeçe’de Türk Azınlığın milletvekilsiz kalmasını istemiyorsak bunun en doğru ve en samimi yolunun SİRİZA adayı Hüseyin Zeybek’e oy vermekten geçtiğini düşünüyorum. Bölündüğümüz takdirde İskeçe’de azınlığımız temsilcisiz kalabilir. Ama ben buna inanmıyorum. Çünkü şahsıma büyük bir teveccüh görüyorum. Halkımızın ilgisi gerçekten çok samimi ve çok büyük. Çok güzel bir sonuç alacağımızı düşünüyorum.

Son olarak tüm azınlık seçmenini sandığa giderek oy kullanmaya davet ediyorum. Bu çok önemlidir. Sandığa giden soydaşlarımız mutlaka Türk adaylara oy vermelidir. Bu vesileyle tüm aday arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Azınlığımız için en iyi neticenin alınmasını temenni ediyorum.

Soydaşlarımız Türkeş Hacımemiş’e neden oy vermeli?

Genel seçimlere on günlük bir süre kaldı, öncelikle gazetenizin okuyucularını sevgi ve saygıyla selamlamak isterim. Efendim ben 1968 yılında  Şahin İskeçe’ de doğdum. Kamuoyunun bildiği üzere ben siyasete yabancı birisi değilim. Bu toplumun siyasete ilgi duyan bir evladıyım. Siyasetle olan alakam öğrencilik yılarımdan beri devam etmektedir. 2002 yılında Vilayet seçimlerinde İl Meclis Üyeliğine seçildim. 2002-2004 yıllarında Genişletilmiş Bölge Valiliği (Drama -Kavala-İskeçe) Meclis Başkanlığı yaptım, 2004 yılında yine Yeni Demokrasi Partisinden milletvekili adayı oldum. 2008 ve 2010 yıllarında ise beni tanıyan her kesimin bildiği üzere Vali Yardımcığılı görevimi  yerine getirdim. Ekim ayı 2010 da ise Eyalet Meclis Seçimlerinde, Eyalet Meclis Üyeliğine seçildim ve oradaki görevim hala devam etmektedir.
 
Yunanistan’da  yapılacak olan 6 Mayıs 2012  Genel Seçimlerinde  Dora Bakoyanni Başkanlığındaki  Demokratik İttifak partisinden İskeçe ili Milletvekili adayı olduğumu Millet gazetesi okuyucularına saygıyla bildiriyorum, ötelerden beri gelen  görev anlayışımla bu  milletvekilliği adaylığı teklifini  kabul ettim , 10 yıllık Vilayet ve Eyalet  yönetimindeki tecrübemi artık vatandaşımın desteğiyle Yunan meclisinde göstermeye ve milletimi temsil etmeye adayım. Kendilerini  tüm samimiyetimle, doğru, dürüst, ve her zaman azınlığımızın yanında olarak temsil etmeye adayım.

Çok kötü ekonomik bir krizin içinde olan ülkemizin ve toplumumuzun refahı adına, toplumumuzun kurum ve kuruluşları ile ortak alınacak kararlar doğrultusunda kendilerini temsil etmeye adayım.

Her zaman her yerde milli kimliğimizi dinimizi ve bize yapılan ayırımları bertaraf etmek adına  ayırım yapmaksızın savunacağım için oylarınıza talibim. Program dahilinde, farkımızı anlatmaya,  kendimizce mücadelemizi vermeye devam edeceğiz.

Hemen her kesimle diyolog ve hoşgörü içinde seviyeli bir seçim kampanyasını imkanlar nispetinde yürütmeye çalışıyoruz.

Vekil oldum diye kasılıp gezmeyeceğim. Gönlümün kapıları da, evimin kapıları da hep halkımıza açık olacak. Bana düşen görev milletvekili adayı olmanın gereklerini, sorumluklarını yerine getirerek gerisini Hakka ve Halka bırakmaktır.

Bu vesileyle  tüm soydaşlarımı  sevgi  ve saygıyla selamlarım…

Soydaşlarımız Adnan Peçenek’e neden oy vermeli?

Herşeyden önce aday olduğum partinin, seçimlerde yüksek ihtimalle birinci parti olacağını düşünüyorum ve bu sebeple azınlığımızın bu partiden milletvekilini seçmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Buradaki temel amacımız azınlıktan Türk milletvekili seçtirmektir.

İktidar partisinden seçilen bir milletvekilinin, muhalefettekine göre azınlığa hizmeti daha fazla olacaktır.

Ben siyasete yeni giren bir insanım. Geçmişimde bu konuyla ilgili dezavantajlarım yok. Seçmenlerimizin bunu göz önünde bulundurmasını temenni ediyorum.

Ayrıca hukuçu bir kimliğim var. Dolayısıyla azınlığımızın var olan kalıplaşmış bütün sorunlarını hukuki boyutuyla bildiğim için, bu sorunların çözümü için çalışabileceğimi düşünüyorum.

YDP’nin ekonomik kriz ve işsizlikle ilgili programının ülkemiz için çareler üretebileceği kanaatindeyim.

Ben, YDP partisinin ve başkanının azınlığa karşı yaptığı açılımdan bahsetmek istiyorum. Bu açılımın, YDP’nin İskeçe’den beni ve Gümülcine’den gösterdiği diğer adaylarla, parti başkanının geçmişteki düşüncelerinin geçerli olmadığını ve aksi yönde hareket ettiğinin ifadesi olduğu kanaatindeyim.

Son imar yasasında yapılan değişiklikte, tüm YDP milletvekillerinin azınlık lehine olan bir konuda EVET oyu kullanarak bu açılımı daha net bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyorum. 

Ayrıca yakın dönemde bölgemizi ziyaret eden YDP Genel Başkan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Sayın Avramopulos’un ifade ettiği hususların, YDP partisi ve başkanını temsil ettiğini, azınlığımıza bakış açısının tamamen değiştiğini ve geçmişte yapılan hataların farkında olduklarını ifade ederek azınlığımızın Yunanistan ile Türkiye arasında bir köprü oluşturması gerektiğini ifade etmesi, yine YDP’nin başlatmış olduğu açılımın bir parçasıdır.

Son olarak seçmenimize şunu söylemek istiyorum. Mutlaka sandığa giderek oylarımızı  kullanalım. Milletimizi temsilcisiz bırakmayalım. Tüm aday arkadaşlara başarılar diliyor ve seçimlerin ülkemize ve azınlığımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Soydaşlarımız Burhan Baran’a neden oy vermeli?

Burhan Baran tanınmış, bilinen, denenmiş ve siyasi hayatı tahribata uğramamış bir politikacıdır. Mesleğimden dolayı azınlığın ruh haline yansıyan ekonomik ve sosyal problemleri çok iyi biliyorum. Haliyle toplumumuzun hastalık dışı problemnlerine de derman olabilirim.

Doktorluğumun yanında işadamı da olduğum için ekonomiyi iyi biliyorum. Bugün de insanımızın baş problemi ki uzun yıllar sürecek bir problem, ekonomik çıkmaz. Ekonomi yüzünden iş göçü zaten senelerdir vardı ve daha da artacak. Böylece bölünmüş aileler sendromu tekrar tüm şiddetiyle gündeme gelecek. O nedenle iş gücümüzü yaşadığımız bölgeye taşıyabilmek için kafamda oluşmuş plan ve projelerim var.

Son dönemlerde toplumumuzda liderlerine ve kurumlarına karşı oluşan soru işaretlerini göz önünde bulundurarak, hangi zihniyette olursa olsun, hangi siyasi yelpazeye ait olursa olsun, toplumsal barışın sağlanabilmesi için elimden geleni yapacağım. Azınlık seçmeninin ekonomik çıkmazını kullanarak ayağını prangalara bağlayan, demokratik ve hür iradesini kendi çıkarları doğrultusunda kullanan ve böylece de bölünmüşlüğümüzü tetikleyen azınlık içi ve dışı hareketlere bunun yanlış olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Tüm bunların yanında azınlığın kökleşmiş sorunları olan eğitim, vakıflar, müftülük ve derneklerimizin hür faaliyet gösterebilmeleri için çaba sarfedeceğim. Gençlerimizi bekleyen, özellikle de üniversite mezunlarımızı tehdit eden işsizlik alanında deneyimleri olan kişi ve kurumların da desteğiyle, gerek meslek seçiminde gerekse mezun olduktan sonra iş alanında istihdam olmaları için çaba sarfedeceğim.

Batı Trakya Türklerinin vazgeçilmez sevdası olan Anavatanımızın da gözdesi olan Batı Trakyamız arasındaki milli ve dini bağların dışında, ticari bağların da hayata geçirilmesi için mücadele vereceğim.

Bu arada ülkemiz Yunanistan’ın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik çıkmazda üyesi olduğum PASOK Partisi çatısı altında faaliyetlerimi sürdüreceğim.

Demecime son verirken azınlık seçmeninden ricam şu; Çoğunluğun içine kapıldığı büyük partileri cezalandırma ve sandığa gitmeme sevdasından vazgeçerek, İskeçe ilimizi vekilsiz bırakmamak için parti anlayışından çok kişilerin özelliklerini göz önünde bulundurmalarını istirham ediyorum. Kısacası “Çamurdan olsun bizen olsun” parolasını bir üst çizgiye çekerek “Bizden olsun, adam gibi adam olsun” parolasıyla değiştiriyorum. Seçimlerin azınlığımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Soydaşlarımız Mehmet Eminoğlu’na neden oy vermeli?

Öncelikle kısaca kendimi tanıtmakla başlamak istiyorum. 1951 yılında Rodop İli’nin Hacıören köyünde dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi Yunanistan’da tamamladıktan sonra Mısır’ın Kahire şehrinde Tıp Fakültesi Bölümü’nde eğitim alarak buradan mezun oldum.İhtisasımı, Avusturya’nın Viyana şehrinde yaptım. İhtisasımla ilgili 5 yıl Libya’da çalıştım. İhtisasımın ikinci bölümünü de Selanik’te tamamladım. 1992 yılında Dedeağaç Tıp Fakültesi’nden doktora tezimi aldım. Aynı hastanede Eğitim Görevlisi oldum. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nde Asbaşkanlık da olmak üzere değişik kademelerinde görev aldım. 2002 ve 2006 yıllarında iki dönem Hemetli Nahiye Başkanlığı’na seçildim. 2010 yılıitibariyle, Gümülcine Devlet Hastanesi’nin Kulak Burun Boğaz Bölümü Kliniği Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Rodop Tabipler Odası Yönetim Kurulu üyesi, aynı zamanda Kozlukebir Belediyesi Toplumsal Hareket Listesi’nden de Meclis Üyesi’yim. Yunanca, Arapça, İngilizce ve Almanca biliyorum. Yasemin ve Yücel adında iki çocuk babasıyım. Ayrıca 6 dönem Gümülcine İdadiye Merkez İlkokulu’nda Encümen Başkanlığı’nı yaptım. Celal Bayar Lisesi Veliler Derneği’nde de yer aldım.

Azınlığımız insanının büyük bir kısmının ülkemizde faaliyet gösteren siyasi partilere bağlılığı yoktur denecek kadar azdır. İşte bu büyük kitlenin bir bireyi olarak, benim de siyasi partilere bakış açım aynı şekildedir. Bu benim mesleki felsefemle de bağdaşmaktadır. Bu demek oluyor ki; ben hiç bir siyasi partinin aktif üyesi olmadım. Ülkemiz genelinde her ne kadar anketlere güvenmiyorsak da, yapılan anketlere dayanarak, bu partinin yarının iktidarında kesinlikle yer alacak olması, azınlığımızın da bu partinin saflarıiçinde yüksek düzeyde temsil edilmesi açısından ve meclise temsilcisinin buradan seçilme şansının da yüksek olduğu, bizi bu partinin yollarıyla çakıştırdı. Ayrıca bu partinin geçmişte azınlığımıza, yapmış olduğu açılımlar, herkesin malumudur. Büyük ayırımların sonu olan vatandaşlık temel haklarımızı,bu partiden gelen bir Başbakan’ın ve simdi de aynı partinin onursal başkanının ağzından duymak bir hayal gibiydi. O günlerde kullandığı terimleri uzun yıllar sonra azınlık insanı ancak anlayabilmiştir, lakin azınlığımızın geri kalan azınlık hakları halen çözüm beklemektedir. Uzun yıllardır bu konuda mücadele verilmektedir. Biz de bu mücadelenin devamı için çalışacağız. Ayrıca son günlerde azınlığımızı çok yakından ilgilendiren iki yasanın meclisten geçmesinde de bu partinin çok büyük rolünün olduğu tartışılmaz. Bunu da azınlığımıza karşı yapılmış bir jest olarak nitelendiriyorum. Belki de bu partiden seçimlere katılmamın en büyük nedeni de bu olabilir diye düşünüyorum. Aynı şekilde bunun uygulanması için de mücadele vereceğimi söylüyorum.

Azınlığımızın Müslüman Türk kimliği, hiç bir kimse tarafından inkar edilemez.Parti Başkanı Andonis Samaras’ı 1991 yılında İsonomiya-İsopolitiya kanun tasarısını meclise getiren bir bakan olarak biliyoruz. O’nun imzasını taşımaktadır. Dolayısıyla Globalleşmiş bir dünyada böyle bir şeyin herkesçe tanınması gerektiğini düşünüyorum. Azınlığımızın kimliği zaten Lozan Antlaşması ile tespit edilmiş ve orada açıkça belirtilmiştir. Bunun kimse tarafından inkar edilmesi söz konusu değildir. Zaten Etabliler  de bunu belgeliyor. Bunun aksine , Azıınlığımızın güzide kuruluşlarının isim ve tabelalarının hangi parti yönetimi zamanında sekteye uğratılıp indirildiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bu konuda fazla söylenecek birşey yok.

Ülkemiz Yunanistan son iki buçuk yıl içinde dramatik gelişmelere sahne oldu. Bunun neticesinde de büyük bir ekonomik kriz patlak verdi ve hükümetin düşmesiyle sonuçlandı. 2009 yılında yapılan seçimler ile 2012 yılında yapılacak olan seçimler arasında hiç bir benzerlik yoktur diye düşünüyorum. Mevcut olan ekonomik kriz, ülkemiz Yunanistan’ı ve bölgemizi olumsuz dercede etkilemektedir. İnsanımızı daha da zor şartlarda yaşamaya mahkum edeceğe benziyor. Dolayısıyla bu seçimler ülkemiz ve azınlığımız açısından çok kritik olup, neredeyse kaderini belirleyecek seçimlerdir diye düşünüyorum. Seçimlerden oluşacak olan hükümet iki şey yapmak zorunda kalacak. Birincisi bu ekonomik krizden en kısa zamanda nasıl çıkılacak, bunun çarelerinin aranması. İknicisi de Yunanistan’ın bundan 25 veya 30 yıl sonra ne yapacağı konusunda bir rota çizilecek. Bu rotaya tabi ki azınlığımz da dahil edilecek. Böyle bir ortamda bir bilim adamı ve milletvekili adayı olarak sorunlardan kaçmanın çare olmadığı düşüncesiyle, bu mücadelenin içinde bizim azınlığımızın da olmasını arzu ederek ve azınlığımızın gür sesi olarak, azınlık sorunlarımızı meclise taşımak ve çözüm aramak olacaktır.

Ayrıca çocuklarımızın hak ettiği gibi bir eğitim alması, müftülükler konusu, vakıflar konusu gibi azınlığımızı ilgilendiren diğer konular sağlık ve tapu meseleleri, kaçak evlerin vergilendirilmesi konusundaki sıkıntıların giderilmesi, çiftçilerimize yönelik alternatif ürünler, tütünün geleceği gibi, bir diğer önemli konuda Serbest Ekonomi Bölge oluşumudur. Saydığım bütün bu konularda mecliste azınlığımızın sesi olmayı düşünüyorum. Çalışmalarımız daha çok ekonomi ve eğitim ağırlıklı olacak. Bu bağlamda bölgemizin Serbest Ekonomi Bölgesi konusu çok gündeme geliyor. Batı Trakya’mızda böyle bir bölge görmek, benim için en büyük hayalimin gerçek olması demektir. Serbest Bölge’nin olmasını çok önemsiyorum.

Uzun yıllardan beri hep konuşulan fakat gerçek anlamda gerçekleşmeyen Türk Yunan ilişkilerindeki azınlığımızın köprü rolü sadece sözde kalıyor. Bizler bunun kopmaz bağları olacağız ve bunun için gayret göstereceğiz. Elbette ki azınlığımızın ekonomosi tarıma dayalı olduğu için çiftçilerimizin Avrupa Birliği’nden aldığı primlerin devam etmesi için mücadele verilecek, ayrıca doğal afetler durumunda oluşacak zararın hakkaniyet çerçevesinde tanzim edilmesi için gayret gösterilecektir.

Biraz önce dediğim gibi bu önümüzdeki seçimler çok kritik. Ülkemiz Yunanistan’ın Avrupa Birliği’nde kalması veya Avrupa Birliği’nden çıkması söz konusu. Evro’da kalması veya Drahmi’ye dönüşü söz konusu. Hepimizin bildiği gibi Yunanistan’ın Avrupa Birliği’nde kalmasından başka bir yol izlendiği takdirde, bu bir felaket demek olacaktır. Ben azınlığımızın çoğunun bu inançta olduğuna inanıyorum. Bunun için azınlığımız seçim sandığına gitmeli ve meclise gönderebildiği kadar temsilci göndermelidir.

Son olarak da azınlığımız bundan önceki seçimlerde yaptığı gibi oyunu çok akıllıca kullanmalı, hangi partiden nasıl temsilci gönderebiliriz düşüncesi içinde olmalı, onun hesabını yapmalı diye düşünüyorum. Milletvekili demek ki; adı üstünde milletin vekili, böylece seçilmem durumda sadece milletimin vekili olacağıma söz veriyorum. Seçimlerin ülkemize ve azınlığımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Soydaşlarımız Ayhan Karayusuf’a neden oy vermeli?

Yüzde 90’ı emekçi kitlelerden oluşan azınlık insanının ‘cebine’ saldıran yasalar/muhtıralar meclis’e geldiğinde, parti genel başkanı öyle emretti diye, “Hepsine evet” diyecek bir vekille temsil edilmemek için...

Egemenlerce, seçimlerden sonra oluşturulmaya çalışılan “PASOK-ND ve onların yardakçıları koalisyonu” projesini bozmak; üçüncü muhtırayı (mnimonio 3) ve yeni kemer sıkma tedbirlerini elinin tersiyle itmek için...

Her seçim döneminde azınlığın ‘kronikleşmiş’ sorunlarını (millî kimlik, eğitim, ekonomi, vakıflar vs.) çözme vaadi verip, hiç birşey yapmayan... Yapmamanın ötesinde, azınlığın başına -240 imam kanunu gibi- yeni problemler açan siyasî oluşumlara ve onların temsilcilerine güzel bir cevap vermek için...

Adında ‘Türk’ kelimesi geçen derneklerimizi kapattıklarından bu yana, 30 yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen, hâlâ bizden özür dilemeyen ve derneklerimizin tabelâlarını iade etmeyen; ancak seçim dönemi gelince Türk olduğumuzu hatırlayıp/söyleyen parti ve onların temsilcilerini sandığa gömmek için...

Azınlık tarihinde eşine rastlanmamış bir pogrom/yağma girişimini bize yaşatıp, bizi bu topraklardan yok etmeye çalışan; yıllar sonra ‘gömlek değiştirdiğini’ iddia edip oylarımızı isteyenlerin ve onların azınlıkiçi temsilcilerinin hafızalarını tazelemek için....

Korkmadan, çekinmeden, kıvırmadan sesimizi mecliste yükseltecek bir vekille temsil edilmeye lâyık olduğumuza inandığı için...

Sorgulayan, yargılayan ve gerektiğinde başkaldırıp cezalandıran bir toplum olduğumuzu; artık o ‘boş vaatler’e kanmadığımızı gerek Yunanistan, gerekse tüm Avrupa ve dünyaya duyurmak için...

Azınlık insanı, 6 Mayıs’ta oyunu Ayhan Karayusuf’a vermeli.

Soydaşlarımız İlbay Deli’ye neden oy vermeli?

Bir kişiye niye oy verilir? İlk başta, size gönül rahatlığı içinde oy verdiğiniz hissini yaşatacak bir siyasi partiye veya kişiye oy vermek, şart. Ama diyeceksiniz ki, bu duyguyu bir türlü yaşayamıyoruz, hep elimiz geri gide gide birisine oy veriyoruz. Doğru, temsili demokraside böyle bir sorun var. Ben, siyasetin kişilerle ve fikirlerle yapıldığına inananlardanım.

Etrafınızı gözleyin, kendinizi yoklayın. Kimi beğeniyorsanız, kimin bu ülkeyi daha iyiye götüreceğine, kimin sizin sesinizi de duyuracağına inanıyorsanız ona oy verin.

Oy verdikten sonra vicdan azabı çekmemek, aradan bir-iki yıl geçtikten ve oy verdiğiniz parti asla onaylamayacağınız bir şeyi yaptıktan sonra 'Elim kırılsaydı da vermeseydim' dememek için, iyi düşünün ve geçmişten ders çıkartın.

Falanca parti filanca partiyi engelleyecek yegâne parti olduğu için değil veya filanca partinin gücünün sınırlanması için değil, görüşleriyle sizi temsil edebildiği için oyunuzu verin.

Bu arada partilerin gökten düşmüş organizmalar olduklarını da sanmayınız. Hepsinin bir geçmişi var ve bu geçmiş bizi oy kullanırken aydınlatmalı, bize bir fikir verebilmeli.

Gerçekten de en iyisi gönül huzuru içinde oy vermek. Eğer bunu başarabiliyorsanız demek ki doğru kişiye ve partiye oyunuzu kullanmışsınız. Unutmayın ki her özgür insan kendi kaderini çizme şansına sahiptir. Takdiri siz yüce milletimize bırakıyorum.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr