B-Healthy
B-Healthy

Ak Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu Yunanistan seçimlerini TRT’ye değerlendirdi

Aslen Gümülcineli olan ve önceki yıllarda Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şube Başkanlığı yapan, son olarak da Bursa’dan Ak Parti Milletvekili olan

Batı Trakya 31 Ocak 2015
Ak Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu Yunanistan seçimlerini TRT’ye değerlendirdi

Aslen Gümülcineli olan ve önceki yıllarda Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şube Başkanlığı yapan, son olarak da Bursa’dan Ak Parti Milletvekili olan Hakan Çavuşoğlu, 25 Ocak’ta yapılan seçimleri TRT televizyonunda katıldığı bir programda değerlendirdi.

Hakan Çavuşoğlu TRT’de yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Haftasonu Yunanistan’da gerçekleşen seçimde beklendiği gibi, son birkaç yılda yükselen bir grafiği olan SYRİZA partisi tek başına olamasa da seçimlerden birinci çıktı ve yapılan görüşmeler sonrasında ANEL denilen Bağımsız Yunanlilar partisiyle anlaşrak koalisyon hükümetini kurdu.  Yunanistan’da beklenen oldu.

SYRİZA ve Aleksis Çipras, troyka diye bilinen İMF, Avrupa konseyi ve Avrupa Merkez Bankası’nın birlikte uygulamış olduğu kemer sıkma politikalarına karşı bir söylem geliştirdi. Bu çerçevede sosyal alanda yapacağı değişikliklerden ve yeniliklerden, özellikle gelir seviyesi düşük, geçim standartları düşük kesimlere ilişkin vaadleri nedeniyle bir rüzgar arkasına almıştı. Bunun da neticelerini almış oldu. Önümüzdeki dönem Yunanistan için 40 yıldan sonra ilk defa üçüncü bir partinin iktidar olduğu bir ortamı oluşturdu. 1974’ten itibaren sürekli Yeni Demokrasi ve Pasok partilerinin değişerek iktidar olduğu Yunanistan’da bir başka parti, sol skalanın çok da solunda olan bir parti iktidar başına geldi. Avrupa Birliği için de bu çok yeni bir durum. Bildiğiniz gibi Avrupa’da da yükselen bir sağ trend var. Yabancı düşmanlığını benimseyen partilerle ilgili yükselen bir grafik var. Buna mukabil Yunanistan’da böyle bir seçim sonucunun ortaya çıkması Avrupa için de yeni bir durum. Önümüzdeki dönem hem Yunanistan için hem Avrupa Birliği üyesi ülkeler açısından, hem siyasi hem ekonomik bakımdan farklı bir atmosferin içine giriyoruz. Tabi bir zamana ihtiyaç var.

Çipras liderliğindeki SYRİZA’nın vaadettiklerine bakacak olursak, en başta kredi borçlarının yeniden yapılandırılması, daha hakkaniyetli bir müzakere sürecinin ortaya çıkması, hatta ve hatta 1953 yılında Almanya’nın silinen borçlarına bir atıf yapılarak Yunanistan’ın borçlarının da P’sinin silinmesi ve geriye kalan P’sine ilişkin yeniden bir yapılandırma yapılması talep ediliyor. Tabi bu arada özellikle emekliler, memurlar ve kamudaki istihdam fazlası ile ilgili uygulamalar ve kemer sıkma politikalarına karşı bir duruş sözkonusu. Yine özellikle emeklilerle ilgili olarak 13 milyar Euro’luk bir kaynak aktarımına ilişkin bir taahhüt sözkonusu. Yine hem elektrik hem yakıt giderlerinin yoksulluk seviyesinin altındaki kimseler için ücretsiz olacağı. İlaç ve gıda yardımlarının olacağı söylendi. Dolayısıyla bu kabil olan bütün taahhütler Yunanistan halkı tarafından satın alındı. Çipras’a güvenildi ve şu anda yeni bir iktidar durumu ortaya çıktı. Tabi AB üyesi ülkeler özellikle de İspanya başbakanı son günlerde Yunanistan’a gelerek daha önceki hükümet ortağı olan YDP lideri Andonis Samaras’a destek vermişti. Tüm Avrupa Birliği çevrelerinin mevcut uygulamaların sürmesinden yana bir tavrı vardı. Ama son iki günden beri bu çevrelerden gelen açıklamalara baktığımızda temkinli bir yaklaşım var. Ama çok farklı bir tepkisel yaklaşım sözkonusu değil. Sadece İMF Başkanı Lagard’ın bir açıklaması olmuştu. Avro bölgesinin kuralları geçerli olacak. Kesinlikle yeni yapılandırmalar sözkonusu olmayacak diye. Buna mukabil Avrupa Merkez Bankası İcra Kurulu Üyesi bir kimse yeniden yapılandırmanın sözkonusu olabileceğini, yeniden masaya oturulabileceğini söyledi. Son iki günde AB çevrelerinden bu tür açıklamalar oldu.

Bence AB açısından şöyle bir kaygı var. Yunanistan oldum olası AB’nin farklı imtiyazlı bir ülkesi olarak gözüküyor. Dolayısıyla Yunanistan’ın bu tavrına karşı AB de farklı bir takım imtiyazlar sağlayacaktır diye düşünüyorum. Ama AB’nin ekonomik kriz yaşayan değişik ülkeleri var. Bu ülkeler bağlamında nasıl semptomlar ortaya çıkacak. Avrupa Birliği’ni düşündüren esas bu meseledir. Diğer borçu ülkeler için bu örnek teşkil edecek mi? AB üzerine bu borçlu ülkeler açısından baskı oluşacak mı, başka komplikasyonlar ortaya çıkacak mı? Esas AB’yi düşündüren mesele bence budur.

Şimdi burada SYRİZA partisinin bir de koalisyon ortağı var. SYRİZA’nın iki milletvekiline ihtiyacı vardı. Koalisyon ortağı da aşırı sağ görüşlere mensup bir parti. Böyle bir ortaklık kurulmuş oldu. Dediğim gibi AB’nin bu çerçevede bir adım ileriye gelip Çipras’ın da mevcut vaadlerinden bir adım geri atmak suretiyle bir ortak nokta bulunacağı kanaatindeyim. Ama dediğim gibi burada çok önemli bir ekonomik kriz yaşanıyor. Yunanistan’ın 320 milyar Avro’luk bir borç yükü sözkonusu. Dolayısıyla son derece çetin yaşam şartları altında hiç alışkın olmadığı bir şekilde yaşayan bir Yunan halkı var. Tam bir sendrom hali sözkonusu. Bu ortamda gidilen seçimde Çipras’a güven verilmiş oldu. Böyle bir şans tanınmış oldu. Yunanistan için bu önemli. Son 40 yıldan sonra iki partinin dışında başka bir parti Yunanistan’da iktidar oldu. Dediğim gibi AB ile Yunanistan arasında çok çetin bir süreç başlayacak.

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı da bu Çipras rüzgarından etkilenerek buraya teveccüh göstermek suretiyle SYRİZA partisinden olan adaylarını desteklemiştir. Seçilen her üç milletvekili SYRİZA partisinin milletvekilleridir. Batı Trakya’da Müslüman Türk Azınlığın seçmen sayısına baktığımız zaman SYRİZA’ya verilen oy miktarı azınlık oyunun p’ine tekabül ediyor. Bu aslında iki şeye işaret ediyor. Daha önce hem Yeni Demokrasi hem Pasok’un söz vermiş olmalarına rağmen bir adım dahi atılmış olmamasının azınlık mensupları üzerinde yaratmış olduğu hayal kırıklığı, buna karşı bir tepki var. Bir de en önemli olan husus sol politikaları benimsemiş, azınlık halklarını, marjinal grupları, ezilmişleri, ötekileştirilmişleri kucaklayan bir söylem ortaya koyan böyle bir parti azınlık açısından da bir ümit vaad etti. Dolayısıyla azınlık da buraya yöneldi.

Tabi burada en büyük endişemiz, azınlık açısından olumsuz olarak ortaya çıkan iki konu var. Birincisi seçim öncesi yapılan konuşmalarda verilen sözlerde Çipras ve partisi tarafından azınlığa matuf bir açıklama olmadı. Bu ciddi bir konu. Buna mukabil iki milletvekili eksikliği nedeniye koalisyon oluşturulan ANEL partisi de aşırı sağ bir parti. Yabancı düşmanlığı ve azınlığa karşı duruşuyla bilinen bir parti. Nitekim koalisyon görüşmeleri sırasında söylenen bir sözün altını çizmek lazım. ANEL lideri milli konulardaki kırmızı çizgilerine saygı gösterilmesini talep etti. Bu da Çipsas tarafından kabul gördü. Bu milli konulardaki kırmızı çizgiler içerisine Kıbrıs, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, kültürel ilişkler hatta ve hatta azınlık konusu girecekse bu bir olumsuzluk oluşturuyor. Ama azınlığın burada iyi niyetle baktığı zaman da biraz evvel bahsettiğim gibi, sol politikaları benimseyen bir partinin, vatandaşlık haklarını kucaklayıcı, ötekileşmiş toplum katmanlarını sarmalayıcı bir politika benimseyeceği sözkonusu. Akşam görüştüğüm milletvekili arkadaşlarımızla da bu görüşlerimizi paylaştık. Onlar da artık bir iktidar partisinin milletvekilleri olarak, azınlık hakları ile ilgili olarak ümitvar davranıyorlar. Bunun için beklemek lazım.

Seçim neticesine Türkiye-Yunanistan ilişkileri açısından bakacak olursak olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin uygulamış olduğu dış politika argümanlarının bir kısmını SYRİZA partisi de kendi programında barındırıyor. Bu önemli bir ayrıntı. Dolayısıyla burada bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye ile Yunanistan ilişkilerinin AB bağlamında temel bileşen olarak ortaya çıkan konu Kıbrıs sorunu. Kıbrıs sorunu ile ilgili SYRİZA partisinin programında Annan planına yakın bir proje var. Dolayısıyla bu önemli. Bu noktadan hareket edecek olursak, belki Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin AB bağlamında yeni adımların atılmasına olanak sağlayabilir. Ama burada yine ANEL Partisi ve onun kurmaylarından Terens Kuik’in azınlık karşıtı ve aşırı sağ görüşleri sözkonusu. Burada da tam bir denge unsuru sözkonusu.

İkinci bir konu, kültürel ilişkiler bağlamında daha ileri adımlar atılması sözkonusu olacaktır. Dolayısıyla aynı havzanın içerisinde yer alan iki ülke aslında birbirinden her anlamda istifade edecek olursa, bu aslında Yunanistan’ın da lehine olacaktır. Son olarak bundan bir iki ay evvel sayın Başbakanımız Atina ziyaretinde ortak bakanlar kurulu oluşturuldu. Toplantılar yapıldı. Geleceğe yönelik perspektifler oluşturuldu. Bunlar önemli adımlardı. Ben inanıyorum ki SYRİZA çevrelerinden gelen yaklaşımlar da aynı zamanda, Yanis Milios diye dış ilişkler komisyonunda yer alan bir profesör, “Türkiye ile olan ilişkilerde yeni fırsatların oluşturulması için çaba sarfedeceğiz” diye bir açıklaması oldu. Bir iyimserlik havası sözkonusu  ancak zaman içerisinde somut ve pratik uygulamalar ortaya çıktığında neler yapıldığını göreceğiz.

Son olarak şunu eklemek istiyorum. Yunanistan’da şu anda yeni bir dönem başlamış oluyor. Azınlık için yeni bir umut sözkonusu. Yıllar sonra iki partinin dışında bir parti geldi. Azınlıkla ilgili beklentiler de bu noktada oluşmuş oldu. Çok yüksek bir oy oranı ile SYRİZA partisi milletvekillerini meclise gönderdi. Bundan sonra azınlığın temel konularda müftülük, eğitim ve diğer konularda beklentileri var. Sol tandanslı bir partinin bu konulardaki esnek görüşlerini nazara aldığımızda azınlığın bu beklentileri haksız değil. Ama eğer Yunanistan’da var ola bir derin yapı var. Oligarşik bir yapı var. Özellikle azınlık konusunda SYRİZA hükümeti bu noktada, azınlıkla ilgili oligarşik görüşlere, statükocu görüşlere teslim olmazsa, bir beklenti hasıl olabilir.  Ama teslim olursa yine Batı Trakya Türk Azınlığı için bir hayal kırıklığı söz konusu olabilir.”

Millet gazetesi logo
© 2022 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr