Hürriyet Batı Trakya’daki müftülük sorununu yeniden gündeme taşıdı
Batı Trakya’da uzun süredir devam eden “atanmış–seçilmiş müftü” sorunu, Türkiye basınında yeniden gündeme geldi.
Batı Trakya’da uzun süredir devam eden “atanmış–seçilmiş müftü” tartışması, Türkiye basınında yeniden gündeme geldi. Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden Hürriyet, Yunanistan’ın İskeçe ve Gümülcine’de yeni müftü atama girişimlerine ilişkin bir haberi sayfalarına taşıdı.
Duygu Leloğlu imzasıyla yayımlanan haberde, Atina yönetiminin son adımıyla birlikte 41 yıldır süren müftülük krizinin yeniden tırmandığına dikkat çekildi. Haberde, Yunanistan’ın 1985’ten bu yana Türk azınlığın seçtiği müftüleri tanımadığı, buna karşılık kendi atamalarını yaptığı; Türk azınlığın ise bu atamaları kabul etmeyerek kendi müftülerini seçmeyi sürdürdüğü ifade edildi.
GÜMÜLCİNE MÜFTÜSÜ İBRAHİM ŞERİF
Haberde Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’in açıklamalarına da yer verildi. Şerif, hakkında açılan davalara ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığına dikkat çekerek, “Şu ana kadar 25-30 defa hakkımda çeşitli sebeplerle dava açtılar. AİHM tarafından verilen, ‘makama iade edilmem’ kararı hala tanınmadı” dedi.
Şerif ayrıca, Lozan Anlaşması’nın müftülerin seçimine dair hükümler içerdiğini savunarak, “1913 Atina Anlaşması’nda müftülerin oyla seçilmesi öngörülüyor” ifadelerini kullandı.
İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA
İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ise müftülük meselesini “hukuk tanımazlık sorunu” olarak nitelendirerek, azınlığın dini ve idari haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Trampa, “Talebimiz çok basit. İstanbul’daki Rum azınlığına kendi vakıflarını, eğitim kurumlarını ve dini kurumlarını yönetme hakkı veriliyor. İster Ruhban Okulunun açılışı olsun isterse başka bir meselede, her ne konuşuluyor ve görüşülüyor ise Batı Trakya Türk Azınlığı bunun karşılığını bekliyor.” dedi.
DEB PARTİSİ BAŞKANI ASAFOĞLU
Dostluk Eşitlik Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu da Hürriyet’e yaptığı açıklamada, sorunun temelinde “Türkofobi” olduğunu ifade ederek, Atina yönetimini diyalog çağrısı yapmaya davet etti.
Asafoğlu ayrıca, “Demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden bir ülkede, bir azınlığın en temel dini hakkının idari kararlarla gasp edilmesi izahı mümkün olmayan bir çelişki. Atina yönetimi, yükselen haklı feryadımıza kulak tıkamak yerine diyalog yolunu seçmeli ve bu hatadan derhal dönmeli.” ifadelerini kullandı.